6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/10973 E. , 2024/13152 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'nın temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın savunması, mağdurun ve tanıkların beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın av tüfeği ile havaya ateş ettiği, kendi ikametinde bulunan mağdurun silah sesini duyması ve evinden beton parçalarının düşmesi üzerine dışarı çıktığı, bu sırada sanığın da geldiği, mağdurun "Allah'tan korkmuyor musunuz" dediği, sanığın silah ile kendisinin ateş ettiğini söylediği, aralarında tartışma çıktığı, sanığın olay yerinden uzaklaşırken mağdura "Yarın seni öldüreceğim" dediği anlaşılmakla;
Her ne kadar sanığın "Nitelikli Tehdit" suçundan cezalandırılmasına karar verilmişse de sanığın ilk eylemi olan havaya ateş etme eyleminde mağdura yönelik silahla tehdit kastıyla hareket etmediği, gerek sanık savunması gerekse de mağdur ve tanıkların beyanından anlaşılacağı üzere mağdur ve sanığın arasında olayın öncesine dayalı husumet bulunmadığı, dolayısıyla sanığın mağduru tehdit etmesini gerektirecek bir durum olmadığı, sanığın havaya tüfeğini deneme amaçlı olarak ateş ettiği anlaşılmakla sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c maddesinde düzenlenen "Korku, Kaygı veya Panik Yaratabilecek Tarzda Silahla Ateş Etme" suçunu oluşturduğu ve bu suç tamamlandıktan sonra ikinci eylemi olan mağdura "Yarın seni öldüreceğim" şeklindeki söyleminde aralarında sanığın havaya ateş etmesi ve mağdurun evine isabet etmesi sonucunda aralarında çıkan tartışma neticesinde sanığın mağduru tehdit ettiği, ayrıca dosya kapsamından anlaşılacağı üzere sanığın olay yerine gittiğinde elinde silahın bulunmadığı, dolayısıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen "Tehdit" suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesinde düzenlenen nitelikli tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyadin Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.