Esas No
E. 2022/1805
Karar No
K. 2024/4276
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/1805 E.  ,  2024/4276 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2019/196 Esas 2021/639 Karar
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı aracın 10.10.2013 tarihinde müvekkilinin arkadaşı olan ...'in sevk ve idaresinde iken maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, meydana gelen kaza nedeniyle, araçtaki hasar bedelinin davalıdan talep edilmiş olmasına rağmen ödemede bulunulmadığını Kocaeli 3 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/13 D.iş sayılı dosyası ile araçtaki hasarın tespit edildiğini, tespit raporunun davalıya tebliğ edildiğini belirterek, kasko sigortası gereğince belirlenmiş olan 26.000,00 TL'nin hasarın meydana geldiği tarihten itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın 17.09.2009 başlangıç tarihli maksimum kasko sigortası ile kendilerine sigortalı olduğunu, ancak poliçede dain ve mürtehin olarak dava dışı Teb Finansman A.Ş. nin gösterildiği bu nedenle tazminatı talep hakkının öncelikle rehin hakkı sahibine ait olduğu ve davacının bu nedenle rehin hakkı sahibinden muvafakat alması gerektiği, muvafakat alınmadan açmış olduğu davada aktif husumet ehliyetinin bulunmayacağı ciheti ile davanın bu sebeple reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak da aracın kiralık araç olarak kullanıldığı ve poliçenin özel koşullar bölümünde gerekli uyarıların yapıldığı, bu şekilde kiralık olarak kullanılması halinde hasarın %80 nin sigortalı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığı %20'sinin ise sigortacı tarafından karşılanacağının belirlendiği buna göre de 6.000,00 TL 'nin davacıya ödendiği ve davanın bu nedenle de reddi gerektiği, davacının taleplerinin tazminat miktarı itibariyle de fahiş olduğu, aracın 30.000,00 TL raiç bedelinin 14.000,00 TL hurda bedeli ve 6.000,00 TL de daha önceden ödenen miktar düşülmesi halinde en fazla 10.000,00 TL talep edebileceği bu nedenle de bu kısmı aşan talebin de reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.05.2015 tarihli ve 2014/688 Esas 2015/435 Karar sayılı kararıyla; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 879 uncu maddesi gereğince sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatin alınması gerektiği, dava açılışı sırasında, davacı tarafça rehin hakkı sahibinden alınmış bir muvafakat bulunmadığı, kendisine kesin süreli muvafakat alınması veya rehnin kalktığına ilişkin belgeyi ibraz etmek üzere süre verildiği ancak rehnin kalktığına ilişkin belge sunulamadığı, 25.05.2015 tarihli oturuma rehin hakkı sahibi vekili duruşmaya katılarak davaya muvafakat etmediklerini rehinin de devam ettiğinin bildirildiği gerekçesiyle davacının davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-d maddesindeki dava şartı yokluğundan HMK 115/2 nci maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesi'nin 2015/5263 Esas-2018/7645 Karar sayılı 11.09.2018 tarihli kararı ile; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığı, taraflar arasında akdi bir ilişki olduğu, davalının sorumluluğunun kaynağının davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesi olduğu, görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerektiği, davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklandığı, bu nedenle davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmadan sonra Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/1236 Esas-2015/106 Karar sayılı kararıyla;

davacının davasının HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

C. Görevli Mahkemece verilen karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporu ile davacının aracını kullanan sürücünün meydana gelen trafik kazasında Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/d (arkadan çarpma), 30/A, 47/d ve 56/c maddelerini ihlal ettiği ve traktör römorkuna arkadan çarptığı, öndeki traktör ile güvenli ve yeterli mesafeyi korumadığı bu nedenle %70 oranında kusurlu olduğu, aracın kiralık olduğu ve muafiyet uygulanması gerektiği, muafiyet uygulanarak ödenmesi gereken bedeli ödediği iddiasını ispatlayan delillerin davalı tarafından sunulmadığı, mahkemece bu beyana itibar edilmediği, bilirkişi raporu ile tespit edilen 13.000,00 TL bedelden davalının sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, davacının davalı ... tarafından 6.000,00 TL dışındaki miktarın ödendiği, davacının gönderdiği ihtarnamenin 23.12.2013 tarihinde davalıya tebliğ olduğu davalı şirketin 45 günlük süre sonu olan 07.01.2014 tarihinde temerrüde düştüğü, 07.01.2014 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 13.000,00 TL maddi tazminatın 07.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu edilen ... plakalı aracın dava dışı sürücü ... tarafından kiralık olarak kullanıldığı esnada dava konusu hasarın meydana geldiğini, dosyada bulunan Has-Ar araştırma şirketi tarafından hazırlanan raporda davacının oğlunun Bas-tan Rent A Car adı altında araç kiralama işi ile uğraştığını, aracın internette araba kiralama ilanları arasında bulunduğu ve bu ilanlarda yetkili kişi olarak Barış Tan isimli davacının oğlunun cep telefonu numarasının bulunduğunu, dava dayanağı sigorta poliçesinde,"Bu sigorta poliçesinde Kullanım Tarzı hususi otomobil olarak beyan edilmiş olan sigortalı araç, hiçbir şekilde Kiralık Araç (Rent a Car), Uzun Süreli Kiralama veya taksi /dolmuş ya da korsan taksi olarak tabir edilen kanuni olmayan taşımacılıkta veya sürücü kurslarında eğitim aracı olarak kullanılamaz. Ruhsat sahibi ve/veya sigortalı ve/veya Sigorta ettirenlerden herhangi birinin Leasing(Finansal Kiralama) şirketleri hariç olmak üzere kısa ya da uzun süreli araç kiralama hizmetleri ile iştigal ediyor olması, veyahut taksi /dolmuş ya da korsan taksi olarak tabir edilen kanuni olmayan taşımacılıkta veya sürücü kurslarında eğitim aracı olarak kullanılmasının tespiti durumunda her hasarın %80`si sigortalının kendisi tarafından karşılanmak üzere tazminat bedelinden indirilir." gereği indirim uygulanmasını, hükmedilen tazminat tutarın fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın yaptığı tek taraflı kazası sonucu araçta meydana gelen hasar talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, Türk Ticaret Kanununun 1409 ve 1427 inci maddesi,

3.Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla temyiz eden taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve davacının zarar tespitini yapan raporun uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog