9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2024/6 E. , 2024/8041 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 25.09.2023 tarihli ve 2023/1682 Esas, 2023/5544 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.12.2023 tarihli ve 9-2023/2062 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308/1. maddesi uyarınca sanık lehine yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü yönünden duruşma açmaksızın suç vasfını değiştirerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle onama ilamının kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 25.09.2023 tarihli ve 2023/1682 Esas, 2023/5544 Karar sayılı onama kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla REDDİNE,
5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.10.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Daire çoğunluğunca Yargıtay C.Başsavcılığı'nın itirazının reddine, itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na tevdiine karar verilmiş ise de çoğunluk görüşüne katılmamaktayız. Şöyle ki; İtirazın konusu, bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü yönünden duruşma açmaksızın suç vasfını değiştirerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurup kuramayacağına dairdir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272 ila 285. Maddelerinde düzenlenen İstinaf kanun yolunda temyiz denetiminden farklı olarak, ilk derece mahkemesinin kararının denetlenmesi yanında aynı zamanda gerektiğinde yeni bir yargılama yapılarak yeniden karar verilmesi söz konusudur. Bir başka deyişle İstinaf bir kanun yolu olmakla birlikte aynı zamanda ikinci derece yargılama mercii ve yoludur. Bunun doğal sonucu olarak İstinaf kanun yolunda ilk hükümdeki hukuka aykırılıklar kural olarak duruşma açılarak ve yargılama yapılarak düzeltilir. Duruşma açılmaksızın ilk hükümdeki hukuka aykırılıkların giderilmesi ise istisnaen mümkündür. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Bölge Adliye Mahkemesinde İnceleme ve Kovuşturma " başlıklı 280. maddesinin; "(1) Bölge adliye mahkemesi, (…) dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;
a)İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
b)(Ek: 20/7/2017-7035/15 md.) Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurma nedenine uygun olarak mahkumiyete konu suç için kanunda yazılı cezanın en alt derecesinin uygulanmasını uygun görmesi hâlinde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
c)(Ek bent: 17/10/2019-7188 S.K./27. md) Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hâllerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
d)(Ek: 20/7/2017-7035/15 md.) Olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi veya güvenlik tedbirlerine ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi gereken hâllerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
e)İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f)(Ek bent: 17/10/2019-7188 S.K./27. md) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
g)Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, (2) (Ek: 18/6/2014-6545/77 md.) Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar. (3) (Ek: 20/7/2017-7035/15 md.) Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar." hükümlerini, Aynı kanunun "Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller, hukuka aykırılığın düzeltilmesi" başlıklı 303. maddesi; "(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir:
a)Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse,
b)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iddiasına uygun olarak sanığa kanunda yazılı cezanın en alt derecesini uygulamayı uygun görürse,
c)Mahkemece sabit görülen suçun unsurları, niteliği ve cezası hükümde doğru gösterilmiş olduğu hâlde sadece kanunun Madde numarası yanlış yazılmış ise,
d)Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun, suçun cezasını azaltmış ve mahkemece sanığa verilecek cezanın belirlenmesinde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç olmaktan çıkarılmış ise birinci hâlde daha az bir cezanın hükmolunması ve ikinci hâlde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse,
e)Sanığın açıkça saptanmış olan doğum ve suç tarihlerine göre verilecek cezanın belirlenmesinde gerekli indirim yapılmamış veya yanlış indirim yapılmış ise,
f)Artırma veya indirim sonucunda verilecek ceza süresi veya miktarının belirlenmesinde maddî hata yapılmış ise,
g)Türk Ceza Kanununun 61 inci Maddesindeki sıralamanın gözetilmemesi yüzünden eksik veya fazla ceza verilmiş ise,
h)Harçlar Kanunu ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlere ve Avukatlık Kanununa göre düzenlenen ücret tarifesine aykırılık mevcutsa." hükümlerini içerdiği anlaşılmaktadır.
Kanun hükümleri irdelendiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmü inceleyerek ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında “istinaf başvurusunun esastan reddine”, 303’üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde “hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verir. Ayrıca CMK'nın 280.maddesinin 1.fıkrasının b, c, d, bentlerinde yazılı hallerin varlığı halinde de hukuka aykırılığın düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verecektir. Diğer hallerde ise 280. maddenin 1. fıkrasının (g) bendi gereğince duruşma açarak aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurulmasına karar verir. Dolayısıyla istinaf kanun yolunda ilk hükümdeki hukuka aykırılıkların hangi hallerde duruşma açılmaksızın düzeltilebileceği kanunda sınırlı olarak sayılmış olup bunlar yorum yoluyla dahi olsa genişletilemez ve dosya üzerinden yeni hüküm kurulamaz.
Somut olayda Trabzon Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın (dosya üzerinden) ilk derece mahkemesinin çocuğun cinsel istismarı suçundan sanığa verdiği mahkumiyet hükmünü kaldırıp suç vasfını değiştirerek sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından sanığı cezalandırmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın hukuki dayanağının CMK'nın 280/1-a maddesi yollaması ile CMK'nın 303/1-a maddesi olarak gösterildiği, oysa CMK'nın 303/1-a maddesinde "Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması" gerektiği hallerde düzeltilerek esastan red kararı verilebileceğinin düzenlendiği, bölge adliye mahkemesinin verdiği kararın bu kararlardan herhangi birine uymadığı, keza CMK'nın 280/1-b-c-d ve CMK'nın 303/1-c-d-e-f-g-h maddelerinde yazılı hallerin de somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Anılan nedenlerle bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın suç vasfını değiştirerek yeniden hüküm kurmasının usul ve kanuna aykırı olduğu kanaatinde olduğumuzdan Dairemizin onama kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının itirazı yerinde olup, itirazın reddine dair çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.