7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2010/8093 E. , 2011/490 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 2, 107 ada 5, 12 ve 14 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek yüzölçümleri açık bırakılmak suretiyle davacılar ... ve ... adına eşit paylarla tespit edilmiştir.
Davacı ... ve ...’in davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine Yüksekova Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları mesaha tashihi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında Hazine ve Aşağıgüveç Köyü Tüzel Kişiliği davaya dahil edilmiştir. ... ve ... vergi kaydına, haricen satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 101 ada 2 ve 107 ada 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davaya katılmışlardır. Mahkemece dava konusu parsellerin tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacılar ile katılanların davalarının kabulüne, dava konusu 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 3.736,76 m2, 107 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 15.207,52 m2 yüzölçümüyle davacı ..., ..., katılan ... ve ... adına eşit paylı, 107 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 17.957,94 m2 ve 107 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ise 12.261,44 m2 yüzölçümüyle davacı ... ve ... adına eşit paylarla tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 101 ada 2, 107 ada 5, 12 ve 14 parsel sayılı taşınmazların tespitte uygulanan davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.Tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. Öte yandan dava konusu 107 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde tutanağı kesinleşmiş olan 143 ada 229 parsel sayılı mera olarak sınırlandırılmış taşınmaz olduğu halde yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmadığı gibi davacılar ve katılanlar yönünden de gerektiği gibi belgesiz araştırması yapılmamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu K.sani 313 Daimi 2, 3 ve 4 sayılı sicilden gelen 4.4.1985 tarih 1, 2 ve 3 sayılı tapu kayıtlarının haritasının olup olmadığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığı ile Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmalı, dava konusu taşınmazlar ve komşu taşınmazları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik haritası Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra komşu köylerden seçilecek elverdiğince yaşlı yöreyi iyi bilen, taraflarla akrabalığı olmayan yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tutanak bilirkişilerinin tümü, fen ve ziraat uzman bilirkişileri ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde yerel bilirkişilerin yardımı uzman bilirkişi eliyle yerlerine uygulanarak kapsamları belirlenmeli, tapu kayıtlarının haritaları bulunmadığının saptanması halinde kayıtlardaki tarif edilen sınır yerlerinden yararlanılmalı, yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla tapu kayıtlarının kapsamı duraksamasız belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, davacı tarafın tutunduğu K. Sani 313 D. tarih, 2 sicilden gelen 4.4.1985 tarih, 1, K.Sani 313 D. tarih, 3 sicilden gelen 4.4.1985 tarih, 2 ile K.Sani 313 D. tarih, 4 sicilden gelen 4.4.1985 tarih, 3 sayılı tapu kayıtların bazı sınırlarının “bask, çem ve isimsiz yol” okuması nedeniyle değişebilir sınırlı olup, miktarları ile geçerli olacağı hususu düşünülmeli, dava konusu taşınmazların tamamının veya bazı bölümlerinin dayanılan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığının belirlenmesi halinde öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kullanıla gelen kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişilerden ayrı ayrı olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, dava konusu 107 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile komşu 143 ada 229 sayılı mera parseli arasında doğal ya da yapay bir ayırıcı sınırın mevcut olup olmadığı belirlenmeli, kamu malı niteliğindeki meraların salt zilyetlikle kazanılamayacağı hususu göz önünde tutulmalı, dava konusu taşınmazların tamamı veya bazı bölümlerinin davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının dışında kaldığı ve mera olmadığının anlaşılması halinde yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, davacılar ile katılanlar adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile başka taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.