Esas No
E. 2024/2990
Karar No
K. 2024/14620
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2024/2990 E.  ,  2024/14620 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2021 tarihli ve 2020/58540 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/5432 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.04.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/31022 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35783 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35783 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, müşteki Nurettin Hüseyinbaş'ın Teb Bankası Kastamonu Merkez Şubesi nezdinde 625.000,00 Türk lirası değerindeki paranın kendisinden habersiz olarak inceleme dışı diğer şüpheli ...'in hesabına gönderildiği, kendisinin internet bankacılığı kullanmadığından bahisle şikayetçi olması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/10/2021 tarihli kararı ile anılan parayı çeken kişilerin müştekinin kızı ve eşi tarafından teşhis edilemediği, şüphelinin ise müştekinin damadı olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, 24/10/2020 tarihinde vefat eden inceleme dışı ...'in 21/11/2019 tarihinde kolluk marifetiyle alınan beyanında, müştekiyi tanımadığını, Samsun ilinde çay ocağında otururken müştekinin oğlu olduğunu, isminin Murat olduğunu söyleyen şahsın yanına gererek hesaplarında bloke olduğunu, müteahhitlik yaptığını, beraber iş yapabileceklerini söylemesi üzerine hesabını kullanmasına izin verdiğini, hesabına para gelmesi üzerine ilgili miktarları 08/07/2019, 09/07/2019, 10/07/2019 ve 11/07/2019 tarihlerinde Ziraat Bankası Kızılay Mithat Paşa Şubesi'nden çekerek bankanın yanında bulunan postanede ilgili şahsa teslim ettiği ve 0532 176 70 46 numaralı hattı kullandığını beyan ettiği,

Şüphelinin 30/07/2019 tarihli beyanında ise suçlamaları kabul etmediği, 0543 323 2247 numaralı hattı kullandığını, hts bilgilerinin çıkarılmasına rızasının olduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, şüphelinin anılan hattının suç tarihleri itibariyle arama, aranma vs. kayıtlarının temin edilerek, inceleme dışı şüpheli ile görüşmeleri olup olmadığı, paranın çekildiği tarih ve zamanlarda aynı bölgede bulunup bulunmadığının tespiti yapılarak sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.

3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.

Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,

Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.

4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;

Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde, UYAP üzerinden yapılan kontrolde, şüpheli ...'in 24.10.2020 tarihinde öldüğü ve hakkında bu gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği, ihbarnamede yalnızca şüpheli ... yönünden kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu belirlenerek yapılan incelemede; şikâyetçi ...'ın kullanımında olan, ancak kızı ... adına kayıtlı 0 546 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinde sim kart yenileme işlemi yapılarak, bu kartın Türk Ekonomi Bankası Samsun Merkez ve Çiftlik Şubelerinde bankaya tanıtılması suretiyle internet bankacılığının kullanılabilir hale getirilmesine müteakip, şikâyetçinin bilgi ve rızası dışında Bankanın Kastamonu Şubesinde bulunan hesabındaki 625.000,00 TL paranın, talep dışı şüpheli ...'in yetkilisi olduğu 1 Kasım İnşaat Ltd. Şti. isimli şirketin hesabına gönderildiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ...'in ölmeden önce alınan beyanında, kendisini Murat ismiyle tanıtan, şikâyetçinin oğlu olduğunu söyleyen ve şikâyetçinin telefon numarasını kullandığını bildiren bir erkek şahıs ile Samsun ilinde tanıştıklarını, banka hesabını kullanmak isteyen bu kişinin ricasıyla gelen paraları çekerek Ankara ilinde bir postanede bu kişiye teslim ettiğini, onun da aynı gün başka bir hesaba gönderdiğini söylemesi, bununla birlikte şüpheli ...'in suç tarihlerinde Samsun iline hiç gitmediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi ile suçtan zarar gören .... vekilinin dilekçelerinde şüpheli ... ile birlikte Samsun ilinde bankaya giden kişinin eşi olabileceğinin bildirilmesi karşısında; şüpheli ...'in kullanmakta olduğu 0 543 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı, talep dışı şüpheli ...'e ait 0 532 (...) (..) (..) numaralı ve şikâyetçinin kullanımında olan 0 546 (...) (..) (..) numaralı GSM hatlarının suç tarihine yakın tarihleri de kapsayacak ve baz istasyonlarını da gösterecek şekilde HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin edilerek ayrıntılı şekilde incelenmesi, ...'in eşi Hatice Şahin'in olayla ilgili bilgisine başvurulması, teşhise elverişli fotoğrafları çektirilerek, Türk Ekonomi Bankası tarafından gönderilen güvenlik kamerası görüntülerinde Samsun ilinde banka şubelerine şikâyetçi adına başvuru yapan kimliği ...kadın şahıs olup olmadığının tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması, ...’in ifadesi doğrultusunda, şüpheli ... tarafından veya onun adına suç tarihlerinde PTT yoluyla para havalesi yapılıp yapılmadığının araştırılması, 0 546 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı için Samsun ilinde yapılan sim kart değişikliğine ilişkin belgelerin getirtilmesi ile bu belgeler üzerinde yer alan hat sahibi adına atılı bulunan imzaların şüpheli ..., şikâyetçinin kızı ve hat sahibi olan ... veya Hatice Şahin'e ait olup olmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müştekinin damadı ...'in üzerine atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında herhangi bir tespitin söz konusu olmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/5432 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.