Esas No
E. 2012/2272
Karar No
K. 2012/8134
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2012/2272 E.  ,  2012/8134 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.

Adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin B.K'nun 538.maddesi uyarınca yapılması gerekir. BK’nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan ... tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa BK’nun 539.maddesindeki sıra takip edilerek, mahkemece öncelikle yönetici ortaktan, kurulduğu tarihten itibaren ortaklığın tüm muhasebesi ile ilgili defterler ve ortaklıkla ilgili tüm belge ve faturaların ibrazı ile ortaklıkla ilgili hesap listesinin istenilmesi, ortakların gerek tasfiye şekli gerekse hesap listesi üzerinde uyuştukları ve uyuşamadıkları noktaların saptanması, uyuşamadıkları noktalarda tarafların delil ve karşı delilleri sorulup toplanması, yönetici ortağın hesap listesi vermemesi durumunda hesap vermekten kaçındığı kabul edilmesi, bu durumda mevcut delillere göre hüküm kurulması, ortaklığa ait tüm gelir gider hesabı çıkarıldıktan, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla, verilen hesap listesinin, defter ve belgelerin yapılan iş ile uyumlu olup olmadığının belirlenerek denetiminin sağlanması, varsa üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmesi, ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yapmış oldukları masraflar ve vermiş oldukları sermaye iade edildikten sonra ortaklara paylaştırılması gereken miktarın belirlenmesi ve mahkemece tespit edilecek tasfiye memuru vasıtasıyla tasfiyenin bu şekilde tamamlanması gerekir.

Ayrıca, HUMK'nun 275.maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. HUMK'nun 284.maddesi hükmüne göre de hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.

Somut olaya gelince; davacı, davalı ile hayvan bakım sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre teslimi gereken 86 adet koyunun teslim edilmediğini öne sürmüş; davalı ise, adi ortaklık sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur.

Mahkemece, yapılan inceleme sonucu imzanın davalının eli ürünü olduğunun belirlenmesi karşısında davacının iddiasını ispatladığı, davalının borcunun olmadığını ispatlayacak delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hesap yönünden ayrıca bilirkişi raporu alınmamıştır. Dosya kapsamından, eldeki dava ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de istenildiğinin kabulünün zorunlu olduğu, uyuşmazlığın B.K'nun 520 vd. maddeleri uyarınca çözülmesi gerektiği kuşkusuzdur. Mahkemece uygulanan yöntemin BK’nun adi ortaklığa ilişkin hüküm ve düzenlemelerine aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmede tasfiye ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığından tasfiyenin BK’nun 539. ve devamı maddelerine göre yapılması zorunludur. Sözleşmede davalının imzasının bulunması sadece sözleşmenin geçerliliğine, bir başka deyişle taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğuna delalet eder. Davacının talebi açısından HUMK’nun 275. ve devam eden maddeleri uyarınca, yerel bilirkişi, konusunda uzman veteriner ve hesap bilirkişileri görevlendirilerek rapor alınmalı ve takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı belirlenmelidir. Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan yöntem izlenerek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog