4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2024/7274 E. , 2024/14844 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan kesin nitelikte mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarih ve 94660652-105-25-1664-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/62232 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "...Dosya kapsamına göre, Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2023 tarihli kararının gerekçe bölümünde sanık hakkında katılana yönelik hakaret eylemi sebebiyle takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye sebebiyet verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5271 sayılı
Kanun’un 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle, - Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun 5271 sayılı Kanun’un 231/14. maddesinde yazılı suçlardan olmaması, - Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, - Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının olmaması, - Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır. 5271 sayılı Kanun’un 231/6-b maddesindeki “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması.” şeklindeki düzenleme ile kanun koyucu, suça ve faile ilişkin tüm objektif şartları taşıyan herkes için mutlak surette hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini kabul etmeyip, hâkime belirli ölçüler içerisinde bir takdir ... tanımıştır. Ancak, sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki değerlendirmenin dosya içeriğine uygun, kanuni ve yeterli gerekçe içermesi ve bu gerekçenin hükümde yer alan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi ve takdiri indirim uygulamalarında dayanılan gerekçe ile çelişmemesi gerekir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel geçmiş hükümlülüğü bulunmayan ve anılan kurumun uygulanmasını kabul eden sanık hakkında hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hakaret suçundan ise; hükmün gerekçesinde "Sanık hakkında hükmolunan cezaların türü ve süresine göre ve sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması ve sanığın kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılmış olması, 5271 Sayılı CMK’nın 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı, sanığın işlemiş olduğu suç nedeniyle katılanın bir zararının meydana gelmediği de dikkate alınarak, 5728 Sayılı Yasa ile değişik, 5271 Sayılı CMK nın 231/5 maddesi gereğince takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.”şeklinde anlatım bulunmasına rağmen, hüküm fıkrasında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluşması ve Mahkemece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında, subjektif koşulun da gerçekleştiği mahkemenin takdirininde bu yönde olduğu anlaşılmakla; hakaret suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi hukuka aykırıdır.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Hakaret suçundan sanık hakkında, Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.Karardaki hukuka aykırılığın, aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden, Yerel Mahkemece yapılan uygulama da gözetilerek, hakaret suçunun hüküm kısmına “Sanık hakkında hükmolunan cezaların türü ve süresine göre ve sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması ve sanığın kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılmış olması, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı, sanığın işlemiş olduğu suç nedeniyle katılanın bir zararının meydana gelmediği de dikkate alınarak, 5728 sayılı Kanun ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 231/5 maddesi gereğince takdiren HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA, Sanığın 5271 sayılı Kanun’un 231/8 maddesi gereğince 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/8 maddesi gereğince denetim süresinde herhangi bir yükümlülük belirlenmesine takdiren yer olmadığına, Sanığa 5271 sayılı Kanun’un 231/11 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde, mahkeme hükmünün açıklanacağı hususunun ihtarına (ihtarat yapılamadı) 5271 sayılı Kanun’un 231/13. maddesi uyarınca ancak bir soruşturma ve kovuşturma ile bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenilmesi halinde ve bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilmek amacıyla bunlara mahsus bir sisteme kaydedilmesi amacıyla ilamın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” ibarelerinin eklenmesine, hükümdeki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2024 tarihinde karar verildi.