Esas No
E. 2022/10020
Karar No
K. 2024/3294
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/10020 E.  ,  2024/3294 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/53 E., 2020/510 K.

BİRLEŞEN DAVADA;

HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin tavzih talebi üzerine, 26.04.2022 tarihli ek karar ile hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin 26.04.2022 tarihli ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedarı olduğu taşınmaz üzerinde arsa sahipleri ile yapılan eser sözleşmesi ile kat karşılığı bina inşa edildiğini, 4 nolu bağımsız bölümün ...'e verildiğini, müvekkilinden, ...'nın 16.01.2009 tarihinde 6 ay vadeli olarak 40.000,00 TL borç aldığını, bu borcun da 4 nolu bağımsız bölümün satılması karşılığı müvekkiline verileceğini ve iyi niyetli olarak müvekkilinin beklediğini, bononun karşılıksız çıkması üzerine ... aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu ve bononun tahsili amacıyla takip yapıldığını, takip tarihinden önce 10.08.2011 tarihinde bağımsız bölümün ...'nın damadı olan davalıya satıldığını, bu durumun mal kaçırmaya yönelik olduğunu, davalının da bağımsız bölümü 03.11.2011 tarihinde ...'na sattığını, amacının ise tasarrufun iptali için dava açılmasının önlenmesi olduğunu belirterek 70.000,00 TL maddi tazminatın 10.08.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.

Birleşen 2013/497 E.-614 K. sayılı davada davacı vekili; asıl davadaki talebiyle davalı borçlu ...’i de davaya dahil ederek 70.000,00 TL maddi tazminatın 10.08.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kayınvalidesi ve çocuklarının dava konusu taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca bina yapılması için müteahhitler ile anlaştıklarını, sözleşme feshedildikten sonra davacı ile yeniden kat karşılığı sözleşme yapıldığını, ilk sözleşme uyarınca müteahhitler tarafından, müvekkilinin kayınvalidesinden yaklaşık 136.000,00 TL yapı denetim firması, belediye vs. yapılan masraflarının istendiği ve bu paranın ödenmesi için müvekkilinden ve bir kısmını da davacıdan borç alınarak ilk müteahhitlere ödendiğini, para borcunun ödenmemesi nedeniyle ...'ya düşen 1 nolu dairenin davacıya, 4 nolu dairenin de müvekkiline satıldığını, müvekkilinin herhangi bir kötü niyetinin bulunmadığını, bu satıştan davacının haberdar olmamasının mümkün olamayacağını, ... tarafından davacıya borca karşılık 3 adet senet verildiğini, 1 nolu dairenin davacıya verilmesine karşın bu senetlerin iade edilmediğini, Sincan 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/149 sayılı dosyası ile senetlerin iadesi için dava açıldığını ancak davacı tarafından senetlerin iade edileceğinin söylenmesi üzerine ...'nın bu davadan feragat ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin damadı ...'dan ve davacıdan aldığı borçları ödeyememesi üzerine inşaatın kendisine düşen 1 nolu bağımsız bölümünü 65.000,00 TL karşılığı davacıya sattığını, 50.000,00 TL'sinin davacıdan alınan borca mahsuben düşürüldüğünü, 4 nolu daireyi de yine borcuna karşılık damadı ...'a verdiğini, damadının da 50.000,00 TL'nin ödenmesi için borca kefil olduğunu, bu alış ve satıştan davacının haberdar olmamasının mümkün olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 29.04.2015 tarihli ve 2013/286 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararı ile; davalı ... damat olduğu için İİK'nun 278/1 maddesine göre bağışlama hükmünde olduğu, ...'ın taşınmazı 3. kişiye satması nedeniyle İİK'nu 283/2 maddesi uyarınca elinden çıkarmış olduğu mal yerine geçen değer üzerinden tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle birleşen 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/497 esasta kayıtlı davanın kabulü ile, Sincan Temelli 174 ada 14 parsel 4 nolu bağımsız bölümde davalılar arasında yapılan 10.08.2011 tarih 22641 yevmiye nolu tasarrufun iptaline asıl dava olan mahkemenin 2013/286 esasta kayıtlı davasının kabulü ile, 70.000,00 TL'nin 03.11.2011 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.01.2018 tarihli ve 2015/10046 Esas, 2018/349 Karar sayılı ilamı ile; "...İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının icra takibindeki alacak ve ferilerinden fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre yapılan bilirkişi incelemesi sonunda dava konusu taşınmazın davalı 3.kişi ...’ın taşınmazı elden çıkardığı tarih itibariyle değerinin belirlenerek takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere davalı ...’ın tazminatla sorumlu tutulması ve faize hükmedilmemesi gerekirken, belirlenen tazminatın icra takibindeki alacak ve ferileriyle sınırlı tutulmaması ve faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.

3.Somut uyuşmazlıkta; dava konusu taşınmazlar borçlu ... tarafından 10.08.2011 tarihinde davalı ...’a, onun tarafından da 03.11.2011 tarihinde dava dışı ...’na devredildiğinden İİK'nun 282 maddesi gereğince borçlu ile 3.kişi aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve asıl davada borçlu davaya dahil edilmeyip, birleşen davada davalı olarak gösterildiğinden, asıl ve birleşen davada davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmişse de; davalı borçlu ile davalı 3. kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunup davada davalı olarak gösterilmeleri zorunlu olduğundan davacı yararına asıl ve birleşen dava yönünden tek bir vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde asıl ve birleşen dava yönünden davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... tarafından 10.08.2011 tarihinde taşınmazın ...'a satıldığı ve ...'ın da, ...'nın damadı olduğu, bu tarihten sonra davalı ... tarafından taşınmazın 03.11.2011 tarihinde ...'na satıldığı bu kişiler arasında akrabalık bağı olup, ... damat olduğu için İİK'nun 278/1 maddesine göre bağışlama hükmünde olduğu, ...'ın taşınmazı 3.kişiye satması nedeniyle İİK'nun 283/2 maddesi uyarınca elinden çıkarmış olduğu mal yerine geçen değer üzerinden tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl dava olan Mahkemenin 2013/286 Esasa kayıtlı davanın kabulü ile, 70.000,00 TL'nin Polatlı 1. İcra Müdürlüğünün 2011/1670 sayılı dosya alacağının tüm ferileri ile birlikte tahsil imkanı verecek şekilde davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen Mahkemenin 2013/497 Esas sayılı davada davanın kabulü ile Sincan Temelli 174 ada 14 parsel 4 nolu bağımsız bölümde davalılar arasında yapılan 10.08.2011 tarih 22641 yevmiye nolu tasarrufun iptaline karar verilmiştir.

C. Tavzih Talebi Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ...

vekili tavzih isteminde bulunmuştur.

D. Tavzih Sebepleri

Davalı ... vekili tavzih dilekçesinde; 25.12.2020 tarihli gerekçeli kararında 70.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, ancak davacı lehine 16.820,70 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, kabul edilen miktar üzerinden vekalet ücretinin 9.900,00 TL olması gerektiğini belirterek 25.12.2020 tarihli kararda 16.820,70 TL olarak yazılmış olan vekalet ücretinin, 9.900,00 TL olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

E. Mahkemece Verilen Ek Karar

Mahkemenin 26.04.2022 tarihli ek kararı ile; 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesinde; "Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." hükmünün mevcut olduğu, ilgili madde gereği mahkeme kararının 3 nolu hüküm bendinin düzeltilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Mahkemenin 25.12.2020 tarih ve 2020/53 Esas, 2020/510 Karar sayılı kararının 3 nolu hüküm bendinin; "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi göz önüne alınarak 9.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen 26.04.2022 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan başvurunun hükmün tamamlanması ile ilgili olmadığını, vekalet ücretinin fazla hükmedildiği ileri sürülerek tavzih yolu ile düzeltilmesinin istendiğini, ne hükmün tamamlanması yolu ile ne de tavzih yolu ile mahkeme kararının düzeltilmesi veya değiştirilmesinin mümkün olmadığını, hatalı kararların şartları var ise ancak kanun yolları ile düzeltilebileceğini belirterek yerel mahkeme ek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 305 ve 305/A maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile davacı lehine 16.820,70 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak davalı ... vekilinin tavzih talebi üzerine; Mahkemenin 26.04.2022 tarihli ek kararı ile; 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesinde; "Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." hükmünün mevcut olduğu, ilgili madde gereği mahkeme kararının 3 nolu hüküm bendinin düzeltilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Mahkemenin 25.12.2020 tarih ve 2020/53 Esas, 2020/510 Karar sayılı kararının 3 nolu hüküm bendinin; "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi göz önüne alınarak 9.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

Hükmün tavzihi ile tashihi şartları, 6100 sayılı HMK'nun 304 ve 305 inci maddelerinde düzenlenmiş olup; tashih için karar içeriğinden anlaşılan ancak basit hesap ya da yazım hatası nedeniyle hükümde oluşan bir hatanın bulunması; tavzih için ise, açık olmayan ya da birbiriyle çelişkili olan hüküm kısımlarının bulunması gerekmektedir. Bu itibarla, ne tavzih ne de tashih yoluyla, mahkeme kararında yer almayan yeni bir yükümlülüğün taraflara yüklenmesi, taraf yükümlülüğünün artırılması ya da bir hakkın taraflara sağlanması mümkün değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) 7251 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile 22.07.2020 tarihinde eklenen ve 305/A maddesinde düzenlenen hükmün tamamlanması ise, hükümde eksik bırakılan hususların hükme eklenmesi haline ilişkindir. Düzenlemeyle, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde tarafların başvurması şartıyla yargılamada ileri sürülen veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gereken ancak hüküm verilmeyen talepler hakkında mahkemece ek karar verilmesi açıkça hüküm altına alınmaktadır.

Somut olayda; davalı ... vekilinin talebinin niteliği ve dosya kapsamına göre hükümde eksik bırakılan, unutulan bir husus bulunmamakta olup taraflar lehine veya aleyhine hatalı vekalet ücreti takdiri, tavzih ya da hükmün tamamlanmasına konu edilebilecek bir husus değildir. Olayda HMK 305/A maddesinin de uygulanma koşulları bulunmamaktadır.

Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre, davalı ... vekilinin tavzih talebine uygun olarak yapılacak işlemin, hükmün değiştirilmesi mahiyetinde olduğu, hakimin dosyadan el çekmesinden sonra, hükümde anılan tarzda bir değişiklik yapma yetkisinin bulunmadığı gözetilerek; davalı ... vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile 26.04.2022 tarihli ek karar ile talebin kabulüne karar verilip hükmün değiştirilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan 26.04.2022 tarihli mahkeme ek kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog