7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/5428 E. , 2012/7892 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 113 ada 2, 121 ada 19, 128 ada 17 ve 118 ada 71 parsel sayılı sırasıyla 7915,34 m2, 1923,59 m2, 10612,08 m2, 1660,34 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 113 ada 2, 121 ada 19 ve 128 ada 17 parsel sayılı taşınmazlara yönelik, davacı ... ise miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 113 ada 2, 128 ada 17 ve 118 ada 71 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak 118 ada 71 parsel sayılı taşınmaz yönünden davaya katılmıştır. Yargılama sırasında davacı ...'ın da miras bırakanı olan ... ...'ın mirasçısı ... 113 ada 2, 121 ada 19, 128 ada 17 ve 118 ada 70 parsel sayılı taşınmazlar yönünden vergi kaydına da dayanmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne; dava konusu 113 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... Gürsaçlı tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 1314,24 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 698,01 m2 yüzölçümündeki bölümlerin miras bırakan ... ... mirasçıları adına payları oranında, (D) harfi ile gösterilen 1750,77 m2 ve (E) harfi ile gösterilen 771,15 m2 yüzölçümündeki bölümlerin miras bırakan ... ... mirasçıları adına payları oranında, (B) harfi ile gösterilen 3381,17 m2 yüzölçümündeki bölümün ise miras bırakan ... mirasçıları adına payları oranında, dava konusu 118 ada 71 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 398,27 m2 yüzölçümündeki bölümün katılan davacı ... ... adına, (B) harfi ile gösterilen 422,10 m2 yüzölçümündeki bölümün miras bırakan ... ... mirasçıları adına payları oranında, (C) harfi ile gösterilen 585,79 m2 yüzölçümündeki bölümün miras bırakan ... ... mirasçıları adına payları oranında, (D) harfi ile gösterilen 254,20 m2 yüzölçümündeki bölümün ise miras bırakan ... ...'in mirasçıları adına payları oranında, dava konusu 121 ada 19 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 979,49 m2 yüzölçümündeki bölümün miras bırakan ... ... mirasçıları adına payları oranında, (B) harfi ile gösterilen 944,10 m2 yüzölçümündeki bölümünün miras bırakan ... ... mirasçıları adına payları oranında, dava konusu 128 ada 17 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 5704,93 m2 yüzölçümündeki bölümün miras bırakan ... ... mirasçıları adına payları oranında, (B) harfi ile gösterilen 2864,36 m2 yüzölçümündeki bölümün miras bırakan ... ... mirasçıları adına payları oranında, (C) harfi ile gösterilen 2042,79 m2'lik bölümün miras bırakan ... ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu taşınmazların sınırları belirli olmasına rağmen kadastro tespitinde bütün olarak tespit edildiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; dava konusu taşınmazların tespitlerine esas alınan ve tescil ilamı ile oluşan tapu kayıtları ile kayıtların dayanağı krokinin uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi davacıların iddiasının esas dayanağını teşkil eden zilyetlik olgusu yönünden mahkemece yapılan araştırma da yetersizdir.
Somut uyuşmazlıkta sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazların tespitlerine esas alınan 24.09.2003 tarih 2, 3, 4 ve 6 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte harita ve dayanak belgeleri Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, tespite dayanak tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının Asliye Hukuk Mahkemesinin tescil ilamı ile oluştuğu ve haritasının bulunduğu, söz konusu tescile esas haritada kenar uzunluklarının bulunup ölçeğinin de yer aldığı hususları gözetilerek öncelikle geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile dayanak kayıtlar haritasının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılarak kapsamı belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye, dayanak tapu kayıtları ile haritalarının uygulanmasını belirtmeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazların tamamının veya bir bölümünün tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının miktarı kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, somut olayın özelliğine göre dava konusu taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tescil ilamı sonunda oluştuğu, anılan dava dosyasında taraf olan bir kısım davalı veya miras bırakanlarının önceki günlü tescil ilamında da taraf oldukları, anılan tescil davasının yargı denetiminden geçerek kesin hüküm niteliğini kazandığı, kesin hükmün varlığı durumunda sonraki uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi gerektiği ancak kesin hükmün tescil ilamının tarafları ile onların haleflerini bağlayıcı nitelikte olmasına rağmen ilama taraf olmayan kişiler açısından ise bağlayıcı nitelikte olmayıp delil mahiyetinde olduğu, bu hususlardan ayrı olarak bir kısım davalıların tarafların iddialarına yönelik kabul beyanlarının bulunduğu hususları somut olayın değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, dava konusu taşınmazların tamamı veya bir bölümünün tespite esas tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı veyahut davanın taraflarının dayanak tapu kayıtlarının oluştuğu tescil ilamında taraf veya tarafların halefi olmadığı saptandığı takdirde usulüne uygun olarak zilyetlik araştırması yapılmalı, ayrıca dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri taşınmaz başında dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, daha sonra uzman ziraatçi bilirkişi ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp, gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkeme gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, taşınmazların fotoğrafları ile birlikte gerekçeli rapor alınarak tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi bir kısım davalılarında kabul beyanlarının bulunduğu dahi isabetsiz, davalılar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 13.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.