6. Hukuk Dairesi
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2190 - 2025/58
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2024
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2024 tarih ... Esas-... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan istinaf karar incelemesinde:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Borçlu ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, verdikleri mal karşılığı birçok kez fatura kesildiğini, ancak davalı tarafından kesilen faturalardan bakiye kalan toplam 1.610.846,00 TL'lik bedelin, defalarca sözlü olarak talep edilmesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile faturaya istinaden 1.610.846,00 TL ve işleyen faizi ile birlikte toplamda 1.740.846,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, işbu takibe süresi içinde itiraz edildiğini, itiraz süresinden sonra davalının 06.06.2024 tarihinde 200.000,00 TL'yi müvekkiline ödediğini, davalının borcu olmadığı yönünde icra dairesine itirazı sonrasında takibi durdurmasına rağmen takip durduktan 4 ay sonra borcun bir kısmını ödemesinin bir nevi borcun kabulü anlamına geldiğini belirterek takibin 1.540.846,00 TL yönünden devamına, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi davalı taraf tebliğ edilmeksizin, mahkemece dosya üzerinden karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 04/06/2024 TARİHLİ KARARIYLA:
" Eldeki olayda her ne kadar davacı şirket tacir ise de, davalı tarafın tacir sıfatı bulunmamaktadır. Nitekim Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen bir karara istinaden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/778 Esas ve 2023/1079 Karar sayılı ilamında da "...Davacı şirket tacir sıfatına sahip ise de davalı Belediyenin tacir sıfatı bulunmamaktadır. Talep asgari ücret desteğinden yapılan kesintinin tahsili istemi olup dosya kapsamına göre TTK'da belirtilen mutlak yada nispi ticari dava türlerinden olmadığından genel yetkili mahkemece görülüp sonuçlandırılması gerekir. Açıklanan nedenlerle, Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir." ifadelerine yer verilmiştir." gerekçesiyle, "1-HMK'nun 114/c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı sebebi ile davanın USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2.Görevli mahkemenin Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili 19/11/2024 tarihli istinaf dilekçesinde: Taraflar arasında yapılan sözleşmenin 42. Maddesinde ... mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, malın/işin teslim edilme yeri veya yerleri başlıklı sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca; teslim/yapılma yerinin ... Belediyesi Sahipsiz Sokak Hayvanları Bakım, Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi ... Mah. ... Sk. N: 27 .../... şeklinde olduğunu ve aynı sözleşmenin ödeme yeri ve şartları başlıklı 12. maddesi uyarınca; ... Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü şeklinde belirtildiğini, Dava konusu uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin "MERSİN" olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, görevli ve yetkili mahkemenin "... Asliye Hukuk Mahkemeleri" olduğunu, kararda yetkili mahkemenin "MERSİN" olarak hatalı tespitte bulunduğunu belirterek, Sonuç itibariyle:
İlk derece mahkemesinin kararının, yetkili mahkemenin "MERSİN" olarak belirlenmesi yönünden kaldırılarak, "..." Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev ve yetkili olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstinaf incelemesine esas: Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, mal satımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılmış icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Türk Ticaret Kanunu 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili davalar ticari dava olarak düzenlenmiş, aynı yasanın 5/1 maddesinde dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerinin görevli olacağı belirlenmiştir. Mahkemelerin görevi konusu kamu düzenine ilişkin olup resen dikkate alınması gerekir. 6102 sayılı TTK. 16/2 maddesi; "Devlet, il Özel İdaresi, Belediye ve Köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya, ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletilsinler, kendileri tacir sayılmazlar" şeklindedir. HMK.2. maddesi; " Dava konusu değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir hüküm düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemelerdir." şeklindedir.
Eldeki davada, davalı ... Belediye Başkanlığı tacir değildir.
Uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğduğundan bahsedilemez. Dava konusu alacak, mal satım sözleşmesinden kaynaklı alacak olup, TTK'da sayılan mutlak ticari davalardan da değildir. Karar tarihi itibariyle mevcut dosya içeriğine göre Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı yerindedir.
Davalı vekilinin yetkiye ilişkin istinaf sebeplerine gelince; ilk derece mahkemesince mahkemenin yetkisine ilişkin bir değerlendirme yapılmamış olup, öncelikle kamu düzeninden olan görev hususu dosya üzerinden incelenmiş ve görevsizlik kararı verilmiştir.
Mahkemenin yetkili olup olmadığı ise, kesin yetkinin söz konusu olmadığı durumda, karşı tarafın mahkemenin yetkisine itiraz etmesi üzerine görevli mahkemece değerlendirilecek olup, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararında "Görevli mahkemenin Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna" şeklinde ifadeye yer verilmiş olması, mahkemenin yetkisine yönelik karar verildiği donucunu doğurmamaktadır. Görevli mahkemece, usulüne uygun biçimde yetki itirazında bulunulduğunda, yetki itirazının değerlendirilmesine hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu yönüyle, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.
Sonuç olarak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.İstinaf talep eden davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3.İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4.İstinaf masraflarının, başvuran davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
5.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6.Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c bendi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2025
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)
" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."