Esas No
E. 2022/8584
Karar No
K. 2024/5564
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Hukuk Dairesi

E. 2022/8584 K. 2024/5564 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8584, K. 2024/5564, T. 03.06.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8584
Karar No
2024/5564
Karar Tarihi
03.06.2024
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Hukuk Dairesi         2022/8584 E.  ,  2024/5564 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2128 E., 2022/792 K.
HÜKÜM/KARAR: Ret/Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/294 E., 2019/652 K.

Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Polis Başmüfettişleri tarafından düzenlenen 28.09.2016 tarih ve 2022-(306-640)-709 sayılı tazmin raporu ile davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatımı yapılacak personelin onaylarını almak üzere genel müdürlük makam olurunu hukuka aykırı olarak imzaları ile paraf ettiklerinin tespit edildiğini, davalıların usulsüzlüğü tespit edilen olurun alınmasında görevlerinin gereklerini yapmadıklarını, ihmal gösterdiklerini ve istihsalinin önlenmediğini, oluru paraf etmek suretiyle hukuka aykırı ödeme yapılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiğini. davalılar tarafından imza ile paraf edilen makam oluru ile yüksek lisans eğitim süre onayının en fazla 2 yıla kadar, doktora eğitiminin en fazla 3 yıla kadar verilebilmesine karşın mevzuata aykırı olarak doğrudan 4 yıla kadar eğitim süresi düzenlendiğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 1.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, yapılan işlemlerde herhangi bir kamu zararının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, yurt dışı görevlendirme olurunun bakanın imzasından sonra yürürlüğe giren işlemler olduğunu, müvekkili tarafından paraf edilen dava konusu işlemde mevzuata aykırılık olmadığını, dava konusu işlemin daha önceki yıllarda müfettişlerce incelendiğini, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğunu, davacının iddialarının soyut olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçelerinde; yurt dışı görevlendirmelerinin eksik veya yanlış bilgi ile alınmış bir olur olmasına mahal vermeyecek derecede titiz bir inceleme gerektirdiğini, dava konusu olurda adı geçen kişilere ilişkin olarak arz notu hazırlandığını ve Bakanlık makamına sunularak olur alındığını, bu prosedüre uyulmamasının görevin gereğini yerine getirmemek anlamı taşıdığını, uygulamanın hiyerarşik prosedüre uygun olarak yapıldığını, salt müvekkilinin inisiyatifiyle yapılmış bir görevlendirme söz konusu olmadığını, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... süresinde davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İçişleri Bakanlığınca düzenlenen raporlarda kontenjan aşımı ve diğer usul eksikliklerinin tespit edildiği, ancak 20.08.2003 tarihli, 20.06.2005 tarihli ve 26.06.2007 tarihli olurla İçişleri Bakanlığı ve ...'nün olura konu edilen personel için yurt dışı yüksek lisans ve doktora öğrenimi yaptırılmasının amaçlandığı, yetkili karar mercilerince bu yönde iradenin var olduğu, idari usul eksikliklerinin disiplin hukuku çerçevesinde değerlendirilecek hususlardan olduğu, davacı idarece 20.08.2003 tarihli olurla yüksek lisans öğrenimi için yurt dışına gönderilen personelin 20.06.2005 tarihli olurla doktora eğitimine başlatıldığı, dava dışı personelin yüksek lisans ve doktora sürelerinin yönetmelik hükümleri ile belirlenen sınırlar dahilinde kaldığı, 26.06.2007 tarihli İçişleri Bakanlığı oluru ile verilen 1 yıl ek sürenin de yüksek lisans ve doktora süresi için belirlenen toplam sürelerin aşımına sebep olmadığı, davacı idarece dava konusu yapılan 2007-2008 yılı ödemelerin tamamının 26.06.2007 tarihli Bakanlık oluruna dayalı olarak öğrenim gören dava dışı 45 personele ödendiği, kişilere yapılan ödemelerde miktar ve para cinsi yönlerinden fazla ödeme ve usulsüzlüğün tespitinin de yapılmadığı, idari onayın hüküm ile sonuç doğuran imza işlemlerinin davalıların paraflarından sonraki yetkili mercilerce gerçekleştirildiği, idare hukuku ilkelerine göre yetkili merci tarafından imzalanmayan ve onaylanmayan idari işlemlerin hukuki olarak sonuç doğurmayacağı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun (5018 sayılı Kanun) 71 inci ve devamı maddeleri kapsamında davalıların sorumluluğu ve tazmin yükümlülüğünü gerektiren kamu zararından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ... Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.09.2016 tarihli tahkik emri ile davalıların ilgili mevzuata aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatımı yapılacak personel ile ilgili alınan 26.06.2007 tarihli İçişleri Bakanlık makam olurunu ve bu olura ilişkin alınan süre uzatma olurlarını mevzuata aykırı olarak hazırladıklarının ve hukuka aykırı olarak imzaları ile paraf ettiklerinin tespit edildiğini, davalıların usulsüzlüğü tespit edilen olurun alınmasında gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapmayarak görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal gösterdiklerini ve istihsalinin önlenmediğini, olurları paraf etmek suretiyle hukuka aykırı ödeme yapılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiğini, davalıların mevzuata aykırılıklar konusunda üst makamları bilgilendirmediklerini, gerekli araştırma, inceleme ve bilgilendirmeyi yapmadıklarını, davalılar tarafından imza ile paraf edilen makam onayı ile yüksek lisans eğitim süre onayının en fazla 2 yıla kadar, doktora eğitiminin en fazla 3 yıla kadar verilebilmesine karşın mevzuata aykırı olarak doğrudan 4 yıla kadar eğitim süresi düzenlendiğini, bu sebeple kamu zararının doğmasına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 20.08.2003 tarihli olurla yüksek lisans öğrenimi için yurt dışına gönderilen personelin, 20.06.2005 tarihli olurla doktora eğitimine başlatıldığı, dava dışı personelin yüksek lisans ve doktora sürelerinin yönetmelik hükümleriyle belirlenen sınırları aşmadığı, 26.06.2007 tarihli olur ile verilen bir yıllık ek sürenin de yüksek lisans ve doktora süresi için belirlenen toplam süreyi aşmadığı, Devlet Personel Başkanlığınca Yetiştirilmek Amacıyla Yurt Dışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yüksek lisans ve doktora öğrenimi amacıyla yurt dışına gönderilen personelin doktora için verilen eğitim sürelerinin tekrar uzatılıp uzatılmayacağına hususunda Emniyet Genel Müdürlüğüne verdiği 07.06.2007 tarihli görüş yazısında, anılan yönetmeliğin 11 inci maddesine göre, daha önce yurt dışına yüksek lisans eğitimi için gönderilmiş olan personelin belirtilen gerekçeler çerçevesinde öğrenim süresine ilişkin izninin 6 ay, doktora eğitimi alanların ise 1 yıla kadar uzatılmasının mümkün olduğunun belirtildiği, yurt dışında eğitim alan personele yapılan ödemelerde davalıların bir usulsüzlük yaptıklarına ilişkin tespit bulunmadığı, anılan dönemde idare tarafından bu uzatmanın olağan şekilde uygulandığı, kaldı ki kurum personelinin doktora sürelerinin 4 yıl olarak uygulanmasına ilişkin idari işlemde davalıların karar verici konumda bulunmadıkları, yurt dışına gönderilen personellere ilişkin davacı kurumun işleyişi ve önceki uygulamaları doğrultusunda yapılan işlemi paraf etmek suretiyle amirlerine sundukları, işlemin geçerliliğinin üstleri tarafından uygun görülmesi ve imzalanmasına bağlı olduğu, davalıların yapılan idari işlemde üstlerini yanıltıcı bir belge ya da sahte bir evrak kullandıklarının iddia edilmediği, davalıların kasıt, kusur veya ihmali işlem ve eylemleri ile davacı kurumu zarara uğrattıklarının ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatımı yapılacak personelin onaylarını almak üzere İçişleri Bakanlık makam olurunu hukuka aykırı olarak paraf ettiklerinden bahisle oluşan kamu zararının tahsiline ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49 ve 74 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Dosya kapsamından; davalı ...'in olay tarihinde ... (EGM) Dış İlişkiler Daire Başkanlığında görevli daire başkanı, ...'ün başkan yardımcısı, ...'un şube müdürü ve ...'ın ise Bürolar Amiri olduğu, davanın dayanağı olan tanzim raporu ile 26.06.2007 tarihli İçişleri Bakanlığı makam oluru işleminin davalılar tarafından hukuka aykırı olarak paraf edildiğinin ve bu nedenle davacı kurumun zarara uğradığının tespit edildiği, eldeki davada meydana geldiği iddia edilen kurum zararının tazmininin talep edildiği, ayrıca anılan tazmin raporuna istinaden davalılar ..., ... ve ... hakkında Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/637 Esas sayılı dosyası ile görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalılar ... ve ... yönünden zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, davalı ...'un ise beraatine karar verildiği, verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 Esas, 2014/1091Karar).

Davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak davalıların görevi kötüye kullanma suçundan yargılandıkları Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/637 esas sayılı dosyasının henüz istinaf incelemesinin sonuçlanmadığı ve düşme ile beraat kararlarının kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza davası sonucunun eldeki davayı etkilemesi söz konusudur. Açıklanan nedenle, ceza mahkemesindeki davanın kesinleşmesi beklenilmeli, kesinleşmiş ceza kararı da değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog