7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2024/3514 E. , 2024/10106 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; kamu davasının düşmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, zamanaşımını kesen ve durduran nedenlerin dikkate alınmadığına, nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 02.07.2008 tarihinde sanığın sürücüsü bulunduğu malen sorumlu adına kayıtlı binek otomobil araçla Suriye ülkesinden Türkiye'ye Öncüpınar Gümrük kapısından giriş yaptığı sırada yapılan kontrolde, araçtaki gizli bölme içerisindeki toplam 50 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir.
2.Suça konu akaryakıtın kaçak olduğuna dair bilirkişi görüşünün dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
3.Suçta kullanılan ve müsaderesi talep edilen nakil aracının kaydına tedbir şerhinin konulduğu anlaşılmıştır.
4.İlk Derece Mahkemesi tarafından, olay tutanağına göre sanığa atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği sabit görülerek, sanığın 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşya ile nakil aracının müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır.
5.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmadan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada; hüküm tarihi olan 18.10.2022 tarihi itibarıyla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de eklenmek suretiyle 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin tamamlandığı anlaşılmakla, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olup, bu aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak yerine "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık asli zamanaşımı süresi dolduğundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine, suça konu kaçak akaryakıtın 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun (5015 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine, nakil aracının iadesine şeklinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, suçun 02.07.2008 tarihinde işlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.05.2009 tarihinden itibaren denetim süresi içinde işlenen 29.01.2012 tarihli suça kadar zamanaşımı süresinin durduğu, 29.01.2012 tarihli suçun işlenmesiyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, sanığın savunmasının alındığı 11.02.2009 tarihinden itibaren, duran süre de eklenmek suretiyle 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki suçu oluşturması karşısında, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir IV.KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.02.2024 tarihli ve 2022/3309 Esas, 2024/758 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, hüküm fıkrasında hükmün müsadereye ilişkin bendindeki "...5015 sayılı yasanın Ek 5 maddesi..." ibaresinin çıkartılarak yerine "...5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası..." ifadesinin eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2024 tarihinde karar verildi.