4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/12215 E. , 2024/4566 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/İstinaf İsteminin Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kısmen Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte gelen Davacı ve Davalı ... tarafından gelen olmadı. Davalı ... vekili Avukat ....geldi, Davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 13.05.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin senede dayalı olarak davalı ... aleyhine İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün 2016/33857 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, takip dosyası üzerinden üzerine ihtiyati haciz konulmuş bulunan Manisa İli, Yunusemre İlçesi, Kuyualan Mahallesi, 144 ada, 80 parsel sayılı taşınmazı davalı borçlu ...'nün haciz şerhi ile yüklü olarak 21.04.2017 tarihinde davalı ...'a sattığını, taşınmaz üzerindeki haczin usulsüz olarak kaldırılarak, davalı ... tarafından da haciz şerhi olmaksızın, taşınmazın 29.12.2017 tarihinde davalı ...'ye satıldığını, yapılan tasarrufların muvazaalı olduğunu belirterek tasarrufların iptali ile, taşınmaz üzerinde Manisa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1210 (eski İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün 2016/33857) Esas sayılı dosyasına konu alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı tarafından kesin ya da geçici aciz vesikasının dosyaya sunulmadığını, davalılar ile arasında akrabalık ilişkisi ya da herhangi bir ilişki bulunmadığını, dava konusu taşınmazın tarafınca diğer davalı ...'a 21.04.2016 tarihinde devredildiğini, 545.600,00 TL satış bedelinin 11.05.2017 tarihinde hesaptan yatırıldığını, tasarrufun herhangi bir kötü niyete dayanmadığını, taşınmazı devrettiği davalı ile diğer davalı arasında tasarruf tarihi öncesine dayalı herhangi bir ilişkinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının kesin ve geçici aciz vesikası sunmadığını, müvekkilinin etki ve sorumluluğu olmayan eylemler nedeniyle müvekkiline kusur atfının mümkün olmayacağını, davalı borçlu ...'den taşınmazı 21.04.2016 tarihinde tapudan devraldığını, satış bedelini de 11.05.2017 tarihinde hesaba havale ile gerçekleştirdiğini, davalı borçlu ve davalı üçüncü kişiler arasında herhangi bir yakınlık, iş arkadaşlığı, ticari ilişki, komşuluk, iş ortaklığı, akrabalık ve tanıdıklık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ne ...'yü ne de ...'ı tanımadığını, taşınmazı emlakçı ...'in aracı olması ile aldığını, iyi niyetli olduğunu, dosyaya kesin veya geçici aciz belgesinin sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu ...'nün inşaat mühendisi olduğu, davalı ...'ın babası ile birlikte inşaat işleriyle uğraştığı, diğer davalı ...'nin de müteahhitlik yaptığı, Manisa gibi küçük bir çevrede aynı sektörde oldukları ve birbirlerini tanımamaları ve mali durumlarını bilmemelerinin mümkün olmadığı, ...'ın davalı borçlunun borcu olduğunu bildiği, taşınmazı hacizli olarak satın aldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu Manisa İli, Yunusemre İlçesi, Kuyualan Mahallesi , 144 ada, 80 parsel, 656/2340 arsa paylı zemin kat 9 nolu bodrum zemin ve asma katlı iş yerinin tapuda yapılan 21.04.2014 tarih 7155 yevmiye sayılı ve 29.12.2017 tarihli 22741 yevmiye sayılı tasarrufların iptali ile, davacı alacaklıya Manisa 1.İcra Müdürlüğünün 2017/1210 takip sayılı dosyadaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere satış ve cebri icra yetkisinin tanınmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., davalı ...
vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... istinaf dilekçesinde; mahkemenin eksik inceleme yapmış olduğunu ve delillerini değerlendirmediğini, taşınmazın devredildiği tarihte borcun kesinleşmediğini, kesinleşmiş icra takibi bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerekirken mahkemece eksik inceleme yapmak suretiyle hukuka aykırı olarak bu hususun değerlendirilmediğini, taşınmazın hukuka uygun olarak devredilmiş olup tasarrufun iptaline konu edilemeyeceğini, mahkemece hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece eksik araştırma ve hatalı tespit neticesinde usule ve esasa aykırı olarak karar verildiğini, davacı tarafça kanunun aradığı şartlara haiz kesin veya geçici aciz belgesi ibraz edilemediğini, taraflar arasındaki alım-satım ilişkilerinde banka aracılığı ile ödemeler gerçekleşmiş olduğunu, müvekkilinin borçlunun mali durumunu bilebilmesinin mümkün olmadığını, satışın gerçek bir satış olduğunu, dosyada dinlenen tanık beyanları ile de davalılar arasında önceye dayalı iş ilişkisi veya tanışıklık olmadığını, mahkemece eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, borçlunun aktif mal varlığının ve borca yeter mal varlığı olup olmadığı, borçlunun aciz içerisinde olup olmadığının araştırılmadığını, davacı tarafça sunulan geçici aciz belgesinin kanunun aradığı şartlara haiz olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin taşınmaz üzerinde hiçbir haciz ve takyidat olmadan tapu siciline olan inancı ile 29.12.2017 tarihinde 675.000,00-TL'ye satın aldığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunun şüphe bırakmayacak şekilde dosya içerisinde kesin olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddialarının müvekkilini ilgilendirmediğini, davacının tasarrufun iptali davası açmakta haklı olmadığını, tasarrufun iptali davası açma şartları oluşmadığı gibi süresi içerisinde de açılmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı 3. kişi ...'ın taşınmazı üzerinde davacının başlattığı takip dosyası üzerinden konulmuş haciz şerhi, alacaklısı ... olan, Manisa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/8250 Esas sayılı dosyası üzerinden konulan haciz şerhi ve dava dışı T. Vakıflar Bankası T.A.O lehine tesis edilmiş bulunan 2.000.000,00-TL bedelli ipotekle yüklü olarak, bilirkişi raporu ile 912.897,57-TL değerinde olan taşınmazı satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, davalı borçlunun haciz şerhi bulunduğunu bilerek taşınmazı satın alması nedeniyle, İİK'nun 280/1. maddesine göre, davalı 3. kişi ...'ın davalı borçlunun mali durumunu ve alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastıyla hareket ettiğini bilen kişilerden olması nedeniyle, davalılar ... ile davalı ... arasındaki tasarrufun iptale tabi olduğu, ancak, davalı 3. kişi ...'ın tasarrufa konu taşınmazı, davalı 4. kişi ...'ye, 29.12.2017 tarihinde, üzerinde hacizler ve ipotek şerhleri bulunmaksızın satış suretiyle tapuda devretmiş olduğu, 4. kişi konumundaki davalı ...'nin, İİK'nun 280/1 maddesi kapsamında kötü niyetli olduğu, yani, borçlu ...'nün durumunu ve amacını bilerek tasarrufta bulunduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı; adresleri farklı olan davalı borçlu ile, davalı 4. kişi ...'nin, Büyükşehir Belediyesi statüsünde olan ve nüfus yoğunluğu bulunan ilde, müteahhitlik yapması nedeniyle, davalı borçluyu tanıdığının kabul edilemeyeceği gibi, davacı alacaklı tarafından da, davalı borçlu ile davalı 4. kişi ... arasında akrabalık, tanışıklık, iş ilişkisi bulunduğu hususunun da iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.01.2020 tarih ve 2019/89 Esas, 2020/42 Karar sayılı kararının, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilmesine, esasa ilişkin yeni hüküm tesisine, davacının, davalı 4. kişi ... hakkındaki davasının reddine, davacının, davalı borçlu ile davalı 3. kişi ... arasındaki tasarruf yönünden davasının kabulü ile; dava konusu; Manisa İli, Yunusemre İlçesi, Kuyualan Mahallesi, 144 ada, 80 parsel, zemin kat, 9 nolu bağımsız bölümün, davalı borçlu ... tarafından, davalı 3. kişi ...'a, 21.04.2017 tarih ve 7155 yevmiye sayılı resmi senet ile yapılan satışına ilişkin tasarrufun davacı yönünden iptali ile, dava konusu taşınmazın, davalı 3. kişi ... tarafından, 29.12.2017 tarih ve 22741 yevmiye sayılı resmi senet ile, davalı 4. kişi ...'ye satılmış olması nedeniyle, İİK'nun 283/2 maddesi uyarınca, Manisa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1210 (eski İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün 2016/33857) Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak kaydıyla, 983.402,51 TL alacağın, davalı 3. kişi ...'dan tahsili ile, davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'ın taşınmazı hacizli olarak satın aldığını, buna göre taşınmazın hukuki durumunu bildiğini, ticaret ile uğraşan ve aynı şehirde yaşayan ...'nin de basiretli bir tacir gibi hareket edip tapu kaydını incelemiş olsa idi taşınmaz üzerinde haciz olduğunu ve satış aşamasına gelip kıymet takdiri yapılmış olduğunu görebileceğini, taşınmazın değeri ile satış değeri arasında misli ile fark olduğunu, davalılardan ... ile ... arasında yapılan satış işleminin iptal edildiğini, bu durumda taşınmazın ilk maliki olan ...'ye dönmesi gerektiğini, satışın iptal edilmiş olmasına rağmen ... tarafından diğer davalı ...'ye yapılan satışın gerçek satış kabul edilmesinin mantığa aykırı olduğunu, ...'ın kendisine ait olmayan bir taşınmazın satışını yaptığını, davalılardan ...'nün inşaat mühendisi olduğunu, davalı ...'ın babası ile birlikte inşaat işleriyle uğraştığını, diğer davalı ...'nin de müteahhitlik yaptığını ve Manisa gibi küçük bir çevrede aynı sektörde olduklarını ve birbirlerini tanımamaları ve mali durumlarını bilmemelerinin mümkün olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... ve ...yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.