Esas No
E. 2019/690
Karar No
K. 2024/793
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2019/690 K. 2024/793 T.
Karar Sonucu KABULÜNE
Resmî Atıf İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2019/690, K. 2024/793, T. 18.11.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2019/690
Karar No
2024/793
Karar Tarihi
18.11.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
KABULÜNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/690
KARAR NO: 2024/793
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/11/2019
KARAR TARİHİ: 18/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA/TALEP;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket kömür ithalatı ve Türkiye'de bu kömürün ticaretini yapan bir şirket olduğunu, davalı şirketin faaliyet konusu yurtdışından ithal ettiği kömürleri Türkiye genelinde toptan ve perakende satış faaliyetiyle iştigal ettiğini, bu kapsamda davacı şirket ile davalı müşteri arasında 500 ton kömür satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamındaki kömürlerin fiyatı ton başına 420 TL, teslim tarihi ise 10.07.2019 olarak belirlendiğini, sözleşme'nin 3. Maddesi uyarınca kömürlerin davalı tarafından bizzat davacıya ait --- ili ---- ilçesindeki depodan -- alınacağının kararlaştırıldığını, buna karşılık kömürlerin sahadan belirtilen tarihte teslim alınmadığını, davalı tarafından farklı tarihlerde malların kısmi olarak teslim alındığını, ancak en nihayetinde sadece 10.07.2017 - 21.07.2017 tarihleri arasında toplamda sadece 189,68 ton kömür teslim alındığını, satın alınan bu kömürlerin bedelinin sözleşmeye uygun olarak davalıya fatura edildiğini ve sözleşme kapsamında ödemelerin alındığını, sözleşme kapsamında olmamakla birlikte, tam 3 ay sonra davalıya bu sefer --- ili ---- ilçesindeki depodan kömür satışı yapıldığını, 11.10.2017 - 16.10.2017 tarihleri arasında toplam 93.84 ton (toplam 41.257,49 TL KDV Dahil) - 18.10.2017 - 22.12.2017 tarihleri arasında toplam 446,82 ton (toplam 54.031,20 USD KDV dahil) olmak üzere ilave toplam 540,66 ton satış yapıldığını, bu satışların, davalı ile 10.07.2017 tarihinde yapılan ve teslim tarihi 10.07.2017 olan sözleşmeden farklı satışlar olduğunu ve davalıya bugüne kadar toplamda 814,66 ton kömür satışı yapıldığını, zira satışı yapılan kömürün tonajları, birim fiyatlar, teslim yeri vs. tamamıyla farklı olup, yazılı bir sözleşmeye bağlı olmayan ve büyük kısmı döviz cinsinden fatura edilen satışlar olduğunu, davalıya döviz cinsinden yapılan işbu satışların toplam tutarı 54.031,20 USD davalıya fatura edildiğini ve cari hesabına borç olarak kaydedildiğini, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediğini ve içerikleri kabul ettiğini, söz konusu döviz faturalar karşılığında davalı tarafından TL cinsinden ödemeler yapıldığını, davalının yaptığı TL cinsinden ödemelerin, ödemenin yapıldığı günün kuru dikkate alınarak USD' ye çevrildiğini ve cari hesap borcundan düşüldüğünü, davalının yaptığı TL ödemeler, kurun değişmesi sebebiyle USD borcu karşılamaya yetmediği hesapta 4.577,55 USD borç bakiyesi kaldığını, dosyaya ibraz edilen cari hesap ekstrelerinden ve ayrıca davacı şirketin defter kayıtlarının incelenmesi durumunda davalı şirketin borcunun devam ettiğinin görüleceğini, davacı ödenmeyen alacağının tahsili için arabuluculuğa başvurmuş ise de davalı tarafın ödemeye yanaşmadığını, bu nedenlerle; ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasından davalı şirketin itirazının kaldırılmasını ve icra takibinin kaldığı yerden devam etmesine karar verilmesini, Davalının, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini. mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının ----- faaliyet gösteren bir firma olması sebebi ile taraflarına açılan davanın ------ Tüketici Mahkemelerine açılması gerektiğini, davacının dava dosyasında ileri sürdüğü beyanları kabul etmediklerini, davacı ile davalı arasında kömür alım satımından kaynaklı ticari bir gerçekleştirildiğini, ancak davacının iddia ettiği gibi bir borcun ödenmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davalının bu ticari ilişkiden kaynaklı borcunun davacıya ödediğini, davalı ile davacı arasında meydana gelen ve davaya konu edilen kömür alım satımından kaynaklı 10/07/2017 tarih ve ----- sözleşme numaralı satış sözleşmesinin olduğunu, bu sözleşme incelendiğinde sözleşmenin Türk Lirası üzerinden yapıldığını davacının iddia ettiği gibi ödemelerin dolar üzerinden yapılacağına dair bir ibare bulunmadığını, bu sebeple de davacının oluşan kur farklarını talep etme hakkının bulunmadığını, davacının açmış olduğu davanın reddini, % 20'den az olmamak kaydı ile davalı lehine tazminata hükmedilmesini, dava masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi kök ve ek raporları.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, -----. İcra Müdürlüğü --- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

2.Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir. ---- BAM ----. HD nin ----- Esas --- Karar sayılı ilamı; "Davacı tarafından düzenlenen satım faturalarının Türk Lirası üzerinden düzenlendiği ve her bir faturada, faturanın döviz kuru karşılığının ile kur değerinin yazıldığı görülmüştür. Aynı şekilde davacı tarafından düzenlenen tahsilat makbuzlarında da yapılan ödemenin USD karşılığının yazıldığı ve borç alacak ilişkisinin döviz cinsinden takip edildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi kök raporunda, davacının döviz cinsinden düzenlediği faturalar ile makbuzlar değerlendirilerek taraflar arasında döviz cinsinden ticari ilişkinin kurulduğu ve davalının yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki kur karşılığının belirlenerek mahsubu sonrası davalının cari hesap borcunun bulunduğu belirlenmiştir.TBK'nın 99.maddesinde, "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Anılan hüküm karşısında, tarafların sözleşme ile kararlaştırmaları halinde ülke parası dışında başka bir para birimi ile de ödeme mümkündür. Taraflar arasındaki ticari ilişkide, satım konusu emtia bedelinin USD cinsinden ödeneceğine ilişkin mutabakat bulunmaktadır. Düzenlenen tüm faturalar ile tahsilat makbuzlarında, ticari ilişkinin USD cinsinden kurularak sürdürüldüğü açık olduğundan, ticari ilişkinin USD cinsinden kurulduğu ve ifanın buna göre yapılması gerektiği kabul edilmelidir." şeklindedir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 4.577,56 USD lik alacağının taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna karşın davalı tarafça ticari defter ve kayıtlara işlenmiş ve dosyaya ibraz edilen herhangi bir ödeme belgesinin bulunmadığı, davalı taraf cari hesabın dolar üzerinden tutulmadığını belirterek itirazda bulunmuşsa da davacı tarafından düzenlenen faturaların ve davalı yan tarafından yapılan ödemelere ait tahsilat makbuzlarının USD bazda düzenlenip fatura ve tahsilat tarihi itibariyle TL’ye çevrildiği görüldüğünden taraflar arasındaki ticaretin USD üzerinden yapıldığı bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalara dayalı cari hesap alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği,

TBK'nın 117. maddesine göre "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" kuralı gereği davacı tarafça icra takibinden evvel davalı tarafın temerrüde düşürülmediği bu haliyle davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu, işlemiş faiz talebinin ise yerinde olmadığı kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.(4.744,84 USD x 5,78 TL= 27.425,17 TL)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ----İcra Müdürlüğü ----- Esas Sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 4.577,56 USD ( Amerikan doları) asıl alacak üzerinden devamına, Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak olan 4.577,56 USD'nun takip tarihindeki TL karşılığı olan ( 4.577,56 USD x 5,45 TL) 24.947,70 TL nin %20'si oranındaki 4.989,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Takip tarihinden alacak tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Amerikan Doları (USD) için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizinin uygulanmasına,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.807,36 TL (4.577,56 USD x5,78 TL=26.458,29) karar ve ilam harcından baştan alınan 312,00 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 1.495,36 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 312,00 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

4.Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 1.944,25 TL nin kabul red oranına göre 1.875,70 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 27.425,17 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 966,88 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

7.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.273,46 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

8.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 46,54 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

9.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog