3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2024/4819 E. , 2024/12102 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik CMK'nun 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2017/58 Esas, 2022/327 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 63 ncü maddesi uyarınca, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 63 ncü maddesi uyarınca, ayrıca sanık ... hakkında 3713 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci bentleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 ncü maddesi, 53 ncü maddesi ve 63 ncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.12.2023 tarihli ve 2023/410 Esas, 2023/1301 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine yönelik hüküm kurulmuştur.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.02.2024 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğundan bahsedilemeyeceğine, -Hukuka aykırı elde edilen bulguların delil olarak değerlendirilemeyeceğine, -Dosyada bulunan delillerle mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğundan bahsedilemeyeceğine, -Hukuka aykırı elde edilen bulguların delil olarak değerlendirilemeyeceğine, -Dosyada bulunan delillerle mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, -Lehe delillerin dikkate alınmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -... İl binasında yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, -Suç unsurlarının oluşmadığına, -Toplantı ve basın açıklamalarının şuç teşkil eden eylem olarak değerlendirilemeyeceğine, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğundan bahsedilemeyeceğine, -Hukuka aykırı elde edilen bulguların delil olarak değerlendirilemeyeceğine, -Dosyada bulunan delillerle mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Sanığın örgüt üyesi iddiası ile 3 ayrı davada yargılandığına ve dosyaların birleşmesi gerektiğine, -Eylemlerin tamamının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğundan bahsedilemeyeceğine, -Hukuka aykırı elde edilen bulguların delil olarak değerlendirilemeyeceğine, -Dosyada bulunan delillerle mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Arama işlemlerinin hukuka aykırı yapıldığına, -S.Ç.in teşhis işlemlerinin gerçeği yansıtmadığına, -Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Delillerin mahkumiyete yetecek ölçüde somut ve inandırıcı olmadığına, -Örgüt üyeliğine dair kriterlerin sağlanmadığına, -Suç unsurlarının oluşmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafiileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğundan bahsedilemeyeceğine, -Hukuka aykırı elde edilen bulguların delil olarak değerlendirilemeyeceğine, -Dosyada bulunan delillerle mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, -Örgüt üyeliği suçunun somutlaştırılmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Eylemlerin Anayasal haklar çerçevesinde yürütüldüğüne, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince tüm sanıkların eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu, ayrıca sanık ...'ın bir kısım eylemlerinin ve sosyal medya paylaşımının terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetlerine dair karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ..., ..., ...
ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanık ... hakkında terör örgütü propagandası yapma suçları yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, verilen mahkumiyet kararlarına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla kurulan mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamış, bu yönüyle sanıklar ... ve ... hakkında bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanıklar ..., ...
ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü,
TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak buna göre bir ceza tayini gerekirken, dosya kapsamına ve kabule göre temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan makul suretle ayrılmak yerine teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ...
hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesinde; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yapılan UYAP sorgulamasında, sanık hakkında Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve el değiştirme ile kamu malına zarar verme suçlarından derdest davanın bulunduğunun anlaşılması karşısında, mükerrer yargılama ve cezalandırılmanın önlenilmesi amacıyla sanığa yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu da nazara alınmak suretiyle; suç, iddianame ve yakalanma tarihleri göz önünde bulundurularak zaman ve mahiyet itibarıyla aynı faaliyetlere ilişkin olup olmadığı, söz konusu faaliyetler arasında hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığının tespiti bakımından her iki dosya birleştirilip deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmesi lüzumu bozmayı gerektirmiştir.
D. Sanık ...
hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.
28.Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Mahkemenin kabulünde ''sanığın örgütsel nitelikte olduğu değerlendirilen 2 adet eyleme katıldığı, ele geçen materyal içeriklerinde ''Silvan'da devlet birimlerinin yaptığı katliamlar'' içerikli not ile örgüte ideolojik olarak bağlı olduğu, sözde adalet komisyonunda yer aldığı ve öldürülen teröristlerin cenaze ve taziyelerini takip ettiği gerekçesiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sanık yönünde oluştuğu'' belirtilmişse de; sanığın sözde adalet komisyonunda yer aldığının ve sanığa ait cep telefonunda mesajlar bölümünden elde edilen ''Nusaybin'e ses ver'' temalı basın açıklaması talimatının sanık tarafından verildiğinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde somut delillerle tespitlerinin yapılması gerektiği, bu haliyle sanığın eylemlerinin örgütle organik bağ içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösterir nitelikte olmadığı, bu nedenle öncelikle sanık hakkında şüpheli ifade beyanı bulunup bulunmadığının araştırılıp, bulunması halinde tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, tüm bu delillerin CMK'nun 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanık ... hakkında terör örgütü propagandası yapma suçları yönünden;
Gerekçe bölümünün ''A'' bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.12.2023 tarihli ve 2023/410 Esas, 2023/1301 sayılı Kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,
2.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden;
Gerekçe bölümününün ''B'', ''C'' ve ''D'' bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.12.2023 tarihli ve 2023/410 Esas, 2023/1301 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
3.Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.10.2024 tarihinde karar verildi.