Esas No
E. 2022/5726
Karar No
K. 2024/1275
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/5726 E.  ,  2024/1275 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2020/399 E., 2021/768 K.
İHBAR OLUNAN: ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 12.04.2012
HÜKÜM/KARAR: Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.02.2011 tarihinde ihbar olunan ...'ın kullandığı araçla davacının kullandığı motosiklete çarpması sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde ...'ın kusurlu olduğunun belirlendiğini ve aracın kaza tarihinini kapsayan mali mesuliyet sigortasının bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 7.000,00 TL maluliyet (kalıcı iş göremezlik) tazminatı olmak üzere şimdilik 8.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06.10.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 121.756,41 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.830,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 125.587,39 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede ikame edilmiş olduğunu, mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkilinin adresinin Levent/İstanbul" olması nedeniyle takip ve davalar için İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, yetki itirazının kabul edilmemesi durumunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 2012/246 Esas, 2014/315 Karar sayılı ve 02.010.2014 tarihli kararı ile davalının yerleşim yerinin İstanbul olması nedeniyle HMK 6 ncı maddesi gereğince mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2015/258 Esas, 2015/2448 Karar sayılı ve 10.02.2015 tarihli ilamında özetle; "...somut uyuşmazlıkta dava konusu kazanın Banaz ilçesinde meydana geldiği ve davacının yerleşim yeri adresinin de Banaz'da olduğu anlaşıldığından, haksız fiilin meydana geldiği ve davacının yerleşim yerinin bulunduğu Banaz Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gözetilmek suretiyle yetkisizlik itirazının reddi ile işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; mahkemece kusur oranının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumundan aldırılan raporda sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlendiği, Asliye Ceza Mahkemesi ile dosyada aldırılan rapor arasında çelişki olması nedeniyle Adli Tıp Kurumundan iki rapor arasındaki çelişki giderilmek suretiyle yeniden aldırılan raporda yine aynı şekilde sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğunun bildirildiği, ... tarafından davacı tarafa 22.175,00 TL ödeme yapıldığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile 2021 yılı güncel verileri ile yapılan hesaplama sonucunda ... tarafından yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesinden sonra 121.756,41 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.830,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 125.587,39 TL maddi tazminat hesaplandığı, hesaplanan tazminatın poliçe teminat limiti içerisinde kaldığı, kusur ve aktüer raporunun denetime uygun, açık anlaşılır olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 3.830,98 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 121.756,41 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı olmak üzere 125.587,39 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya kusur izafe edilmemiş olmasının doğru olmadığını, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu ekipman kullanmamasından dolayı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, 2011 yılında meydana gelen kazadan dolayı yapılan tazminat hesabında PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanılması gerekirken TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından geçici iş göremezlik zararı ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, fiili çalışma ispat edilmediği sürece geçici iş göremezlik zararına karar verilemeyeceğini ve davalı kurumun geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3.Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle de 06.10.2021 tarihli bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 03.06.2021 tarihli raporun hükme esas alınmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog