7. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/1651
- Karar No
- 2012/8080
- Karar Tarihi
- 19.11.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
7. Hukuk Dairesi 2012/1651 E. , 2012/8080 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 120 ada 7 parsel sayılı 108714,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanıma dayanılarak mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 120 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ile tescil harici bırakılan yolun bir bölümüne yönelik dava açmıştır. Mahkemece dava konusu 120 ada 7 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 07.09.2011 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 4498,76 m² yüzölçümündeki bölüm yönünden davanın reddine, aynı rapor ve eki haritada tescil harici bırakılan yol içerisinde kalan 496,67 m² yüzölçümündeki bölüm ile ilgili mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 120 ada 7 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 07.09.2011 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 4498,76 m² yüzölçümündeki bölümün kamu malı niteliğinde mera olduğu, dava ve temyiz konusu taşınmaz bölümü ile sınırlarını oluşturan dava ve temyize konu olmayan taşınmaz bölümleri arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır yeri bulunmadığı, taşınmazın mera niteliğiyle sınırlandığı anlaşılmaktadır. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Öte yandan uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 07.09.2011 havale tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile gösterilen 496,67 m² yüzölçümündeki bölümün tescil harici bırakılan yol içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılan davaların Kadastro Mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü gereğince meralar sınırlandırılır ve özel siciline yazılır. Mahkemece dava reddedildiği halde dava konusu 120 ada 7 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmekle yetinilmesi isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 4.bendin hüküm yerinden çıkartılarak yerine 4.bend olarak " Davacı ...'in dava konusu 120 ada 7 parsel sayılı taşınmaza yönelik açtığı davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi mera niteliği ile sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına" sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'e iadesine, 19.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.