11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2812
- Karar No
- 2024/14616
- Karar Tarihi
- 03.12.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Ceza Dairesi 2024/2812 E. , 2024/14616 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2022 tarihli ve 2022/130040 Soruşturma, 2022/68884 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.02.2023 tarihli ve 2023/693 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.02.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/22351 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20694 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20694 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut dosyada, müşteki ...'ın İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olduğu, müştekinin, galericilik işiyle uğraşan Mehmet isimli müvekkilinin araç sattığı bir arkadaşının ölümlü trafik kazası nedeniyle yargılandığı dosyada avukatının dosyasından çekilmesi nedeniyle avukat olarak dosyaya bakması hususunda müştekiye haber vermesi üzerine, kimliği tespit edilemeyen şüphelinin 0 506 399 85 90 numara üzerinden whatsapp isimli uygulama ile müşteki ile iletişime geçerek vekili olması konusunda anlaştıkları, şüphelinin vekalet çıkaracak parası olmadığını bildirmesi üzerine müşteki tarafından vekalet masrafının ... isimli şahsın hesabına iki kez yatırılmasına rağmen şüphelinin vekaletnameyi göndermediği, whatsapp yazışmalarını sildiği ve telefonları açmadığı olayda, müştekinin dolandırıldığı iddiası ile şüpheliler haklarında yapılan soruşturma sonunda, şüpheliler ile müşteki arasındaki ihtilafın hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; dosya içerisinde yer olan Whatsapp yazışma içeriğinde yer alan şüpheliye ait numara hattının kullanıcısı ile paranın havale edildiği şüpheli ...'nün tespiti ile şüpheli olarak, müştekinin dilekçesinde belirttiği galericilik yapan müvekkili olan Mehmet Denden'in ise tanık olarak ifadelerinin alınması ve neticesine göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında belirtilen gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;
Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan şikâyetçiye, başka bir müvekkili aracılığıyla ulaşan ve 0 506 (...) (..) (..) numaralı GSM hattını kullanan kimliği meçhul erkek şahsın, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan bir davada avukatlığını yapmasını talep ettiğinin, dava masraflarının başlangıçta şikâyetçi avukat tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığının, şüphelinin vekaletname çıkartmak amacıyla şikayetçiden 1.050,00 TL para talep ettiğinin, şikâyetçinin suç tarihinde bu parayı şüpheli ...'ye ait hesaba gönderdiğinin, bir süre sonra paranın hesaba gelmediğini söyleyen şüphelinin tekrar yatırmasını istediğinin ve şikâyetçinin aynı hesaba 1.100,00 TL daha para yatırdığının, devamında şüphelinin şikâyetçi ile olan bir kısım whatsapp mesajlarını sildiğinin ve aramalarına cevap vermediğinin, bu suretle şikâyetçiyi dolandırdığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şikâyetçinin görüşme yaptığı cep telefonu hattı sahibi ile paranın gönderildiği hesap sahibinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, paranın gönderildiği hesabın suç tarihine ait hesap ekstresinin ilgili bankadan temin edilmesi, şikâyetçinin şüpheliyi tanıdığını bildirdiği müvekkili M.D.'nin açık kimlik ve adres bilgileri, şikâyetçiden de sorulmak suretiyle, temin edilerek olayla ilgili tanık sıfatıyla bilgisine başvurulmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müşteki ile şüpheli/ler arasında ki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve uyuşmazlık için Hukuk Mahkemelerinde dava açılmak suretiyle bu hususların ileri sürülebileceği ve bu iddialarının çözümünün Hukuk Mahkemeleri nezdinde gerçekleştirilebileceği, yukarıda isimi zikredilen şüpheli/lerin hakkında iddia olunan suçların yasal unsurları itibariyle oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.02.2023 tarihli ve 2023/693 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.