8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/20807 E. , 2025/45 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma
Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2013/228 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.10.2023 tarihli ve 2021/4337 Esas, 2023/6382 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk aleyhine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından ise eylemde cebir, tehdit veya hile bulunmadığından, temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1.maddesine göre belirlenmesi gerekirken, aynı maddenin ikinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli ve 2024/38 Esas, 2024/92 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d ve 66/2. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Mağdur vekilinin temyiz istemi, düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemi ile açılan kamu davası sonucunda verilen 19.02.2015 tarihli mahkumiyet kararlarının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.10.2023 tarihli, 2021/4337 Esas 2023/6382 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçuna yönelik temyiz taleplerinin esastan reddedildiği ve bu hükmün kesinleştiği, kişiyi hürreyetinden yoksun kılma suçu bakımından ise; "Mağdurenin olay tarihinde suça sürüklenen çocuk ile rızasıyla metruk binaya gittiği, mağdurenin burada "Yapma" diye bağırmasının ise cinsel suçun cebir unsuru olduğu, bu sebeplerle suça sürüklenen çocuğun eyleminde cebir, tehdit veya hile bulunmadığı anlaşıldığından, mevcut haliyle temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur." şeklinde gerekçe ile hükmün bozulduğu anlaşılmıştır.
2.İlk Derece Mahkemesince; suça sürüklenen çocuğun, suçun işlendiği 15.05.2013 tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu, bozma gerekçesi dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 66/2. maddesi gereğince olağan dava zamanaşımı süresinin somut olayda 7 yıl 6 ay olarak hesaplanması gerektiği, zamanaşımını kesen son işlemin, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 19.02.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, bu nedenle olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d, 66/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca davanın düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli ve 2024/38 Esas, 2024/92 Karar sayılı kararında mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, mağdur vekilinin temyiz taleplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.