11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.12.2021 tarihinde saat 01:00 sıralarında davalı --- maliki olduğu, diğer davalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracıyla ---- ili ---- ilçesinde seyrederken aracının sağ arka tekeri, jant ile beraber kopup yola fırlayarak seyir halinde olan müvekkile ait ---- plakalı aracın altına girmesi sonucu araçta maddi hasar meydana geldiğini, olay yerinde resmi belge niteliğindeki 19.12.2021 tarihli kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, tramer kaydı, eksper raporları, kaza tespit tutanağı da incelendiğinde de net bir şekilde görüleceği üzere bahse konu kazanın davalı tarafın %100 kusuruyla meydana geldiğini, araç sürücüsü ve malikinin araçta oluşan maddi zararları müteselsilen gidermesi gerektiğini, kazanın davalı tarafların %100 kusuru ile meydana geldiği ve bundan doğan zarardan sorumlu olduklarını, davalının sevk ve idaresindeki araca ait lastik, kurallarına uygun olarak sürüş yapan müvekkile ait araca çarptığı için davalıların %100 ve asli kusurlu olduklarını, "tam ve kesin"lik içeren gerçek zarar kaza tarihinden itibaren tamir süresince, müvekkilinin aracının aynı model, yaş ve diğer aynı özelliklerini taşıyan emsal aracın kira bedelinin araştırılarak yapılacak bilirkişi incelemesiyle tespit edileceğini, tahkikat sonucunda müvekkilinin uğradığı maddi zarar değerinin (araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybı) tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 500,00 TL ( 400,00 TL değer kaybı, 100,00 TL mahrumiyet bedeli) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, (belirsiz alacak davası) yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı---- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın esastan reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin KTK madde 85. uyarınca işleten sıfatıyla sorumluluğunun doğmadığını, bir an için sürücünün kusurlu bulunması halinde dahi gerekli özen ve yükümlülüklerini yerine getiren müvekkili şirketin istihdam eden sıfatı ile dava konusu kazadan sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, makul tamir süresinin hesaplanması gerektiğini, makul tamir süresi, kaza sonucu hasarlanan aracın modeli, yaşı, kaza sonucu meydana gelen hasar durumu, km'si, kullanım tarzı gibi hususları göz önünde bulundurarak onarımı için gerekli gün sayısını ifade ettiğini, makul tamir süresinin hesabında aracın kaç gün serviste kaldığı hususunun değil aracın onarımı için geçmesi gerekli olan makul sürenin esas alınmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere zorunlu giderlerin mahrumiyet bedelinden mahsup edilerek hesaplanması gerektiğini, zorunlu masrafların, her durumda araç sahibi tarafından araca yapılması lazım gereken giderler olduğunu, aracından mahrum kalan araç sahibi, aracın ortalama yakıt masrafı, amortisman gideri, bakım masrafı vb. gibi aracın kullanılmasına bağlı olarak yapılması lazım olan giderleri yapmaktan kurtulduğunu, bu kapsamda tespit edilecek kiralama bedelinden bu giderlerin mahsup edilmesi gerektiğini, mezkur giderlerin aracın kullanılmasından doğduğu, araç malikinin tacir olup olmamasına göre doğmadığından dolayı gerek tacir olan gerek tacir olmayan araç sürücülerinin mahrumiyet tazminatından mahsup edilebildiğini, hasarı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı tazminatını bilirkişi vasıtasıyla hesaplanması gerektiğini, değer kaybı tazminatının hesaplanmasında aracın modeli, markası, özellikleri, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarın nitelik ve niceliği gibi hususları göz önünde bulundurularak aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı tazminatının hesaplanması gerektiğini, bu hesaplamaların, hesap yapmaya ehil ---- veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek hasar konularında uzman bilirkişi (makine mühendisi) veya bilirkişi kurulunun yapması gerektiğini, davanın ekteki poliçe uyarınca müvekkil şirketin ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı ---- ihbarına karar verilmesini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; pasif husumet yokluğu nedeniyle, sürücü konumunda olan müvekkili aleyhine açılan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili --- 19.12.2021 tarihinde meydana gelen kazada sürücü konumunda olduğunu, aracın sahibinin diğer davalı ----Olduğunu ve sürücü konumunda olan müvekkilinin bu şirketin çalışanı olduğunu, dava dilekçesinde, davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen tarafsa da bu kişilerin gerçekte hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenirse, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerektiğini, bu sebeple yerleşik Yargıtay içtihatları da gözetildiğinde davanın müvekkili açısından her halükarda husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın talepleri zamanaşımına uğramış olduğundan davanın esastan reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın değer kaybı ve mahrumiyet bedeline ilişkin olarak dava açmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunmasının zorunlu şart olduğunu, işbu zorunluluğun gereği ise 20.03.2020 tarihli ---- gazetede yayınlanan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar madde 4) c.7'dir. dava dilekçesinde sigorta şirketine başvuru yapıldığına dair bir ifade ya da belgenin bulunmadığını, dava konusu alacağın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacı tarafın, dava dilekçesininde fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 500,00-TL (400,00 TL değer kaybı, 100,00 TL mahrumiyet bedeli) maddi zararın davalılardan tahsilini talep ettiğini, davacının -müvekkil tarafından zarara uğratıldığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla- talep ettiği alacak miktarını hesaplayarak belirlemesinin mümkün olduğunu, bu nedenle alacak taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, buna rağmen 500,00-TL gibi düşük bir miktardan dava açılması hakkaniyete ve usule aykırı olup davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın 20.03.2020 Tarihli ---- Gazetede Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca sigorta şirketine başvuru zorunlu şartını yerine getirmediğinden davanın usulden reddine, müvekkilinin bu kazada hiçbir kusuru bulunmadığından davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın diğer davalının sigortacısı olan----ihbar edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklı olarak değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminatına ilişkindir.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; 2918 sayılı KTK 109. maddesinde yer alan “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği günden başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamaaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamaaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” hükmü gereğince, somut olayda kaza tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, davaya konu trafik kazasının gerçekleştiği tarihin 19/12/2021 olduğu, kaza tespit tutanağı ile davacının zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği, arabuluculuk başvuru tarihinin 20/05/2024 olduğu, dava tarihinin 08/07/2024 olduğu, arabuluculuk başvuru tarihinden önce zamanaşımı süresinin dolduğu, dosya kapsamında zamanaşımını kesen veya durduran bir sebebin bulunmadığı görülmüştür. Belirtilen sebeplerle davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.)Davanın ZAMANAŞIMI SEBEBİYLE REDDİNE,
2.Alınması gerekli 615,40 TL harçtan yatırılan peşin harç olan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4.Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
5.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6.Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit şekilde ödenmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.