7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2010/1430 E. , 2011/1207 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 120 ada 28 parsel sayılı 20965,87 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, aynı ada 37 parsel sayılı 3233,08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 120 ada 28 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 08.05.2009 tarihli rapora ekli haritada (A) harfi ile işaretli bölüm dışında kalan 12988,72 m2 yüzölçümündeki bölümün ... Köyü merası olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, geriye kalan bölümün tespit gibi tapuya tesciline, 120 ada 37 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Davacı Hazine'nin temyizi 120 ada 37 parsel ile 120 ada 28 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 08.05.2009 tarihli rapor ve ekindeki haritasında (A) harfi ile işaretli 7997,15 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin verilen hükme yöneliktir. 120 ada 37 parsel ile aynı ada 28 parsel sayılı taşınmazın temyize konu bölümünün geleneksel biçimde kullanıla gelen kamu malı niteliğinde mera olmadığı, taşınmazlar üzerinde tespit tarihinde zilyet davalılar ... ve ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Dava konusu 120 ada 28 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile işaretli bölümü dışında kalan 12988,72 m2 yüzölçümündeki bölümünün aidiyet belirtilmeden mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken meralar hakkında HUMK.un 74. maddesi hükmüne de aykırı olarak aidiyet belirtilmek suretiyle karar verilmesi, öte yandan mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, mahkemece bu hususta oluşturulan hüküm dahi sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün iki nolu bendinde yazılı bulunan “...... Köyü merası olarak sınırlandırılarak...” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “Mera Niteliği ile Sınırlandırılmasına...” sözlerinin yazılmasına, yine hükmün 6. ve 8. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine "davacı Hazine tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına" sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 02.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.