Esas No
E. 2021/333
Karar No
K. 2021/333
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku
Aramaya Dön
YEREL HUKUK MAHKEMESI

Yerel Hukuk Mahkemesi

E. 2021/333 K. 2021/333 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf Yerel Hukuk Mahkemesi, E. 2021/333, K. 2021/333, T. 15.02.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yerel Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/333
Karar No
2021/333
Karar Tarihi
15.02.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan
T. C. ANKARA 1.

FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/333 Esas - 2024/36

T.C.

ANKARA

1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2021/333
KARAR NO: 2024/36
DAVACI: ...
Mersis No: ...
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVALI: 1- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 2- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 22/09/2021
KARAR TARİHİ: 15/02/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 22/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı ... vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; müvekkilinin 1999 yılından beri faaliyetlerini sürdürdüğünü, 2019 yılında müşterilerinin hayatını kolaylaştırmak için teknoloji yatırımları yapan ..., “ ...” dünyasını hayata geçirdiğini, müvekkilinin ''... - ...'' ibareli markaları ile, itiraz olunan ''...'' markası ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, '....'' ibareli markaların sektörde tanınmışlığı bir yana, marka olarak tescilli olduğu sürece markasal kullanıma yol açacak şekilde bir başkası adına tescil olunamayacağını, itiraza konu “...” markasının tescil alması durumunda müvekkilinin alt markası veya devamı olarak düşünülüp tüketicinin ... ŞİRKETİ’ ... ait olan markaların güvenilirliğine inanarak itiraza konu markayı tercih etmesi mümkün olabileceğini, Müvekkili Banka'nın çatı markalarından biri olan “...” ek ibareli 40'a yakın tescili gerçekleşmiş markasının bulunduğunu, müvekkilinin “...” olarak marka tescilinin de bulunduğunu, “...” ibaresinin, marka değeri taşımadığı ve markaya ayırt edicilik özelliği katmadığını, Asıl marka değeri taşıyan ibarenin “... ...” olduğunu, itiraza konu markanın müvekkili markaları ile ilintili olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu iddia ederek davanın esası yönünden ...'nun 12.07.2021 tarih ... sayılı kararının iptali ... başvuru numaralı “...” markasının hükümsüzlüğü ve tescili durumunda sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin ... internet sitesi üzerinden “...” markası ile ...'nin bulut tabanlı yeni nesil muhasebe ve finans platformu üzerinden müşterilerine hizmet verdiğini, ...'nin önde gelen 20'dan fazla bankası ile entegre olduğunu, 08.09.2017 başvuru tarihli ... tescil numaralı “... ...”, 20.10.2017 başvuru tarihli ... başvuru numaralı “...”, 15.11.2019 başvuru tarihli ... tescil numaralı “...”, 15.11.2019 başvuru tarihli ... tescil numaralı “...”, 06.05.2020 başvuru tarihli ... başvuru numaralı “... ”, 20.09.2021 başvuru tarihli ... başvuru numaralı “...' link” markalarının sahibi olduğunu, dava konusu markanın hem kelime hem ... markası olduğunu, hiçbir karışıklığa yol açmayacağını, müvekkili markasının sicilden terkininin istenmesi, hakkın kötüye kullanımı olduğunu, ...” kelimesi ile başlayan da 520 adet başvuru/tescil olduğunu, “...” kelimesini içeren 1432 adet başvurunun/tescilin olduğunu, sunulan ürün/hizmetler farklı olduğunu, bu sektörel farklılıktan ötürü hitap edilen tüketici kitlesinin de farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, hedef kitlesi uzman tüketici kitlesi olduğundan, hizmet alımı esnasında dikkat ve özen gösterme seviyesinin yoğun olduğunu, “...” kelimesi ayrım gücü zayıf bir kavram olduğunu, Orijinal niteliği az olan ve bu nedenle ayırım gücü zayıf markalarla ilgili olarak iltibas tehlikesinin önlenebilmesi için, tescili istenen yeni markada ufak bazı değişikliklerin yapılmış olmasının yeterli olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı 15.11.2019 tarihinde “...” ibareli markanın 09,35, 36, 38,41 ve 42. Sınıf mal ve hizmetlerde tescili için başvuruda bulunmuştur. Başvurunun ilanına davacı muteriz tarafından ... sayılı "... " ibareli toplamda 95 adet markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçelerine dayanarak tanınmış olduğu, Google arama motorunda “aktif” yazıldığında ilk sırada davacının yer aldığı, davacının ... ibareli markası ile görsel ve fonetik olarak ayniyet derecesinde benzer olduğu, hali hazırda “...” olarak marka tescilinin bulunduğu, ofis kelimesi ile işyeri kelimesinin aynı anlama geldiği, davacının asıl amacının “... ...” çatı markası ile farklı kombinasyonların tescil ettirilmesi olduğu, davacının “...” ibaresini geçiren 94 adet markası olduğu, “...” ibareli ise 69 marka başvurusunda bulunduğu, davalının diğer markalarına da itiraz edildiği” gerekçeleri ile başvuruya itiraz etmiştir. Davalı itiraza mesnet ...., ... markalar için tüm mal ve hizmetlerde kullanım ispatı talep ederek markaların bir bütün olarak benzemediği, marka tescilinin engellenmeye çalışılmasının marka hakkının kötüye kullanılması olduğu, “...” ibaresi ile başlayan 447, ibareyi içeren 1237 adet kaydın olduğu, SMK 6/1, 6/6 ve 6/9 maddelerinde yer alan şartların da sağlanmadığı” gerekçeleri ile karşı görüş sunmuştur. ... 17.03.2021 tarihli yazısında “markaların benzer olmadığı, bu sebeple kulanım ispatı talebinin değerlendirilmediği, 6/3 kapsamında ibarenin tescilsiz kullanıldığının ispat edilemediği, 6/6 kapsamında hak sahipliğinin bulunmadığı, 6/9 kapsamında ispata yarayan delil sunulmadığı gerekçeleri ile itirazın reddine karar verilmiştir. Davacı aynı gerekçelerle itirazın yeniden incelenmesini talep etmiştir. Davalı da aynı gerekçelerle karşı görüş sunmuştur. ... ... 12.07.2021 tarihli ve ... sayılı kararında: “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun.... sayılı "......." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle başvurunun 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

Yapılan incelemede, "..." ibareli başvuru ile itiraz gerekçelerinden ... sayılı "..." ibareli markanın görsel ve işitsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır. Ayrıca, başvuruya konu mal/hizmetlerden 9, 35 ve 36. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerle aynı/aynı türdeki mal/hizmetlerin ... sayılı markanın kapsamında bulunduğu belirlenmiştir. Markaların benzerliği, bu benzerliğin düzeyi ve mal/hizmetlerin aynı/aynı tür olması birlikte değerlendirildiğinde, 9, 35 ve 36. sınıflara dahil mal/hizmetler bakımından başvuru ile ... sayılı marka arasında 6769 s. SMK’nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu görüşüne varılmıştır. Ancak, başvuru kapsamındaki diğer hizmetler ile itiraz gerekçesi markanın kapsamındaki mal/hizmetler arasındaki farklılıklar karşısında kalan mal/hizmetler yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, "..." ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşüklüğü de göz önüne alındığında, başvuru ile itiraz gerekçesi diğer markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim bakımından yeterince farklılaşmış oldukları ve iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadıkları görüşüne varıldığından diğer markalara dayalı itiraz haklı bulunmamıştır. Başvuru ile "..." ibareli markalar arasında iltibasa yol açabilecek düzeyde benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığından bu ibare üzerindeki eskiye dayalı kullanım iddiasına dayalı itiraz haklı bulunmamıştır. Benzer şekilde, "..." markasının tanınmışlığı iddiası da, başvuru ile anılan markanın benzer olmaması nedeniyle haklı görülmemiştir. Kötü niyetli başvuru iddiası da somut dayanaktan yoksun olduğundan haklı bulunmamıştır.'' gerekçeleri ile itirazın kısmen kabulüne karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle: - Davacının ... İPTALİ talebi yönünden kullanımı ispat talep edilen redde mesnet ... tescil numaralı markasının tescilli olduğu sınıflarda kullanımının ispat edilemediği, - Davalının başvurusunda yer alan 38. Sınıftaki “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri” ve 42. Sınıftaki “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç). Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri” davacının .... numaralı tescil markaları ile davacının 42. Sınıfta bulunan ... tescil numaralı markasındaki hizmetlerin aynı, aynı tür olduğu; Yine davalının 41. Sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” ile davacının .... tescil numaralı markaları kapsamındaki 41. Sınıf hizmetlerinin aynı, aynı tür olduğu; - Davacının redde mesnet markası ile davalının başvuru markası arasında bütüncül değerlendirme sonucunda marka ve işaretler arasında ilişkilendirme de dâhil karıştırılma/benzerlik ihtimalinin bulunmadığı, - HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN Davacının tanınmışlık düzeyine ilişkin iddiaları bakımından dava konusu marka ile ilgili bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, - Haksız rekabet şartlarının oluşmadığı takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Kullanma İspatı”na ilişkin 19/2. Maddesi; “6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde ...’de ... az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından ...’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. 25/7 maddesi ise; “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası ... az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” hükmünü içermektedir.

Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Kullanımın İspatı Yönünden:

Davalı başvuru sahibi tarafından marka işlem dosyasındaki karşı görüş formunda davacının iltibasa dayanak gösterdiği .... tescil numaralı “... ", ibareli markalar için tescilli oldukları sınıflar yönünden dava konusu markanın başvuru tarihi olan 15.11.2019 tarihinden önceki beş yıllık süre içerisinde ciddi biçimde kullanıldığına dair kullanım ispatı talebinde bulunulmuştur. Buna göre davacının kullanım ispatına konu markalardan ... numaralı ..., .... numaralı ... ...,.... numaralı ..., ... numaralı ... ... markaları hükümsüz olduğu için işbu markalar kullanım ispatında dikkate alınmamıştır.

Devamla; ... İptali bakımından ... numaralı markaların tescil tarihinin ... numaralı ... ibareli markanın tescil tarihinin 31.12.2015; ... numaralı ... ... İşlem Merkezi ibareli markanın tescil tarihinin 06.05.2016; ... numaralı ... ... ibareli markanın tescil tarihi 24.11.2015; ... numaralı ... Mağaza ibareli markanın tescil tarihinin 14.01.2015; ... numaralı ... İşyeri ibareli markanın tescil tarihinin 17.06.2015; ... numaralı ... ...+... ibareli markanın tescil tarihi ise 26.11.2015 olduğu anlaşılmış; işbu markaların dava konusu markanın başvuru tarihi olan 15.11.2019 tarihi itibariyle ... az 5 yıldır tescilli olmadığından kullanım ispatında incelemeye alınmamıştır.

Bu kapsamda yalnızca; ... tescil numaralı ... Ticaret ibareli marka yönünden kullanım ispatı değerlendirilmesi yapıldığında; marka işlem dosyası incelendiğinde davacının ... tescil numaralı “... ticaret” markasını tescilli olduğu sınıflarda kullandığı yönünde delil sunmadığı; dolayısıyla işbu markanın tescil kapsamında kalan mal ve hizmetlerde davacı tarafından ciddi ve pazar payı yaratmaya elverişli kullanımını ispata yarayan, ciddi kullanımı gösteren delile dayanılmadığı anlaşılmış; dolayısıyla işbu marka benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmamıştır. ... İptali talebi yönünden .... tescil numaralı “... ticaret” markasını tescilli olduğu sınıflarda kullanımı ispatlanamayan işbu marka da ... iptali talebi yönünden incelemeye esas alınmamıştır. Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Markası Davacı Markası ... ...... (38, 41, 42. sınıf) .... .... ... ... ... ... ... ... .... ... ... (09, 16, 35, 36, 37, 38, 39, 41, 42, 45. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalının başvurusunda yer alan 38. Sınıftaki “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri” ve 42. Sınıftaki “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç). Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri” davacının .... numaralı tescil markaları ile davacının 42. Sınıfta bulunan ... tescil numaralı markasındaki hizmetlerin aynı, aynı tür olduğu; davalının 41. Sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” ile davacının ... tescil numaralı markaları kapsamındaki 41. Sınıf hizmetlerinin aynı, aynı tür olduğu anlaşılmakla birlikte; davacının şemada gösterilen diğer redde mesnet markaları ve hükümsüzlük talebi yönünden değerlendirilen ... tescil numaralı “... ticaret” markası yönünden mevzuatta aranan mal ve hizmet benzerliği şartı sağlanamadığı tespit edildiğinden işbu markalar yönünden başvuru markası ile aralarında karıştırılma ve benzerlik ihtimali olmadığı görülmektedir. Marka başvurusu kapsamında aynı olduğu tespit edilen çekişme konusu sınıflar 38, 42 ve 42. Sınıf hizmetleri olup işbu hizmetler günlük tüketim mallarına göre piyasa araştırması gerektiren hizmetlerden olup tüketiciler seçenekleri arasında bir süre düşünerek araştırdıktan sonra tercih yapabilecektir. Dolayısıyla ortalama dikkat düzeyine sahip tüketicilere nazaran tüketicilere nazaran dikkat düzeyi yüksek olan tüketici kitlesinin dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde; davalının markasının .... ibaresinden oluştuğu, markanın sol başında mavi tonlarından oluşan “B” figürütarif unsuru ile sağında yer alan “... ” ibarelerinin yer aldığı, karma marka olduğu, markanın “...” şeklinde telaffuz edileceği, anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; davacı markaları ise çoğunlukla beyaz zemin üzerine oluşturulmuş düz yazı şeklinde ''..." ibarelerinden oluştuğu, davacı markaları “...” esas unsurları yanına alınan ek ibarelerden oluşmuş olup “..." vb. şekilde telaffuz edileceği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında çekişme konusu olan ... ibaresi olup esasen isim olarak kullanıldığı, ibarrenin “1. Sıfat: Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı;

2.isim Kolaylık;

3.zarf Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe " gibi anlamları taşıdığı anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. ...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli markalar ile davalının "... " ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ilgili tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; davalı markasındaki yer alan figüratif unsur ve ek ibareler ile birlikte taraf markalarının görsel olarak benzemediği; markalarının işitsel düzeyde salt “...” ortak ibaresinden kaynaklı çok düşük düzeyde işitsel benzerlik bulunduğu; çekişme konusu ibarenin yine çekişme konusu hizmetlere ... erişimi, bu mal ve hizmetlerden ... şekilde istifade etmeyi ifade ettiği ve dolayısıyla ayırt ediciliği düşük bir ibare olarak markada yer aldığı, çekişme konusu “...” sözcüğünün bir markada yer alması durumunda, anılan marka ile sunulacak mal ve hizmetlerin ortalama alıcıları nazarında işaretin, ürün ve hizmetin kolayca sunumu, tüketicinin bu hizmetlere ... erişimi, bu mal ve hizmetlerden ... şekilde istifade etme vazifesi gördüğü, bu haliyle de ayırt edici karakterinin son derece zayıf olduğu, zira ortalama tüketicilerin sadece bu ibareyi işletmesel kaynağı gösteren bir işaret olarak algılamalarının çok düşük ihtimal olduğu, bununla birlikte davalının markasını ... unsuru ile birlikte “...” ibaresi ile birlikte tescil ettirdiği, ... ibaresinin sunulacak ürün ve hizmetin sunumunun sıkıntısız bir biçimde, pratik ve basitçe olduğu konusunda tüketicilere bilgi verme mahiyetinde olduğu yönünde bir mesaj verdiği, tescil edilen hizmetlerin tüketicisinin yüksek dikkat ve özene sahip olduğu bu sebeple ilgili tüketicilerin, davalı başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet markaların farklı markalar olduğunu hemen ve ilk bakışta algılayacağı, söz konusu markaların farklı unsurlarının bulunduğu anlaşılmakla birbirlerine benzer başkaca ... veya kelimeleri içermediklerinden bütün olarak aynı veya yüksek düzeyde benzer bulunmadıkları; alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "... " markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı anlaşılmıştır.

Hükümsüzlük talebi yönünden davacı tarafından dava dosyasına sunulan tanınmışlığı ispata elverişli redde mesnet markaların ilgili tüketici tarafından hemen akla gelecek veya hemen akla gelecek markalar arasında olduğunu gösterecek yeterli düzeyde destekleyici verilere dayanılmadığı, “markanın pazar payına ilişkin dokümanlara, satış broşürleri, kataloglar, fiyat listeleri, yıllık faaliyet raporları, ciro bilgileri, reklam, yatırım masraflarını (yoğunluk, kapsam ve etkiyi) yansıtan belgelere ya da tüketicilerin davacının markasını tercih ettiğine dair kamuoyu yoklamalarına, resmi kuruluş, araştırma enstitüsü meslek veya ticaret odalarının “geniş çevrelerin görüşünü yansıtacak şekilde” beyanlarına, tüketici farkındalığını gösteren araştırma raporlarına ve buna benzer tanınmışlığı ispata yönelik delile dayanılmadığı”; dolayısıyla davacı yanın ... “... ibareli markası ... de “...” esas unsurlu markalarının tescilli olduğu sınıflarda tanınmış olduğu ya da kullanım sonucunda yüksek bilinirlik elde etmediği, bu sebeple SMK’nın 6/5 maddesindeki davacı markasını sulandırmaya yönelik herhangi bir şartın somut uyuşmazlık bakımından gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Haksız rekabet iddiasına ilişkin olarak; dosya içerisindeki deliller incelendiğinde bu hususu ispata yarayan bir delil sunulmadığı anlaşılmış olup haksız rekabet şartlarının somut olayda gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024 Katip .... Hakim ....

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE Yerel Hukuk Mahkemesi DIGER Tüketici Hukuku 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6769 md.19/2 K6769 md.6
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog