8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/14277 E. , 2024/4955 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KANUN YARARIBA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/767 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin kararının 27.01.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31967 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB- 2023/31967 kanun yararına bozma isteminin; “Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, cezalandırmaya ilişkin kanun maddeleri ve hükmolunan ceza belirlenmeden doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için önce bir cezanın belirlenerek bir mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği cihetle, mahkemesince öncelikle 5271 sayılı Kanun’un 232/6 ncı maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulmasını müteakip, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılacak değerlendirme sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 23.06.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2013 tarihli, 2013/48607 - 33 Soruşturma, 2013/18589 Esas ve 2013/6546 sayılı İddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Adana 6.
Sulh Ceza Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli ve 2013/819 Esas, 2014/502 sayılı Kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 28.06.2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşerek infazı için Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
C. Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle dosyanın kapatılarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.01.2016 tarihli ve 2015/767 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararı ile; “Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5 inci maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiği anlaşılmakla CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
CMK'nın 231/8 inci maddesi gereğince sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına” karar verildiği'', kararın 27.01.2016 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
D. Adana 24.
Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, cezalandırmaya ilişkin kanun maddeleri ve hükmolunan ceza belirlenmeden doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için önce bir cezanın belirlenerek bir mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması, ardından sanık hakkında daha önce Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli ve 2013/819 Esas, 2014/502 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve ihlal üzerine yargılama yapıldığı hususu da dikkate alınarak, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yargılamaya devam edilerek sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/767 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.