8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/2774 E. , 2024/6586 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul Anadolu 4.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/30 Esas, 2021/388 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 13 yıl 7 gün hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.
Ceza Dairesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2021/3005 Esas, 2023/650 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Tanığın kolluk aşamasındaki beyanına neden öncelik tanındığının gerekçelendirilmediğine, arama kararı alınmadan yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
1.Dava konusu olay, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen Hüseyin'de ele geçen uyuşturucunun sanık tarafından kullanıcıya satıldığı ve sanığın ikametinde ele geçen uyuşturucuların sanık tarafından ticaret amacıyla bulundurulduğu iddialarına ilişkindir.
2.Hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde ihbar bulunan sanığın suç tarihinde ikamet adresi önünde fiziki takip yapıldığı esnada hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın alma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Hüseyin'in sanığın ikametine geldiği ve iki dakika sonra ayrılan tanığın üzerinden daralı 0,6 gr ile sanığın ikametinde yazılı arama emri uyarınca yapılan aramada 5 parça halinde daralı 217 gr satışa hazır uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddelerin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
3.Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı soruşturma yürütülen Hüseyin'in kollukça bilgi sahibi olarak alınan beyanında, suç tarihinde telefonla arayarak sanığın ikametine gittiğini ve sanıktan 20,00 TL karşılığında uyuşturucu maddeyi satın aldığını belirttiği anlaşılmıştır.
4.Sanığın kollukça müdafii huzurunda alınan savunmasında, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı soruşturma yürütülen Hüseyin'i başından savmak için ona bir içimlik uyuşturucu madde verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
5.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün İST-KİM-20-32113 sayılı ekspertiz raporunda, sanıktan ele geçen maddenin net 191 gram ve kullanıcı Hüseyin'den ele geçen maddenin aynı türden net 0,1 gr gelen 5cl-adb-a etken maddesini ihtiva ettiklerinin belirlendiği anlaşılmıştır.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 5271 sayılı Kanun'un 116 ve devamı maddelerine uygun olarak sanığın ikametinde yapılan arama sonucu ele geçen ve sentetik kannabinoid sınıfından olan uyuşturucunun miktar itibariyle kullanım sınırının üstünde olması, sanıktan ele geçen uyuşturucu ile tanık Hüseyin'den ele geçen maddenin aynı türden oluşu ve sanığın soruşturma aşamasında vermiş olduğu savunmasında tanık Hüseyin'e uyuşturucu madde verdiğine dair beyanlarının tanık Hüseyin'in soruşturma beyanları ile uyuştuğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde yer alan suç tarihinin yanlış yazılması hususu eleştirilip, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtaratının yapılmaması nedeniyle ortaya çıkan hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, yazılı arama emri uyarınca sanığın ikametinde ele geçen uyuşturucuların paket sayısı, miktarı ve niteliği ile sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmasında hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı soruşturma yürütülen Hüseyin'e bir içimlik uyuşturucu verdiği yönündeki ikrarı birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2021/3005 Esas, 2023/650 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi ...