Esas No
E. 2023/12746
Karar No
K. 2024/5985
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/12746 E.  ,  2024/5985 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/425 E., 2021/395 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul/Bozma

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 19.12.2022 tarihli, 2021/21504 Esas ve 2022/17188 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Kararın düzeltilmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan aracın 01.04.2015 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacıların oğlu ...'ın vefat ettiğini, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, olay nedeniyle müvekkillerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere her bir davacı için ayrı ayrı 3.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden dava değerini 51.086,47 TL'ye, davacı ... yönünden 13.856,47 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin sigortalı aracın kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacıların zararını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 27.06.2016 tarihli, 2015/881 Esas ve 2016/433 Karar sayılı kararıyla alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 26.460,90 TL, davacı ... için 10.473,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2016/15476Esas, 2019/6594 Karar sayılı kararıyla, "...Kaza tarihinde destek 47 (47 yıl 3 ay) yaşında olup hükme esas alınan 08.04.2016 tarihli bilirkişi ek raporunda destek yaşasaydı, 2 sene sonra evleneceği, evlendikten 2 sene sonra çocuğunun olacağı kabul edilerek destek paylarının dağıtımı yapılmıştır. Dairemiz uygulamalarına göre hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen desteğin ileride evleneceğive bir yıl sonra bir çocuğu daha sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayılarak hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği, Dairemizin yerleşik uygulaması gereğidir. Bu haliyle, temyiz edenin sıfatı dikkate alınarak bilirkişi raporunda desteğin 1 çocuğunun olacağı kabul edilerek hesaplama yapılması bozma nedeni yapılmamışsa da desteğin evlendikten sonra ve çocuk sahibi olacağı dönemler bakımından yukarıda açıklanan ilkelere göre hesaplama yapılması gerekirken davacı anne ve baba için destek payları eksik belirlenerek hesap yapılması doğru görülmemiş olup, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmasına, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan 10.03.2021 tarihli bilirkişi raporunun Yargıtay bozma ilamına uygun şekilde düzenlendiği, bu rapora göre davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak tazminata hükmedildiği, davacı ... mirasçıları yönünden davalı tarafından mahkemenin ilk kararına karşı temyiz yoluna başvurulmadığından anılan davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 51.086,57 TL, davacı ... için 10.473,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç

Dairenin 19.12.2022 tarihli ve 2021/21504 Esas ve 2022/17188 Karar sayılı ilamıyla; davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...Bozmadan önceki karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacılardan ölenin babası olan ... için o tarihte sağ olduğundan 08.04.2016 tarihinde 10.473,90 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Davacı baba ... karardan sonra 12.01.2017 tarihinde vefat etmiştir. Bu nedenle bozma sonrası alınan 10.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatı vefat tarihine kadar hesaplanmış ve 7.454,39 TL bulunmuştur.

TBK'nın 53 üncü maddesi gereği, destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, herşeyden önce, destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Yine destekten yoksun kalma tazminatının amaç ve kapsamı somut gerçeğin bulunduğu durumlarda varsayımlara dayalı hesaplama yapılmamasını gerektirir.

Somut olayda davacı 12.01.2017 tarihinde vefat etmiştir. Bu durumda davacının vefatı nedeniyle destek zararının vefat tarihinde bittiği kabul edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle 7.454,39 TL yerine 10.473,90 TL’ye hükmedilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davacılar vekili karar düzeltme dilekçesinde; mahkemenin ilk kararının davalı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle müvekkilleri lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, bu nedenle Dairenin bozma kararının maddi hataya dayandığını, hüküm fıkrası ile gerekçenin çelişkili olduğunu, mahkemenin gerekçesinde müvekkillerinden ... yönünden taleple bağlı kalınarak karar verildiğinin belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiğini, bu şekilde müvekkilinin fazlaya dair haklarının talep edilmesinin önüne geçildiğini, davalı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacıların oğlu ...'ın ölmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85, 90 ve 91 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Daire kararında yer alan açıklamalara göre, 6217 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davacılar vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarına gelince;

a)Dosyanın incelenmesinde; davacılar vekili tarafından müvekkillerinin oğlunun, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araçta yolcu olduğu sırada meydana gelen trafik kazasında ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın ıslah edildiği ve dava değerinin davacı ... yönünden 51.086,47 TL, davacı ... yönünden 13.856,47 TL'ye yükseltildiği, mahkemenin 27.06.2016 tarihli ilk kararında davacılardan ... yönünden 10.473,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın yalnızca davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan ilamı ile mahkeme kararının davacılar yararına bozulmasına karar verildiği, bu sırada davacı ...'ın 12.01.2017 tarihinde vefat ettiği, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan 10.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı ... yönünden bilinen ölüm tarihine kadar destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı ve 7.454,39 TL tazminat belirlendiği, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak verilen 31.05.2021 tarihli kararda davacı ... yönünden verilen ilk karar, davalı tarafından temyiz edilmediğinden davacı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davacı ... yönünden 10.473,90 TL tazminata hükmedildiği, kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin yukarıda anılan 19.12.2022 tarihli ilamı ile davacı ... yönünden, bu davacının 12.01.2017 tarihinde vefat ettiği, bu durumda destek zararının vefat tarihinde bittiğinin kabul edilmesi gerektiği, mahkemece davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle 7.454,39 TL yerine 10.473,90 TL’ye hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usuli kazanılmış hak denilir. Buna göre mahkeme kararının, Yargıtay ilgili hukuk dairesi tarafından bozulmasından ve yerel mahkemece bozmaya uyulmasından sonra mahkemece, hükmün Yargıtay bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımları hakkında yeni bir karar verilemez.

Yukarıda açıklandığı üzere; mahkemece davacı ... yönünden 10.473,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen 27.06.2016 tarihli ilk karara karşı yalnızca davacılar vekili tarafından temyiz kanuna yoluna başvurulmuş; davalı vekili tarafından karar temyiz edilmemiştir. Mahkemenin ilk kararı da Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan ilamı ile davacılar yararına bozulmuştur. Bu durumda davacı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan ve mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı ... yönünden verilen karar yerinde olduğundan davacılar vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairenin 19.12.2022 tarihli ve 2021/21504 Esas ve 2022/17188 Karar sayılı bozma ilamının (2) numaralı bendinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

b)Davacı ... yönünden; davacılar vekili tarafından ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden 51.086,47 TL tazminat talep edildiği, mahkemenin 27.06.2016 tarihli ilk kararında davanın kısmen kabulü ile ... yönünden 26.490,90 TL tazminata hükmedildiği, kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan ilamı ile kararın davacılar yararına bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan 10.03.2021 tarihli ek raporda davacı ...'ın zararının 58.659,88 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece de bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen kararın gerekçesinde davacı ... yönünden 10.03.2021 tarihli raporun hükme esas alındığı ve taleple bağlı kalınarak karar verildiği belirterek davacı ... yönünden 51.086,47 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesine rağmen hüküm fıkrasında davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Bu şekilde gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşmuştur.

Şu durumda mahkemece; Yargıtay bozma ilamına uygun olan 10.03.2021 tarihli ek rapor uyarınca davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekir ise de davalı yararına bozulmasına karar verildiğinden davacılar vekilinin karar düzeltme istemi 1086 sayılı Kanun'un 440-442 nci maddeleri uyarınca kabul edilmeli, Dairenin 19.12.2022 tarihli, 2021/21504 Esas ve 2022/17188 Karar sayılı bozma kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle değişik gerekçe ile davacılar yararına bozulmalıdır.

VII. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2/a ve b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin KABULÜ ile değerlendirme bölümünün (2/a) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Dairenin 19.12.2022 tarihli, 2021/21504 Esas ve 2022/17188 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, değerlendirme bölümünün (2/b) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacılar yararına BOZULMASINA,

Tashihi karar peşin harcı ve temyiz harcının karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog