8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/902 E. , 2024/4969 K.
"İçtihat Metni"TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 16 yıl 6 ay hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında mahallinde keşif yapılarak koşulları oluştuğu takdirde sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 188 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince artım uygulanıp uygulanmayacağının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğin gözetilmesinde zorunluluk bulunması ve adli emanetin 2020/1073 sırasında kayıtlı kitabın sahibine iadesi yerine, imhasına karar verilmesi gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında 16 yıl 6 ay hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık aleyhine şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; ihbar üzerine başlatılan çalışmada, sanığın cadde üzerinde beklediği, yapılan fiziki takipte ikametine gidip geldikten sonra kahvede oturan tanık ...'u yanına çağırarak bir paket verdiği, tanığın da para vererek yanından ayrıldığı görülerek göz takibi kaybedilmeden durdurulan tanığın cebinde bulunan kitap sayfası parçasına sarılı vaziyette uyuşturucu maddeyi rızasıyla kolluk görevlilerine teslim ettiği, ardından alınan arama emri ile sanığın ikametinde yapılan aramada, tanıktan ele geçen uyuşturucu maddenin sarılı olduğu materyalin örtüştüğü kitabın ele geçirildiği iddiasına ilişkindir. Uzmanlık raporuna göre, ele geçen uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoidler grubunda yer alan MDMB-4EN-PINACA maddelerini ihtiva ettiği anlaşılmıştır.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tutanakları ile kolluk görevlilerinin beyanları, tanığın aşamalarda uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığına ilişkin beyanları ve sanığı teşhisi, sanığın tevilli ikrarı, tanığın üzerinde ele geçen uyuşturucu maddenin sarılı olduğu kağıt parçasına ait kitabın sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilmiş olması hususları nazara alınarak üzerine atılı suçtan mahkumiyetine; uyuşturucu maddenin cinsi ve keşif sonucu alışverişin camiye mesafesinin 200 metrenin altında olduğunun anlaşılması nedenleri ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca cezasında arttırım yapılmasına, iki nitelikli halin varlığı nedeniyle temel cezanın alt sınırdan ayrılmak suretiyle belirlenmesine; sanığın tanığa uyuşturucu madde verdiğinin fiziki takip ve tutanak tanıklarının beyanı ile sabit olması ve sanığın uyuşturucu maddeyi temin ettiğini beyan ettiği şahıslar hakkında takipsizlik kararı verilmiş olması nedenleriyle yasal şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ve sanığın geçmişi, olumsuz sosyal ilişkileri, sabıkalı oluşu, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nazara alınarak takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, mahkemece yapılan değerlendirmenin ve varılan sonucun yerinde olduğu gerekçesi ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve kanuna uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/2584 Esas, 2022/1605 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.