Esas No
E. 2023/699
Karar No
K. 2024/1359
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/699 E.  ,  2024/1359 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2011/128 E., 2021/160 K.

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

ASIL DAVADA DAVALILAR: ... mirasçıları

1- ...

2- ...

3- ...

4- ...

5- ...

6- ...

7- Yıldız Gün vekilleri Avukat ...

BİRLEŞEN DAVADA DAVALI: Axa Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 25.03.2011 (asıl dava), 20.02.2012 (birleşen dava)
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen tazminat davasında kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 25.02.2011 tarihinde davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın yaya olan davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, bacağının ampute olduğunu, bakıma muhtaç olduğunu, ekonomik geleceğinin sarsıldığını, protez giderlerinin inanılmaz deredece fazla olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 198.991,72 TL olarak arttırmıştır. Birleşen davada ise; kazaya neden olan aracın trafik sigortacısının da sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi talebini 127.667,50 TL olarak arttırmıştır. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; kazada davacının da kusuru olduğunu, ambulansın olağan şartlara göre kaza yerine geç geldiğini, tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, davalının geliri bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın davalı nezdinde trafik sigortasının bulunduğunu, sorumluluğun poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında olduğunu, davacıya kaza nedeniyle 58.487,73 TL ödendiğini, sorumluluğun sona erdiğini, kusur ve illiyetli maluliyet raporu alınması gerektiğini, temerrüde düşülmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 87.972,44 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 27.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dava ve birleşen dosya davalılarından (sigorta şirketinin sorumluluk miktarı 96.358,14 TL sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya davalısı ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56 ncı maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, asıl davada davalılar vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .

2.Dava trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 nci maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.

Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilince asıl davada kazaya karışan aracın sürücüsü aleyhine, birleştirilen davada ise kazaya karışan aracın trafik sigortacısı aleyhine davanın açıldığı görülmekle, davalar arasında hukuki ve fiili bağlantının olması sebebiyle mahkemece dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilmiş, ancak yapılan yargılama sonunda asıl ve birleştirilen dava yönünden tek bir hüküm kurulmuştur.

Birleştirilen davalar bağımsızlıklarını koruyacağından asıl davanın tarafları ve birleştirilen davanın tarafları, yargılama gideri, vekalet ücretleri ve harçları da ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulması gerekir. Ayrıca asıl davada davalı sürücü ile birleşen davada davalı ... şirketinin maddi tazminat yönünden müşterek ve müteselsil sorumlu olması nedeniyle maddi tazminat yönünden kurulacak hükümde davalılar ... mirasçıları ile Axa Sigorta A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kısmın da hükümde belirtilmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece asıl ve birleştirilen davalar hakkında tek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin sunduğu temyiz itirazlarının incelemesinde;

Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda davacı, yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri talebinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı toplanarak 292.256,16 TL hesaplanmış, bu rakamdan birleşen davalı ... şirketinin sürekli iş göremezlik ödemesinin güncellenmiş hali olarak 103.641,86 TL mahsup edilmiş, neticeten 191,614,30 TL zarar hesaplanmıştır. Ancak poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğu belirtilerek 103.641,86 TL güncellenmiş ödemenin mahsubu neticesinde 96.358,14 TL sigorta şirketinin sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Mahkeme de, mahsup sonucu belirlenen 191.614,30 TL zarardan tekrar 103.641,86 TL güncellenmiş ödemeyi mahsup etmiş ve hatalı olarak eksik inceleme ile 87.972,44 TL maddi tazminata hükmetmiştir.

Birleşen davada davalı ... şirketinin sorumluluğu; sürekli iş göremezlik zararı yönünden sakatlık teminatı dahilinde, geçici iş göremezlik ve sürekli bakıcı gideri zararı yönünden tedavi gideri teminatı dahilinde poliçe limiti ile sınırlı olmakla birlikte, limitleri aşan zarardan ise diğer zarar sorumlularının sorumluluğu devam etmektedir.

Birleşen davada davalı ... şirketine karşı açılan davanın 20.02.2012 tarihli olması, 58.487,73 TL tutarındaki ödemenin ise 27.10.2011 tarihli olmasına göre, davacıya yapılan ödemenin, ödeme günü ile tazminatın hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi ile birlikte, hesaplanan tazminattan indirilmesi gereklidir. Ancak yapılacak hesaplama neticesinde belirlenen gerçek zarardan, sigorta şirketinin sorumluluğu belirlenirken sürekli iş göremezlik zararı yönünden sakatlık limiti, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı yönünden tedavi gideri limiti değerlendirilmeli, limit dahilinde kalan kısmı için davalılar ... mirasçıları ile Axa Sigorta A.Ş.'nin müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna, zararın teminatları aşan kısmı için ise ... mirasçılarının sorumluluğuna hükmedilmesi gerekmektedir. Belirtilen hususlara dikkat edilerek (usuli müktesep haklar da korunarak) yeni bir bilirkişiden hesap raporu alınıp sonucuna göre hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asıl ve birleşen davada davacıya ve asıl davada davalıya iadesine, dosyanın mahkemeye gönderilmesine 08.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog