8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/1013 E. , 2024/6497 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 18.02.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 02.06.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/28703 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/28703 sayılı kanun yararına bozma isteminin; Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Hükümlünün Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/235 Esas, 2018/331 Karar sayılı kararı ile verilen hapis cezasının infazı için Antalya Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmakta iken Antalya 2. İnfaz Hakimliğinin 26.08.2019 tarihli ve 2019/1935 Esas, 2019/32 Karar sayılı kararı ile hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandığı, bu tedbiri ihlal eden hükümlü hakkında Antalya 2. İnfaz Hakimliğinin 05.02.2020 tarihli ve 2020/237 Esas, 2020/255 Karar sayılı kararı ile kalan cezasını kapalı ceza infaz kurumunda devamına ve kuruma iadesine dair karar verildiği, kararın hükümlüye tebliğ edildiği, ancak kanuni süre içerisinde teslim olmadığı, aynı eylem ile ilgili olarak Ankara Batı Cumuriyet Başsavcılığınca hem de Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Taşra İlamat Bürosunca suç duyurusunda bulunulması nedeniyle iki ayrı evrak düzenlendiği anlaşılmıştır.
2.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 105/A maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrası; "(8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…) ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır."
Şeklinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ve "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmama" iki seçimlik hareket olarak belirtilmiştir.
3.5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan yedinci fıkrası; "(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. .
4.Ceza Genel Kurulunun 13.04.2010 tarihli ve 2010/1-9 Esas, 2010/83 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; konusu ve tarafları aynı olan suçun iki ayrı davaya konu edilmesi halinde, daha sonradan düzenlenen iddianame ile açılan ikinci kamu davasının, aynı eylem nedeniyle açılan mükerrer dava niteliğinde olup açılan bu ikinci kamu davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir.
5.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün aynı eylemi nedeniyle, iddianame tarihi daha sonra olan Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesine açılan mükerrer davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2021 tarihli ve 2020/239 Esas, 2021/403 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, yürütülen mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca REDDİNE, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi. ...