Esas No
E. 2023/12826
Karar No
K. 2023/16625
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku
Aramaya Dön
DANIŞTAY

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

E. 2023/12826 K. 2023/16625 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Danıştay Danıştay 5. Daire Başkanlığı, E. 2023/12826, K. 2023/16625, T. 21.11.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Esas No
2023/12826
Karar No
2023/16625
Karar Tarihi
21.11.2023
Dava Türü
IDARI
Hukuk Alanı
İdare Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/12826 E.  ,  2023/16625 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2023/12826
Karar No: 2023/16625
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'u uyarınca hakkında idari soruşturma yapılmadan, somut bir tespit gösterilmeden ve savunma hakkı tanaınmadan kamu görevine son verildiği, yargı kararı olmadan terör örgütüne üyeliğin saptanamayacağı, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin cezalandırılması kanunların öngörülebilir olması gerekliliğine aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramları suç teşkil ediyorsa Kanun ile açıklanması gerektiği, öngörülebilir, somut ve net kavramlar olmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarına göre cezalandırılmanın ölçülü olmadığı, Bank Asya hesabı bulunması, dernek/sendika/vakıf üyeliği delillerinin ulusal Mahkeme kararlarında yer verildiği ancak tartışılmadığı, Bank Asya hesabını talimat doğrultusunda kullanmadığı, kendi iradesi ile 21/12/2023 tarihinde düğün sonrası biriken altınlarını kasa kiralayıp koymak için hesap açtığı, talimat doğrultusunda hareket etmiş olsaydı hesap açmak için 18/02/2014 tarihini beklemeyeceği, ilk defa bu tarihte eline toplu tutarda bir birikim geçtiği için bu tarihte hesap açtığı, 2015 yılı Mayıs ayında TMSF'ye devrinden sonra paralarınızı çekin talimatına uymadığı, 2016 yılı Mart ayına kadar hesabını aktif olarak kullandığı, paraları çekip tekrar yatırdığına ilişkin iddiaların doğru olmadığı, hesabı altın hesabı olduğundan altın alışverişi oldukça TL ve altın hesabında hareketlilik oluştuğu, yasal olarak faaliyet gösteren sendikaya üye olmanın suç niteliği taşımaması gerektiği, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği ve 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog