7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/26191 E. , 2024/9780 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dava dosyasının iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin süre tutum dilekçesindeki temyiz sebebi, verilen kararı temyiz etme iradesine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebebi; suç işleme kastı bulunmadığından hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve alt sınırdan ceza tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE
07.02.2016 tarihinde saat 14.30 sıralarında, uygulama noktasına gelen sanığın sürücüsü olduğu 16 BRT 49 plakalı araçta, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın içerisinde bulunan koliler içerisinde görünür vaziyette toplam 1000 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, suçlamaları ikrar etmiş, kanun iadesi sonrasında savunmalarını tekrar ettiğini, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme gücü bulunmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın kullandığı araçta toplam 1000 karton kaçak sigara ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nakil aracının sanığa ait olduğu, dava konusu eşyanın taşıma aracının bilinen yüküne göre hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, bilinen piyasa değerine göre de, aracın müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Adlî para cezasının gün karşılığı miktarının belirlenmesi sırasında ilgili Kanun maddesinin fıkrası numarasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, isabetli bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 1 numaralı bendinin yedinci paragrafında bulunan "52." ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ''52/2" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.