Esas No
E. 2024/1480
Karar No
K. 2024/1480
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
SAKARYA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

5. Hukuk Dairesi

E. 2024/1480 K. 2024/1480 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf SAKARYA Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1480, K. 2024/1480, T. 10.01.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
SAKARYA Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1480
Karar No
2024/1480
Karar Tarihi
10.01.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1480 - 2025/45

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVA TARİHİ: 08/03/2021
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
NUMARASI: 2021/150 Esas - 2024/436 Karar
DAVACI: ......
VEKİLİ: ......
DAVALI: ......

:......

VEKİLİ: ......
DAVA: Satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazmini
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN: Davacı vekili

Taraflar arasındaki satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazmini davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı vekili; vekil eden şirket ile davalı arasındaki sözlü anlaşma sonucunda davalıdan tıbbi maske üretimi için 14 adet ultrasonik puntolama makinesi satın alındığını, makinelerin teslim tarihinin 06.08.2020 olduğunu, vekil eden şirketin toplam 95.000,00 TL ödeme yaptığını, 06.08.2020 tarihinde makinelerin anlaşma gereği dava dışı NCR şirketi yetkililerine teslim edildiğini, NCR şirketi yetkilileri tarafından yapılan incelemede makinelerin ayıplı olduğu, performanslarının düşük olduğu ve sözleşilen performansta çalışan makineler olmadığını bildirdiğini, bunun üzerine vekil edeni şirketin makinelerin iade edilmesi amacıyla 25.08.2020 tarihinde davalı yan tarafından kesilen faturanın aynı meblağı olan 96.212,48 TL bedelinde elektronik ortamda iade faturası düzenlediğini, aynı tarihte NCR Tekstil Makina İmalat İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti yetkililerinin davalının yönlendirmesi üzerine 14 adet makineyi RMS Sistem Robot Otomasyon ve Makine Teknolojileri San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ne teslim ettiğini, makineler iade edildikten sonra davalı yan ile yapılan görüşmeler sonucunda makinelerin onarılarak ve performanslarının yükseltilerek tekrardan geri alınması hususunda anlaşıldığını, ancak davalının 05.09.2020 tarihinde makinelerden 10 adedini vekil edeni şirkete teslim ettiğini, geriye kalan 4 makine teslim edilmediğini, ayrıca davalı yan tarafından 10 adet makinenin de herhangi bir şekilde faturası kesilmediğini, Davalı yana eksik ifa sebebiyle 17.09.2020 tarihinde Bakırköy 45. Noterliği 22786 yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini, vekil edeni şirket ile dava dışı NCR Tekstil Makina İmalat İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti arasında davaya konu makinelerin satışı hakkında 06.07.2020 tarihli "Makine Alım Satım Sözleşmesi" imzalandığını, davacı taraf teslim etmesi gereken makineleri geç ve eksik teslim etmiş olduğundan dava dışı NCR şirketi tarafından Kırıkkale 2. Noterliğinden ... yevmiye numaralı ihtarname ile 10.11.2020 tarihinde, sözleşmeden kaynaklanan cezai şart ile maddi zararın toplamı olan 580.080,00 TL'yi müvekkil şirketten talep edildiğini, tarafların 196.000,00 TL ödenmesi üzerine uzlaştığını, 06.12.2020 tarihinde taraflar arasında sulh ve ibra protokolü imzalandığını, dava dışı NCR şirketine 07.12.2020 tarihinde 196.000,00 TL ödeme yapıldığını, Ayrıca vekil şirket ile dava dışı NCR arasında akdedilen alım satım sözleşmesi gereği makinelerle üretilecek maskelerden müvekkilin ayrıca bir kar elde etmesi hususunda anlaşıldığını,

Davalı tarafından makinelerin teslim edildiği tarih olan 06.08.2020 tarihinden makinelerin iadeye gönderildiği ve 10 adetinin tekrar geri alındığı sürece kadar NCR Tekstil Makina İmalat İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti’nin günlük üreteceği maske sayısı 1.344.000 adet olması gerekirken 924.000 adet eksik üretim olduğunu, halihazırda 4 adet makine eksik bırakıldığından günde 24.000 adet maske eksik ürettiğini, vekil edeni şirketin NCR şirketinin üreteceği maskelerden maske başına 0,12 krş gelir elde etmesi beklenirken davalı tarafın makineleri gereği gibi teslim etmemesi neticesinde müvekkil şirket işbu kardan da mahrum kaldığını, davalı yanın neden olduğu zarar 298.080,00 TL olduğunu, davalı tarafın borcunu gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle müvekkil şirketin uğramış olduğu zararın tazmini, teslim edilmeyen makinelerin teslim edilmesi ve gecikme tazminatının ödenmesi gerektiğini belirterek davalı tarafından teslim edilmeyen 4 adet ultrasonik yapıştırma makinesinin bedeli olan toplam 27.489,28 TL'den ileride artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin (ıslahla 27.489,28-TL) ticari temerrüt faiziyle birlikte vekil edeni şirkete iadesine, vekil edeni şirketin dava dışı NCR Tekstil şirketine ödemiş olduğu cezai şart bedeli ile maddi zarar tazminine ilişkin bedel olan 196.000,00 TL'den ileride artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin (ıslahla 196.000,00-TL) rücuen tazminine, vekil edeni şirketin, davalı yanın eksik ifası nedeniyle uğramış olduğu kazanç kaybı olan 298.080,00 TL'den artırılmak üzere şimdilik 100,00 (Yüz) TL'nin tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; " davacı tarafından makinelerin usulüne uygun olarak iadesi ve bu kapsamda oluşan zararlarının tazmini noktasında, dava ispatlamadığından davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun niteliğinin haiz olmadığını, iadenin usulsüz olduğuna ilişkin sonuca varılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, 15/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;

Söz konusu ayıp ihbarının süresinde olmadığını, dosyaya tüm malzemelerin eksiksiz ve tam olarak teslim aldıklarına dair evrakın sunulduğunu, pandemi bitiş zamanına yaklaşıldığı ve maske ihtiyacı kalmadığı için davacı tarafın bu şekilde bir iddiada bulunduğunu, talep edilen fahiş zarar taleplerinin davacının defterlerinde makinelere ilişkin alacağın bulunmadığını verilen ret kararının doğru olduğunu, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK

3.Değerlendirme ve karar Dava, satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazminine yöneliktir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinafa başvurulmuştur.

Dava konusu davalıdan temin edilen makinelar stoku bulunan ve belli standartlarda üretilen borular olduğu için ağırlıklı edim satıma yönelik olduğundan uyuşmazlık ticari satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Taraflar tacir olup, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu makinelerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın ne zaman ortaya çıktığı, ayıp ihbarına ilişkin usulüne uygun itiraz varsa ihbarın süresi içinde yapılıp yapılmadığı, makinelerin teslim edilip edilmediği, onarım sonrasında makinelerin alıcıya teslim edilip edilmediği, ayıptan davalının sorumlu olduğunun kabulü halinde sorumlu olduğu tazminat miktarı hususunda toplanmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu’nun 219 ve devamı maddelerinde düzenlenen, satış sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Adı geçen Kanun’un 219. maddesinde, ''Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanun’un 227. maddesi gereğince alıcı, ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere, satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir.

Aynı Kanun'un 223. maddesi ise, "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Madde metninden anlaşılacağı üzere, satılandaki ayıbın niteliğine göre uygun bir süre içinde ya da ayıp ortaya çıktıktan sonra hemen karşı tarafa bildirilmesi gerekir. Bu ibarelerden, her somut olayın özelliğine göre dürüstlük kuralına uygun olan en kısa süre anlaşılmalıdır.

Uyuşmazlık, davalı tarafından ayıbın yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığı ve ayıp nedeniyle davacıya rücuan tazminat verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2 maddesinde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.

Öte yandan; TTK’nun ticari satışlara ilişkin 23. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nun 231. maddesinde ticari satışlarda ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 2 yıl olacağı düzenlenmiştir. Ayıp ihbar süreleriyle ilgili olarak da, TTK m. 23/c uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Gizli ayıp basit bir muayeneyle anlaşılamayacak durumda ise bu tür bir ayıbın ortaya çıkması halinde B.K.'nun 223-2. fıkrası uyarınca ayıbın derhal satıcıya bildirilmesi gerekir.

Somut olay değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında tıbbi maske üretimi için 14 adet ultrasonik puntolama makinesi satışına ilişkin sözlü sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davacı tarafından 06.08.2020 tarihinde 50.000,00 TL, 11.08.2020 tarihinde 45.000,00 TL olmak üzere toplam 95.000,00 TL banka kanalı ile davalıya ödeme yapıldığı, davalının satışa ilişkin 06/08/2020 tarih ve GİB2020000000067 nolu 96.212.,48 TL bedelli fatura düzenlediği, ayrıca davacının aldığı makineleri dava dışı NCR Tekstil...Ltd. Şti.'ne satışına ilişkin makine alım satım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme konusu makinelerin davalı tarafından dava dışı NCR Tekstil...Ltd. Şti.'ne teslim edildiği, NCR şirketinin makine performanslarının düşük olduğu ve sözleşilen performansta çalışan makineler olmadığının davacıya bildirilmesi üzerine davacının 25.08.2020 tarihli 96.212,48 TL bedelli e-arşiv faturası düzenlediği, davalı davacıya çektiği Elbistan 2. Noterliği'nin 12920 yevmiye nolu ve 27.08.2020 tarihli ihtarname ile iade faturasına itiraz ettiği uyuşmazlık konusu değildir.

Davacı makinelerin iade edildiğini ve makinelerin onarılarak ve performanslarının yükseltilerek tekrardan geri alınması hususunda anlaşıldığını, makinelerden 10 adetinin onarım sonrası teslim edildiğini, 4 adet makinenin teslim edilmediğini iddia etmektedir.

Davalı taraf ise ürünleri teslim ettiğini ve iade alınmadığını savunmaktadır. Dava konusu makinelerin davacının alıcısına teslim edildiği tarafların kabulünde olup, sözleşme konusu ürünlerin onarım için davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacı taraftadır.

Davacı taraf makinelerin onarım için davalının yönlendirmesi üzerine dava dışı RMA firmasına teslim edildiği iddia edilmiş ise de sözleşme konusu makinelerin marka ve model bilgisi bulunmadığından RMA firmasında bulunan ürünlerin davacıya ait olup olmadığı, davalının yönlendirmesi ile onarımın yapılıp yapılmadığı, bakım ve onarımların kimin adına yapıldığı ve maliyetini kimin karşıladığı ispatlanamamıştır.

Tacir olan tarafların ticari defterlerinin incelemesinde; davacı ve davalı taraf arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın davalı tarafın düzenlendiği faturaya yönelik bir itirazın olduğuna yönelik kayda rastlanmadığı, davacı tarafından davalıya alınan malın bedeli olarak Kuveyt Türk Bankasıyla gönderildiğini iddia edilen 06/08/2020 tarihi 50.000,00.-TL'nin ve 11/08/2020 tarihli 45.000,00 TL'nin davacı tarafın yasal defterlerinde davalı tarafın kayıtlarında yer almadığı, ilgili ödemelerin dava dışı şirket kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından davacıya ... numaralı 22/09/2020 tarihli fatura ile 5 adet makine için fatura düzenlendiği, bu makinelerin yeni ve başkaca makine olup olmadığının belli olmadığı, davalı tarafından davacıya kanunda belirtilen süreler içersinde satılan mala ait faturanın düzenlendiği, davalının satılan makinelere ait faturaların ticari defter (yevmiye defterinde) kayıtlarında peşin olarak tahsil edildiği ve kasa hesabına kaydının yapıldığı, tarafların ticari defter kayıtlarında ve yevmiye defterlerinin kapanış kaydında davalıdan herhangi bir alacağının/ borcunun olduğuna dair herhangi bir muhasebe kaydının olmadığı görüşü bildirilmiştir.

Davacı tarafın makinelerin ayıplı olduğu gerekçesiyle ... numaralı 25/08/2020 tarihli iade fatura düzenlediği, davalı tarafça bu iade faturasına süresi içerisinde Elbistan 2. Noterliği'nin 27/08/2020 tarihli ve 12920 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiği, iade faturası davalı defter ve kayıtlarına alınmadığı anlaşılmakla iade faturasının kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Ayrıca, davacı, dava dışı NCR Tekstil...Ltd. Şti. İle yapılan makine alım satım sözleşmesinde, gerekli taşınmayan makinelerin teslim edilmesi durumda cezai şart ödeneceği ve maske başına kar payı ödeneceğinin kararlaştırılması sebebiyle bu kapsamdaki zararlarının tazminini istemektedir. Bu noktada makinelerin satıcısı olan davalı ... ile dava dışı NCR Tekstil Ltd. Şti. arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığı gibi davacıya karşı bu hususlarda taahhütü de bulunmamaktadır. 06.07.2020 tarihli sözleşmenin cezai şart ve kar payına ilişkin hükümlerinin sadece satım sözleşmesinin tarafları arasında geçerli olduğu, alıcının akdi sorumluluğa dayanan talep haklarını, satım sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere yöneltmesi mümkün değildir. Bu sebeplerle, davacının dört adet makine bedeli talebinin sözleşme konusu makinelerin marka ve model bilgisi bulunmadığından RMA firmasında bulunan ürünlerin davacıya ait olup olmadığı, davalının yönlendirmesi ile onarımın yapılıp yapılmadığı, bakım ve onarımların kimin adına yapıldığı ve maliyetini kimin karşıladığı ispatlanamadığı, davacının cezai şart ve kar payı talebinin davalının bu konuda taahhüdü bulunmadığından ve 06.07.2020 tarihli sözleşmenin cezai şart ve kar payına ilişkin hükümlerinin sadece satım sözleşmesinin tarafları arasında geçerli olduğundan davacının taleplerinin ayrı ayrı reddine dair verilen karar sonucu itibariyle yerinde görülmüştür.

V. KARAR

Dosya istinaf sebepleri ile birlikte HMK'nın 355. maddesi çerçevesinde incelenen kararda mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle dairemizcede benimsenen yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/05/2024 tarih, 2021/150 Esas - 2024/436 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Davacıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)

3.İstinafa başvuran davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

6.Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere 10/01/2025 oy birliği ile karar verildi. * ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog