11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/449 E. , 2024/9007 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ortak ve yetkilileri olan diğer davalılar ..., ... ve ...'in müvekkili ...'in yakın akrabaları odluğunu, davalıların müvekkillerine ait isimleri kullanmak ve müvekkillerinin isimleri üzerinden haksız kazanç sağlamak amacıyla 2018/08214 başvuru numaralı ... ibareli marka için 35.sınıfta, 2018/08211 başvuru numaralı ... ibareli marka için 35. sınıfta, 2017/104127 başvurunu numaralı ... ibareli marka için 14 ve 35. sınıfta başvuru yaptıklarını, müvekkili ...'in ise 2018/00662 başvuru numaralı ... ibareli marka için 35. sınıfta başvuru yaptığını, müvekkillerinden ...'in davalı şirketlerin kuruluş tarihinden evvel olmak üzere kuyumculuk sektöründe 1995 senesinden beri faaliyette bulunduğunu, ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti. adı altında ticari hayata başladığını, davalı şirketin kurucusunun da müvekkili olduğunu, sonrasında 15.12.2017 tarihinde hisselerini devrederek ayrılmak zorunda kaldığını, diğer davalı olan ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucusunun da yine müvekkili ... olduğunu, bu şirketten 06.05.2015 tarihinde ayrılmak zorunda bırakıldığını, yine müvekkili ...'in 16.11.2017 tarihinde ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurduğunu daha sonra ise ünvan değişikliğine giderek ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak ticari faaliyetlerine devam ettiğini, kuyumculuk sektöründe hatrı sayılır bilgiler edindiğini, davalı şirketlerin yetkilileri olan ..., ... ve ...'in ...'in faaliyetleri üzerine ticari hırs ve kötü niyetli yaklaşımlarını müvekkilinin diğer aile bireylerinin isimlerini kullanmak suretiyle gerçekleştirdiklerini, davalı şahısların şirket yetkilileri olarak bu eylemlerden şirketle birlikte sorumlu olduklarını, ...'in isim hakkı sahibi olduğu gibi ticari olarak da kendi ismini markalaştırdığını, bu nedenle davalıların müvekkilinin kendi ismine yönelik ... ibareli başvurusuna itirazda bulunmalarının kötü niyetli olduğunu, davalı şirketlerin davaya konu marka başvurularını kötü niyetle gerçekleştirmesinden hareketle tescilleri halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin davalıların TMK, SMK ve TTK'ya aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle zarara uğradıklarını, bu zararın davalılardan tahsili gerekmekle birlikte bu husustaki maddi tazminat haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek davalıların müvekkillerinin isimlerini kullanarak yaptıkları marka tescillerinin hükümsüzlüğüne, davalıların TTK ve TMK uyarınca haksız rekabet ve kişilik haklarının ihlali teşkil eden fiilleri nedeniyle haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına, yine her bir müvekkili yönünden dava tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte 25.000,00'er TL manevi tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte hükmolunmasını ve hükmün ilanını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markaların başvuru aşamasında olup henüz tescil edilmediklerini, ... Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından TÜRKPATENT nezdinde başvuru yapılan 2018/00662 numaralı ... başvurusuna yapılan itirazları nedeniyle haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulmasına yönelik istemin ise yersiz olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde talep ettiği manevi tazminatın neye dayandığını açık ve kesin bir şekilde ortaya koyamadığını, müvekkili şirketlerden ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti. ve şirket yetkilileri olan ..., ... ve ... in dava ile hiç bir alakası bulunmadığını, müvekkili ... Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin de söz konusu iddialar ile hukuki bir ilgisi bulunmadığını, davacıların hükümsüzlük taleplerine dayanak yaptıkları marka başvuruların müvekkili şirketin başvuruları olduğunu, bu anlamda husumet itirazlarını da yenileyerek davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketler adına tescilli ... asıl ibareli markaların mevcut olduğunu, müvekkili ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin 1995 yılında kurulmuş olup, esasen kuyumculuk sektöründe 1960 yıllardan beri ... adı ile tanınır ve bilinir olduğunu, ... LİFE ŞEKİL markasının da 2008 yılından bu yana müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, davacılardan ...'in kurduğu şahıs şirketinde müvekkilinin bahsedilen markalarını da hukuka aykırı biçimde kullandığını, bu sebeple kendisine ihtarname keşide edildiğini, davacılardan ... tarafından müvekkillerine gönderilen cevabi ihtarnamede söz konusu kullanımın açıkça kabul edildiğini, fakat kullanımın durdurulmayacağının da beyan edildiğini, davacılardan ...'in dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti. adlı müvekkil şirkette eski ortak bulunduğuna yönelik savunma ve iddialarının da asılsız olduğunu, davacı şirket yetkilisi ...'in 05.12.2017 tarihinde hem hisselerini hem de marka haklarını müvekkili şirkete devrettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yapmış olduğu “...” isim markasının tesciline ilişkin 2018/08211 no.lu, 26.01.2018 tarihli ve 35. sınıfta yapılan başvurusu ile yine ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yapmış olduğu “...” isim markasının tesciline ilişkin 2018/08214 no.lu, 26.01.2018 tarihli ve 35. sınıfta yapılan başvurunun işbu davanın açıldığı 03.05.2018 tarihinden sonra işlemden kaldırıldıkları, davalı ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yapmış olduğu “...” isim markasının tesciline ilişkin 2017/104127 no.lu, 16.11.2017 tarihli ve 35. sınıfta yapılan başvurunun söz konusu isim markasının 2017/104127 tescil no. ile dava tarihinden sonraki bir tarih olan 03.02.2020 tarihinde davalı tarafından tescil edildiği, davalının söz konusu tescilli markasının SMK m.6/6 ve m.6/9’a aykırılık teşkil ettiği, davalı adına hali hazırda tescilli “...” markasının hükümsüzlüğünün işbu dava ile istenebileceği, başlangıçtaki eksik olan tescilli marka bulunmamasınından kaynaklanan eksiklikliğin dava görülürken tamamlandığı, davacı ...'in kendi adını marka olarak tescil ettirmek için yaptığı 2018/00662 no.lu, 04.01.2018 tarihli başvurunun, 2018/00662 tescil numarası ile 22.05.2019 tarihinde tescil edildiği, bu süreçte davalı itirazları sebebiyle davacı îdris ...’in herhangi bir hak kaybına uğramadığı, davalı itirazlarının SMK’dan kaynaklanan hakların meşru zeminde kullanılması mahiyeti taşıdığı, dolayısıyla salt itiraz etme olgusunun tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, tarafların akraba olup birbirilerini uzun süredir tanıdıkları, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri dikkate alındığında davalı ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yapmış olduğu marka tescil başvurularının kötüniyetli olduğu, TMK hükümleri kapsamında da kişilik haklarına saldırı ve adın haksız kullanımı olduğu, manevi tazminat şartlarının tescil başvurusuyla oluştuğu, her ne kadar ... ve ... ibareli başvurular neticelenmemiş ise de bu durumun tazminat sebebini ortadan kaldırmayacağı, eylemin ağırlığı paranın alım gücü hak ve nesafet gözetildiğinde 3000'er TL manevi tazminatın yerinde olduğu, başvurular davalı ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılmış ise de diğer davalıların şirket yöneticisi ve ortağı oldukları anlaşılmakla haksız fiilden şirketle birlikte sorumlu oldukları gerekçesiyle davacı ...'in 2018/08211 nolu '' ... '' ibareli markanın hükümsüzlüğü, davacı ...'in 2018/08214 nolu '' ... '' ibareli markanın hükümsüzlüğü davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'in açmış olduğu hükümsüzlük davasını kabulü ile; davalı ... Kuyumculuk San ve Tic. Ltd. Şti, adına TPMK nezdinde 2017/104127 nolu ile tescilli '' ... '' ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı ...'in haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına yönelik açmış olduğu davanın reddine, davacı ..., ... ve ...'in manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile; takdiren 3.000,00'er TL'nin davalılardan alınarak anılan davacılara ödenmesine, davacı ...'in açmış olduğu manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar hükümsüzlüğüne karar verilen marka dava açıldığı tarihte henüz tescil edilmemiş olsa da 2017 104127 numaralı “...” markasının yargılama sırasında tescil edilmesi nedeniyle dava şartı eksikliği tamamlanmış olduğu, davalılar vekili müvekkilleri ..., ..., ...’in davalı ...’nin yetkilileri olduğunu, şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğundan bu davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davalı ...’nin dava konusu olayla ilgisi bulunmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davalı şirketin yetkilileri olan davalıların kendi yönetimlerinde olan şirketin haksız eylemlerinden şirket ile birlikte sorumlu oldukları, davalı şirketler arasında ortaklarının aynı olması nedeniyle sıkı bağlantı bulunduğu, ayrıca davaya konu “...” ve “...” markalarının tescil başvurusunun ise davalı ... tarafından yapılması nedeniyle davalılar vekilinin husumete ilişkin istinaf talebinin de yerinde bulunmadığı, davalılar vekilinin manevi tazminat koşullarının bulunmadığına ilişkin istinaf taleplerinin ise hükmedilen manevi tazminatların tutarına göre hükümler kesin olduğundan ve bu hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulamayacağından incelenemeyeceği, “...” markasının davacı ...’in adından ve soyadından oluştuğu, davalı ... Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi’nin bu ismi marka olarak tescil ettirebilmesi için hiçbir üstün hakkı bulunmadığı, SMK’nun 6/6. maddesi uyarınca başkasına ait ismin marka olarak tescil ettirilemeyeceğinden, ayrıca davalı şirketin ... ile aralarında devam eden uyuşmazlıklar nedeniyle bu ismi marka olarak tescil ettirmesinin SMK’nun 6/9. maddesine göre kötüniyetli olduğu, hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davacılar vekili müvekkili ...’in marka tescil başvurusuna davalı tarafça itiraz edilmesinin haksız rekabet olduğunu belirtilerek istinaf talebinde bulunmuşsa da SMK uyarınca marka başvurularına yasal süresi içerisinde ilgililer tarafından itiraz edilebileceğinin düzenlendiği, davalı tarafın SMK’dan kaynaklanan yasal hakkını kullanarak marka tescil başvurusuna itiraz etmesinin TTK’nun 55. ve devamı maddelerinde tanımlanan haksız rekabet niteliğinde olmadığı, her ne kadar mahkemece TMK’nun 26. maddesi uyarınca davacılar ..., ... ve ...’in adlarının haksız olarak kullanıldığı gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmişse de, davalılar tarafından bu davacıların adlarının marka olarak tescili için başvuru yapıldığı, yalnızca ...’in adının marka olarak tescil edildiği, davalılar tarafından bu markanın kullanıldığına dair de bir iddia ve delil bulunmadığı, tescilin de dava açıldıktan sonra gerçekleştiği, davanın açıldığı tarihten önce davacıların adlarının davalı şirketlerin ticari faaliyetlerinde kullanıldığının iddia edilmediği, davacıların adlarının marka olarak tescili için başvuru yapılmasının TMK’nun 26. maddesi anlamında haksız kullanım olmadığı, bu adların davalılar tarafından ticari faaliyetlerinde kullanılması halinde manevi tazminata hükmedilebileceği, manevi tazminat koşullarının mevcut olmadığı, bu nedenlerle davacılar vekilinin manevi tazminat tutarlarına ilişkin yaptığı istinaf talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı ... ve davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalıların davacı ...’in marka tescil başvurusuna yaptıkları itirazların haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, davalı şirketlerin markalarının hükümsüzlüğü, davalı şirketlerin davacıların ad ve soyadlarını marka olarak tescil ettirmek için başvurmalarının kişilik haklarına saldırı ve haksız fiil teşkil ettiği iddiasıyla manevi tazminat davasıdır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 üncü maddesi.
3.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi.
4.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 26 ncı maddesi.
3.Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı ... ve davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.