Esas No
E. 2024/207
Karar No
K. 2024/4756
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2024/207 E.  ,  2024/4756 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/410 E., 2022/344 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulüne

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu araçla davacıların desteği ... sevk ve idaresindeki aracın karıştığı kazada desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için 10.000,00 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir. II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kusuru ve zararı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 10.05.2016 tarihli, 2012/667 Esas 2016/206 karar nolu kararı ile davacı ... için 143.371,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve küçük... için 29.299,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan; (... yönünden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ve sigorta şirketi yönünden 20.000,00 TL'nin faiz başlangıç tarihinin 27.12.2012 tarihinden başlaması, ve ıslah edilen kısımla ilgili faiz başlangıç tarihinin 21.03.2016 tarihinden itibaren başlaması kaydı ile) yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e asaleten ve velayeten verilmesine, davacılardan ... için 50.000,00 TL, ...için 20.000,00 TL manevi tazminat takdirine, davalılardan; sigorta şirketi yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak ve 27.12.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 15.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e asaleten ve velayeten verilmesine, davacı... yönünden fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2019/5785 Esas, 2020/4311 Karar sayılı kararı ile; "1-SGK hakkındaki dava tefrik edilmiş olup eldeki davada taraf sıfatı kalmadığından, hakkındaki dava tefrik edilen SGK davanın tarafı olmadığı gibi aleyhine hüküm de kurulmadığından, kararı temyizde hukuki menfaati yoktur. Bu nedenle, SGK vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.

2.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... ile davalı ... ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik itirazları dışında tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3.Dava trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı eş ve çocuk, destekleri ...'in 15.03.2012 tarihinde sürücüsü olduğu araçla kaza yapması sonucunda vefatı nedeniyle davalılardan tazminat talebinde bulunmaktadırlar.

Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. Dava konusu olay nedeniyle destek ...'in anne ve babasının kaza tarihinde hayatta oldukları, desteğin babasının 14.05.2016 tarihinde vefat ettiği celp edilen nüfus kaydından anlaşılmaktadır.

Mahkemece hükme esas alınan raporda müteveffanın destek tazminatı hesabı yapılırken anne ve babanın destek süre ve payları hesaba katılmamış olup, desteğin tüm gelirini eş ve çocuğu ile paylaşacağı varsayımı ile hesaplama yapıldığı görülmektedir. Murisin gelirinden anne babaya destek payı ayrılmadan yapılan hesaplama eksik ve hatalı olmuştur.

O halde, kaza tarihinde hayatta olan murisin babasının ve halen hayatta olan annesinin, Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak ve anne babanın payı gözetilmek suretiyle davacıların hak kazanacağı muhtemel tazminat tutarının hesaplanması konusunda bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu durum göz ardı edilerek rapordaki hesaplamanın kabulü doğru görülmemiştir.

4.Bozma neden ve şekline göre davalı ... ile davalı ... ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. " gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi tazminat davaları yönünden önceki kararın davacılar tarafından temyiz edilmediği, bu suretle davalılar açısından usuli kazanılmış hak bulunduğu gerekçesiyle davalı SGK hakkındaki dava tefrik edildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Mahkemenin 10.05.2016 tarih 2017/667-2016/206 E.K sayılı ilamının hüküm fıkrasının ikinci maddesi ile "davacılardan ... için 50.000,00 TL, ...için 20.000,00 TL manevi tazminat takdirine, davalılardan; sigorta şirketi yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak ve 27.12.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 15.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e asaleten ve velayeten verilmesine, davacı... yönünden fazlaya dair talebin reddine" şeklinde karar verildiği, yapılan Yargıtay incelemesi sonucu bu yönden bir bozma bulunmadığı, usulen kesinleştiği anlaşıldığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Mahkemenin 10.05.2016 tarih 2017/667-2016/206 E.K sayılı ilamının davacı tarafından temyiz edilmediği, bu suretle davalılar lehine usulen kazanılmış hak bulunduğu anlaşıldığından; davacı ... için 143.371,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve küçük... için 29.299,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan; (... yönünden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ve sigorta şirketi yönünden 20.000,00 TL'nin faiz başlangıç tarihinin 27.12.2012 tarihinden başlaması ve ıslah edilen kısımla ilgili faiz başlangıç tarihinin 21.03.2016 tarihinden itibaren başlaması kaydı ile) yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e asaleten ve velayeten verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

ve ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde ; dosyada davacılar ile sulh olunduğunu ibraname ve sulh anlaşmasının dosyaya sunulduğunu buna rağmen davalı şirket bakımından da kabul kararı verildiğini , sulh sözleşmesine istinaden davacının haklarından feragat ettiğini , yapılan ödemeler sonucu teminat limitinin tükendiğini, hesap raporunu kabul etmediklerini, ilk kararın davacı tarafça temyiz edilmediğini bu nedenle güncel asgari ücretten hesap yapılmasının mümkün olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 faiz oranının esas alınması gerektiğini, kusur oranını kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, güncel verilere göre hesaplama yapıldığında ayrıca faize hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; ilk kararın davacılar tarafından temyiz edilmediği, güncel verilere göre hesap yapılmasının davalılar aleyhine sonuç doğuracağını, davacıların davalılar aleyhine takip başlattığını, davalı ...'nın takibe itiraz etmesi sonucu davacı tarafça 2023/164 esas numaralı dosya ile itirazın iptali davası açıldığını, talebin zamanaşımına uğradığını, yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87 ,89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ..., ... ve Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde Başkan vekili ... Çolak ve Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ

İlk karar davacı tarafça temyiz edilmemiş tüm davalıların temyizi üzerine davacıların destek tazminatı alacakları hesaplanırken dava dışı anne ve babanın destek paylarının gözetilmemiş olması gerekçesiyle davalı ... yararına bozulmuştur. Bozma kararına uyan ilk derece mahkemesince bozma ilamında belirtildiği şekilde mevcut aktüerya raporundaki veriler değiştirilmeksizin dava dışı anne ve babanın destek payları ayrılarak davacı eş ve çocuğun destek tazminatlarının hesaplanması gerekirken bozma ilamı ile oluşan hukuki durumu ortadan kaldıracak şekilde güncel asgari ücretle destek paylarını belirleyen rapora itibarla sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu sebeple anılan mahkeme kararının bozulması düşüncesinde olduğumuzdan onama yönünde tezahür eden çoğunluk görüşüne iştirak edilememiştir.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog