Esas No
E. 2023/7308
Karar No
K. 2024/393
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/7308 E.  ,  2024/393 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/885 E., 2023/673 K.
KARAR: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Demirci Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi

SAYISI: 2017/192 E., 2020/86 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 450101314853 sigorta sicil numarası ile 18.07.2012 - 24.12.2015 tarihleri arasında 1030076 iş yeri sicil numaralı davalı ...Yün İplik Halı San. ve Tic. Ltd. Şti.'de vargel makine işçisi olarak çalıştığı, davacının davalı şirkete ait fabrikada 24.12.2015 tarihinde iş kazası geçirdiği, davacının iş kazasından sonra SGK hizmet dökümü kayıtlarını incelediğinde çalıştığı dönemlerin SGK'ya eksik bildirildiğini öğrendiği iddiasıyla davacının davalı ...Yün İplik Halı San. ve Tic. Ltd. Şti.'de 18.07.2012 - 24.12.2015 tarihleri arasındaki hizmet akdine tabi eksik sürelerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 21.02.2020 tarihli dilekçe ile talebinin sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespitine yönelik olduğunun beyan etmiştir.

II. CEVAP

1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olup kayıtların aksi yönde iddialarının aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiği, Yargıtay yerleşmiş içtihatlarının da sürekli olarak bu konuya ve delillerin niteliğine vurgu yaptığı, sigortalının iddia ettiği çalışmayla ilgili olarak ücret tediye bordroları ve sair resmi nitelikte yazılı belgeler ve delillerin arandığın davacının bu türden delillerini somut bir şekilde ortaya koymadığı, soyut ve ispatı kabil olmayan iddialara dayandığı, tanık delilinin bu dava için yeterli ispat gücüne sahip olmadığı, davanın ispat gücünden yoksun, belirsizlikler ihtiva eden, delil ortaya koyulmamış bir dava olduğu, aksi yönde bir kanaat oluşması halinde fer'i müdahil olmaları ve davanın açılmasına sebep olmamaları nedeniyle Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesine konu iddiaların gerçeği yansıtmadığı, davacı tarafın davalı şirket nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen herhangi bir çalışmasının mevcut olmadığı, davacının tüm çalıştığı dönem hizmetlerinin Kuruma bildirildiği ve primlerinin de eksiksiz olarak yatırıldığı, davacının bir çok defa işten ayrılıp tekrar işe başlamasının söz konusu olduğu, kesintisiz çalışmasının söz konusu olmadığı, davacının müvekkile ait işyerinde çalışmaya başlamadan önce emekliliğe hak kazandığı ve emeklilik aylığı tahsisi yapıldığı, davacının bu şekilde çalışan bir işçi olduğu, dolayısıyla davalı tarafından emekliliğini olumsuz etkileyen ve geciktiren bir durumun söz konusu olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacının talebinin davalı ...Yün İplik Halı San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde 18.07.2012 - 24.12.2015 tarihleri arasındaki Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirilen çalışmaların sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığının tespitine ilişkin olduğu, davacı tanıklarının davacının davalı işyerinde sürekli olarak çalıştığına dair beyanları ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı ...Yün İplik Halı San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde 18.07.2012 - 24.12.2015 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle sosyal güvenlik destek primine tabi olarak 1238 gün çalıştığının sabit olduğu, ancak 988 günlük çalışmasının davalı Kuruma bildirilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile ..... TC. Kimlik,..... sigorta sicil numaralı, 01.07.2011 tarihinden itibaren .... tahsis no ile yaşlılık aylığı almakta olan davacı ...'nin davalı ...Yün İplik Halı San. Tic. Ltd. Şti.'de 18.07.2012 - 24.12.2015 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak, 1238 gün çalıştığı, 988 günlük çalışmasının davalı Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 21.02.2020 tarihli dilekçe ile hizmet tespiti talebinin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak eksik ödenen prim günlerinin tespiti istemi olduğunu belirttiği, davacının 506 sayılı Kanun'un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti olmadığı, 63/B kapsamında Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışmanın tespitini talep ettiği görülmekle, Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışma sürelerinin 506 sayılı Kanuna göre sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği hususu gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucunda aksi yönde verilen kararın hatalı olduğu gerekçesiyle fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Demirci Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 22.10.2020 tarih, 2017/192 Esas ve 2020/86 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının istinaf dilekçesindeki istinaf sebepleri ile alakasının olmadığı, yalnızca tespiti istenen sosyal güvenlik destek priminin sigortalılık süresinden sayılmadığına hükmederek başkaca hiçbir araştırma yapmadan tabiri caiz ise kestirip atarak davanın reddine karar verildiği, sosyal güvenlik destek priminin işçiye sağladığı faydalar ve düzenleme amacının görmezden gelindiği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden sosyal güvenlik hakkından mahrum bırakılmak karar ile görmezden gelinmekte olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalıya ait iş yerinde 18.07.2012 - 24.12.2015 tarihleri arasındaki eksik hizmetlerinin tespitine ilişkindir.

1.01.10.2008 tarihinde tüm maddeleriyle yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) Geçici 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce mülga 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlara tabi iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malullüğü, malullük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek pirimi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hariç olmak üzere sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından 5510 sayılı Kanun'la yürürlükte kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanmaya devam edilir.

2.Eldeki davada; 01.10.2008 tarihinden önce başlayan sigortalı süreleri nazara alınarak 01.07.2011 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta olan davacı, 18.07.2012 - 24.12.2015 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerindeki hizmet akdine tabi çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un anılan Geçici 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sosyal güvenlik destek primine tabi nitelikteki söz konusu uyuşmazlığa konu çalışmalar bakımından mülga 506 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uygulanacaktır. Buna göre davanın yasal dayanağını 506 sayılı Kanun'un 12 ve 63 üncü maddeleri oluşturmaktadır.

3.Yaşlılık aylığı bağlananların çalışmaya devam etmesi veya yeniden çalışmaya başlaması hâlinde yapılacak işlemlere ilişkin hususların düzenlendiği 506 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin (A) bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıklarının bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmesi gerekmekle birlikte 63 üncü maddesinin (B) bendi uyarınca sigortalının talepte bulunması hâlinde yaşlılık aylıkları ödenmeye devam edilir ancak bunlardan sosyal güvenlik destek primi kesilir.

4.Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanunun öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalı ve hak sahipleri bakımından çeşitli sonuçlar bağlanmıştır.

5.Bu sonuçlar arasında uzun vadeli sigorta kolları kapsamında yardımlarla birlikte kısa vadeli sigorta kolları kapsamında yardımlar da yer almaktadır. Bu yardımlar 506 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinde ayrıntılı olarak sayılmıştır. Her iki sigorta kolundaki sosyal sigorta yardımlarının içerikleri nispeten benzer bile olsa anılan 12 nci maddede yardımlar için iş kazası veya meslek hastalığına maruz kalmaktan bahsedilmekle yardımların koşulları, içerikleri ve bağlandığı olgu birbirinden tümüyle farklıdır. Düzenlemenin içeriği ve sonuçları arasındaki bu fark nazara alındığında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin kısa vadeli sigorta kolları hiç nazara alınmaksızın sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır.

6.Dosya kapsamından, davacının isteminin 63 üncü maddesinin (B) bendi kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının sosyal güvenlik destek primine tabi şekilde çalıştığının tespitine dair hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince ortadan kaldırılmasına, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın sigortalılık süresinden sayılmayacağından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

7.Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma sigortalılık süresinden sayılmıyor olsa da eldeki dava dosyasında 63 üncü maddesinin (B) bendi kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespitine hükmedilmesi halinde, bu hükmün, işçilik alacakları davasına, buna ilave olarak davacının iş kazası ve meslek hastalıkları sigortası kapsamına alınmasına etkili olacağı düşünüldüğünde, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ortadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2022 tarihli ve 2020/(21)10-290 Esas, 2022/430 Karar, 05.04.2023 tarihli ve 2022/10-1066 Esas, 2023/301 Karar, 05.07.2023 tarihli ve 2023/10-403 Esas, 2023/712 karar sayılı kararları da aynı doğrultudadır.

8.Yukarıdaki açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde 01.07.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının 18.07.2012 - 24.12.2015 tarihleri arasında sosyal güvenlik destek primine tabi eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine ilişkin dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunduğu anlaşıldığından davanın esasına girilip toplanan deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.

9.O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin temyiz başvurusunun kabulüne, Fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

22.01.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog