7. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/5690
- Karar No
- 2011/347
- Karar Tarihi
- 26.01.2011
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
7. Hukuk Dairesi 2010/5690 E. , 2011/347 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Her ne kadar mahkemece davalının 15 günlük yasal süre içerisinde hükmü temyiz etmediğinden söz edilerek davalı ...'in kanun yoluna başvurmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de; davalının davasını vekil ile takip ettiği, davalı vekili....'e mahkeme hükmünün 21.12.1967 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı vekilinin de 15 günlük yasal süre içerisinde 27.12.1967 tarihinde hükmü temyiz ettiği ancak bu hususun yanılgıya dayalı olarak farkedilmeyip yukarıda belirtilen kararın verildiği, davalının bu kararı yasal süresi içerisinde temyiz ettiği anlaşılmakla, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin davalı ...'in kanun yoluna başvurmaktan vazgeçmiş sayılmasına dair 03.08.1971 tarih 1967/611 E. 1971/7 Müt. sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, temyiz inceleme isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçildi;
Kadastro sırasında 772 parsel sayılı 197750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine başka tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazine ile davalı ... tarafından tutunulan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza ait olduğu, ancak eski tarihli Hazine tapusuna değer verilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tarafların tutunduğu tapu kaydı yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, tapu kayıtlarının haritası bulunduğundan merciinden getirtilerek, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmüne uygun şekilde mahalline uygulanmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dayanılan tapu kayıtlarının iç içe girmesi veya taşınmazın bir bölümünü birlikte kapsaması halinde hangi kayda değer verileceği hususunun karar yerinde tartışılmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.