8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/858 E. , 2024/7127 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2021 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması talebine istinaden Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeksizin 30.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 2022/946 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25979 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25979 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Rize Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen seri muhakeme usulüne tabi talepname ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açılmak suretiyle sanığın anılan Kanun’un 13/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 240,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmesine ilişkin talepte bulunulmasını müteakip, kısa kararın talepnameye uygun olarak verilmesine rağmen, gerekçeli kararda, sanığın anılan Kanun’un 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 300,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturularak fazla adli para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2021 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması talebine istinaden Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesince düzenlenen 22.11.2021 tarihli seri muhakeme usulü inceleme tutanağında talep doğrultusunda hüküm kurulduğu halde, gerekçeli kararda 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2.5271 sayılı "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan 08.07.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle değişik dokuzuncu fıkrası; "(9) Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar;..." Şeklinde düzenlenmiştir.
3.Belirtilen düzenleme gereği mahkeme, şüphelinin dinlenmesi sonunda üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa Cumhuriyet savcısı tarafından belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kuracaktır. Mahkemenin belirlenen yaptırımı değiştirme ya da ağırlaştırabilme yetkisi bulunmamaktadır. Ancak anılan Kanun hükmünde “…düzenlenen talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kuracaktır” denildiğine göre mahkeme belirlenenden daha hafif bir yaptırım da belirleyebilecektir.
4.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında düzenlenen Talepnamede 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 6 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasının talep edildiği ve Mahkemesince 22.11.2021 tarihli seri muhakeme usulü inceleme tutanağında Talepname doğrultusunda hüküm kurulduğu halde, gerekçeli kararda hükümlünün 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle uygulama maddesinde çelişkiye neden olunması ile fazla ceza tayini Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2011 tarihli ve 2021/652 Esas, 2021/548 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.