Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 18/01/2025
KARAR TARİHİ: 21/01/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dilekçesinde, .. tarihinde saat ... sıralarında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... sigorta poliçe numaralı ve ... plaka sayılı yolcu otobüsü ile ... otoyolu Adana Tarsus istikameti ... mevki ... dinlenme tesislerine yaklaşık ... km kala 2. şeritte seyretmekte iken havanın yağışlı olması sebebiyle ... km geldiği esnada aracın kontrolünü kaybetmesi sonucu orta ayrıç içinden geçerek diğer istikamet olan Mersin-Adana yönündeki sol kenar demir bariyerleri aşarak savrulup takla atması sonucu Mersin-Adana istikametinden 2. şeritte normal seyir eden ... ve ...araçlarada çarpması suretiyle ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazadan dolayı defalarca hastaneye gitmek zorunda kalan müvekkili ciddi hastane masrafları ödemek durumunda kaldığını, müvekkilinin çeşitli yerlerine platin takıldığını, öyle ki epikriz raporunda müvekkilinin vücudunda kemik kırıkları olduğunu, ağır derecede yaralandığını, işbu sebeple yoğun bakıma alındığını, işbu kaza sebebiyle müvekkilinin sol omzunda, sağ dirsekte, bel, pelvis kırıkları ve vücudun çeşitli yerlerinde kemik kırığı olduğu bütün kırıklardan ameliyat olduğunun açıkça görüleceğini, somut olayda müvekkilinin hastaneye kaldırıldığı ilk etapta hayati tehlike geçirmiş olduğunu, doktorların hayati derecede önem arz eden müdahaleleri sonucu hayata tutunabildiğini, nitekim müvekkili elem kaza sebebiyle bir kolunu kullanamaz duruma gelmiş olduğunu, hayatının geri kalanında tek kolu ile yaşamak zorunda kaldığını, müvekkilinin bir kolunun koptuğunu, işbu husus açıkça hastane raporlarında bulunmakta olduğunu, davanın kabulünü, müvekkillerinin maruz kaldığı kazaya ilişkin mağduriyetinin giderilmesi için fazlaya ilişkin dava haklarının saklı kalmak üzere şimdilik HMK Md. 107 davasının belirsiz alacak davası olduğunu, şimdilik 40.00TL kalıcı iş göremezlik için 10TL, geçici iş göremezlik için 10 TL, bakıcı giderleri için 10 TL ve tedavi giderleri için 10,00 TL olmak üzere toplam 40,00TL maddi tazminatın sürücüden ve malen sorumludan kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin maruz kaldığı kazaya ilişkin mağduriyetinin giderilmesi için 500.000,00 TL manevi tazminatın malen sorumludan ve sürücüden müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsilini, adli yardım taleplerinin kabulünü, yrgılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davanın dayanağı olan kazanın meydana geldiği ... plakalı otobüsün davalı ... Turizm İnşaat Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait olduğu, davacı ...'ın davalı ... Turizm İnşaat Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine ait otobüste yolcu olarak taşındığı anlaşılmaktadır.

Davacı, davalı ...'in sürücüsü ve davalı ... Turizm İnşaat Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin işleteni olduğu ... plakalı servis aracında yolcu olarak taşınmakta olup, taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.

HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup,

HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda, davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketleri ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi Ticaret Mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir.

Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketleri hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır.

Bu durumda davanın, davacı yolcunun, ...'in sürücülüğünü yaptığı ve ...'ın yolcu iken meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacınında tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir. Benzer nitelikteki servis aracında yolcu olarak bulunan kişinin yaralanması nedeniyle açılan davada da, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2022/331 E.-2024/423 K.sayılı ilamında da uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle Diyarbakır Tüketici Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2-Görevli mahkemenin DİYARBAKIR TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna,

3.6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

4.H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog