T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -Davalı şirketin müvekkiline ait kompozisyon eserinin bütününü ürünlerinde kullanmak suretiyle satışa sunması sebebiyle, 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, müvekkilinin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere ŞİMDİLİK 1.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte, -Davalı şirketin müvekkiline ait kompozisyon eserden ... kaligrafi eserinin çıkartılarak yalnızca portreyi ürünlerinde kullanmak suretiyle satışa sunması sebebiyle, 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, müvekkilinin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere ŞİMDİLİK 1.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte, -Davalı şirketin müvekkiline ait kompozisyon eserinden yalnızca ... eserinin çıkartılarak ... kaligrafi eserini ürünlerinde kullanmak suretiyle satışa sunması sebebiyle, 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, müvekkilinin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere ŞİMDİLİK 1.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte, -FSEK 70 hükmünün açık olması ve bundan dolayı müvekkilinin manevi haklarının haleldar olması sebebiyle 50.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
... tarih ve ... sayılı kanunun Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak Arabuluculuk hakkındaki yasal düzenlemeleri dikkate alındığında; madde 20. düzenlemesinde; 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
3.Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A- (1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2)Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- (1)Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.” MADDE 26- (1)Bu Kanunun; a) 10, 20 ve 21 inci maddeleri 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe girer" şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre "(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare:... S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;.... d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: ... S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükümlerine amirdir. Düzenlemesi geretirilmiştir.
Davacının dava dilekçesi kapsamı ve uyuşmazlık konusu incelenidğinde; 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca "bu Kanunun (TTK) 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı" olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle mahkemece uygulamasının res'en gözetilmesinin zorunlu olduğu, aynı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceğinin düzenlendiği, söz konusu kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, davanın ise bu tarihten sonra açıldığı, ve dava dileçesi incelendiğinde arabulucuk faaliyetinin olumsuz sonuçlandığına dair bir beyan geçmediği gibi dilekçe ekinde de bu yönde belge bulunmadığı, yani arabulucuk başvurunun olumsuz sonuçlandığına dair belge sunulmadan dava açıldığı, aynı yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği anlaşıldığından davacı tarafından açılan davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında kaldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile " Somut olay yukarıda belirtili açıklamalar muvacehesinde değerlendirildiğinde, tarafımızın istemlerinin sadece para alacağına ilişkin olmayıp aynı zamanda ref ve men istemini de ihtiva ettiği, men ve ref istemlerinin zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, talep yığılmasının söz konusu olduğu iş bu dava yönünden zorunlu arabuluculuğun dava şartı olmadığı göz önüne alındığında somut durumda herhangi bir usulü eksiklik bulunmamaktadır. Gereğinin yapılmasını saygıyla vekaleten arz ve talep ederiz" şeklinde talepte bulunmuş ise de, dava dilekçesi konu kısmı incelendiğinde, "1) Davalı şirketin müvekkile ait kompozisyon eserinin bütününü ürünlerinde kullanmak suretiyle satışa sunması sebebiyle, 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, müvekkilin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere ŞİMDİLİK 1.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte,
2.Davalı şirketin müvekkile ait kompozisyon eserden ... kaligrafi eserinin çıkartılarak yalnızca portreyi ürünlerinde kullanmak suretiyle satışa sunması sebebiyle, 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, müvekkilin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere ŞİMDİLİK 1.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte,
3.Davalı şirketin müvekkile ait kompozisyon eserinden yalnızca ... eserinin çıkartılarak ... kaligrafi eserini ürünlerinde kullanmak suretiyle satışa sunması sebebiyle, 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, müvekkilin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere ŞİMDİLİK 1.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte,
4.FSEK 70 hükmünün açık olması ve bundan dolayı müvekkilin manevi haklarının haleldar olması sebebiyle 50.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesine," Talepler 4 başlık altında sıralanmış, tecavüzün tespiti ve men ve ref istemine ilişkin dava olmadığı anlaşılmakta olup ve yine dava dilekçesinin sonuç kısmı incelendiğinde, "TALEP ve SONUÇ: Yukarıda açıklanan ve mahkemece re'sen değerlendirilecek hususlar doğrultusunda;
1.Davalı şirketin müvekkile ait kompozisyon eserinin bütününü ürünlerinde kullanmak suretiyle satışa sunması sebebiyle, 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, müvekkilin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere ŞİMDİLİK 1.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte,
2.Davalı şirketin müvekkile ait kompozisyon eserden ... kaligrafi eserinin çıkartılarak yalnızca portreyi ürünlerinde kullanmak suretiyle satışa sunması sebebiyle, 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, müvekkilin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere ŞİMDİLİK 1.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte,
3.Davalı şirketin müvekkile ait kompozisyon eserinden yalnızca ...eserinin çıkartılarak ... kaligrafi eserini ürünlerinde kullanmak suretiyle satışa sunması sebebiyle, 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, müvekkilin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere ŞİMDİLİK 1.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte,
4.FSEK 70 hükmünün açık olması ve bundan dolayı müvekkilin manevi haklarının haleldar olması sebebiyle 50.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesine," şeklinde sıralanmış olup, Davacının zorunlu arabuluculuk kapsamında olmayan tecavüzün refi, tespiti ve meni gibi taleplere dayalı dava açmadığı anlaşılmakta olup, anılı sebeplerle davacı vekilinin beyanları yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda da tespit edildiği üzere zorunlu arabuluculuğa tabi olan davalarda iş bu dava şartı yerine getirilmeksizin davanın ikame edildiğinin anlaşılması durumunda derhal dava şartı yokluğu sebebi ile ret kararı verilmesi gerekeceği, iş bu sebeple davalı yana süre uzatım için talebi üzerine ek süre verilmiş ise de cevap dilekçesinin beklenilmesine gerek olmadığı anlaşılmış, aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, Davalı yanın sadece vekaletname sunduğu ve süre uzatım dilekçesi ibraz ettiği, karar tarihi itibari ile cevap dilekçesi ve/veya dava konusuna ilişkin sunulmuş bir beyanın bulunmadığı benzer mahiyette Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında" Borçlu vekilinin yargılama sırasında duruşmalara katılmadığı, cevap dilekçesi sunmadığı ve dosyada hiçbir emek ve mesaisinin bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece lehine vekalet ücreti takdiri isabetsiz olup kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. " şeklinde karar verildiği anlaşılmakla davalı lehine vekalet ücreti takdiri yapılmayarak aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
1.Dava konusunun niteliği gereği huzurdaki uyuşmazlıkta zorunlu olarak Arabulucuya başvurması dava şartı olduğundan ve bu şart yerine gelmeden dava açıldığı anlaşıldığından; 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunun 18/A, HMK 115/2 maddeleri gözetilerek DAVA DİLEKÇESİNİN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE
2.Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 905,11 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatan 289,71 TL harcın kararın kesinleşmesi ile davacı yana iadesine,
3.Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan tensip incelemesi sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren esas hükümle birlikte 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 16/01/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)