1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2023/2923 E. , 2024/6141 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı ...; köyü,.... mevkiinde doğusu Göçmen ...ve tepe, batısı göçmen..., kuzeyi ..., güneyi tepe ile çevrili taşınmazın mülkiyeti muris babası ...'e ait iken kadastro çalışmaları sırasında yurt dışında olması ve diğer mirasçıların da başka şehirlerde yaşamaları nedeniyle 105 ada 319 parsel numarası ile köy merası olarak tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile murisi ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında muris...'in dava dışı mirasçıları davaya muvafakat ettiklerini bildirmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu teşkil edemeyeceğini, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken değer taşımayacağını, taşınmazın yüz ölçümü dikkate alındığında davacının kanuni iktisap haddi üzerinde talepte bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2016/90 Esas, 2019/562 Karar sayılı kararı ile; davacı ve öncesinde murisinin taşınmaz üzerinde en az yirmi yıl süren zilyetliğinin bulunmadığı gibi taşınmazın mera vasfında olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/1081 Esas, 2021/1101 Karar sayılı kararıyla, davacının zilyetlik ile beraber tapu kaydına da dayandığı ancak Mahkemenin dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı yönünde yaptığı uygulamanın yetersiz olduğu gibi, fen bilirkişi raporu ile de dayanak tapunun taşınmazı kapsayıp kapsamadığının izlenemediği, kararın bu yönden denetlenemediği, eski tapu kaydının dava konusu edilen taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenerek denetime uygun şekilde alınacak bilirkişi raporları dosya kapsamına kazandırılarak dayanak tapu kaydının dava konusu edilen alanı kapsadığı anlaşılır ise bu durumda taşınmaz üzerinde kullanımın olmamasının taşınmazın davacıya ait olduğu sonucunu değiştirmeyeceği de gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dinlenen tanık, mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişisi ...'ın beyanlarından dava konusu taşınmazın davacının babası ...'e ait olduğu, taşınmazın mera olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 105 ada 319 parselde (A) harfi ile gösterilen 7.231,41 m2 yüz ölçümlü bölümün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili; davaya konu taşınmazın mera vasfında olup özel mülkiyete konu edilemeyecek ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunu, taşınmazın komşu 105 ada 254 parselin dayanak tapu kaydının sınırı ile çeliştiğini, bu hususa bilirkişi raporunda da yer verildiğini belirtip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, davacının dayandığı tapu kaydının hudutları itibarıyla dava konusu taşınmaza uyduğunun anlaşılmasına göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili, savunmalarını ve istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13, 14 ve 20. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1. maddesi.
3.Değerlendirme 2006 yılında Sivas ili, .... ilçesi, .... köyünde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde davaya konu 105 ada 319 parsel sayılı taşınmazın 150.095,79 m2 yüz ölçümü ve ham toprak vasfı ile senetsizden, tarım alanına dönüştürülmesi mümkün yerlerden olduğu belirtilerek davalı Hazine adına tespit edildiği, tespitin itiraza uğramadan 04.08.2006 tarihinde kesinleştiği, 16.11.2012 tarihinde Mera Kanunu'nun 12. maddesine göre düzenlenen Sivas Valiliği Mera Komisyonunun tahsis raporu ile Bahçecik Köy Tüzel Kişiliğine mera olarak tahsis edildiği anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacının murisi ...'in 08.05.1969 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak eşi ... ile ...'dan olma kızı ... ve önceki eşi .....'den olma çocukları...,...,... ve davacı ...'nün kaldığı sabittir.
Davacının dayandığı 03.11.1956 tarihli, 6 sıra nolu tapu kaydından; 7.155 m2 yüz ölçümlü ve tarla niteliğindeki taşınmazın tamamının davacının murisi "...... oğlu ..." adına kayıtlı olduğu, doğusunun Göçmen ...ve tepe, batısının Göçmen..., kuzeyinin ..., güneyinin ise tepe ile çevrili olduğu görülmektedir.
Dairemizce UYAP sistemi üzerinden yapılan eksiklik talebi üzerine dosya içerisine getirtilen kayıtların incelenmesinde; davacının dayandığı 03.11.1956 tarihli ve 6 sıra nolu tapu kaydının geldisinin Temmuz 1940 yılı, 481 nolu tapu kaydı, gittisinin ise 17.12.1987 tarihli, 4 sıra nolu tapu kaydı olduğu, anılan kayıtlarda taşınmazın hudutlarının ve miktarının bir değişikliğe uğramadığı ancak taşınmazların edinme sebeplerine bakıldığında; 1940 yılında Göçmen ... ve efradı ailesinin iskanlarına tahsisi ile namlarına temlik edilmesi sonucu Memet ... mirasçıları olan ... (davacıların murisi) vd. adına taşınmazın tapu kaydının oluştuğu, ...'in taşınmazdaki diğer mirasçıların paylarını 03.11.1956 tarihinde satın alarak taşınmazın tamamına malik olduğu, ne var ki ...,...,ve ...'nin taşınmazdaki paylarının...'e yapılan 03.11.1956 tarihli satışının gayri kanuni olduğu gerekçesiyle iptaline ilişkin Hafik Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.1957 tarihli ve 1955/343 Esas, 1955/218 Karar sayılı kararının infazı sonucu oluşan 17.12.1987 tarihli, 4 sıra nolu tapu kaydında taşınmazda muris ...'in 2/5, .... ve ...'nin ise 1/5'er pay sahibi oldukları, anılan kayıtta "uygulanamadı" ibaresinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; 17.12.1987 tarihli, 4 sıra nolu tapu kaydına göre davacının murisi ...'in taşınmazın tümüne değil 2/5 payına malik olduğu, tapu kaydı dava konusu taşınmaza uysa da zilyetlikle birleşmediği anlaşıldığından davacıların murisinin payı oranında kabul kararı verilmesi gerekirken tapu kaydındaki miktarın tamamının kabul kapsamına alınması doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca; Harita Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01.10.2022 tarihli rapor ekindeki koordinatlı kroki esas alınmak suretiyle oluşturulacak tapu kaydına davacının murisi ...'in 2/5 payı üzerinden veraset ilamına atıf yapılmak suretiyle davacıların paydaş kabul edilmesi, kalan payın dolu pafta ilkesi gözetilerek davalı Hazine lehine kaydedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davalı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.