7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/2002 E. , 2012/8291 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 158 ada 13 parsel sayılı 435,76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
İtirazı komisyonca reddedilen davacı ... tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 158 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümünde taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir.
Somut olayda, kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden 05.08.2010 tarihinde mahallinde bir keşfin icra edildiği, davacının ikinci bir keşif yapılması konusundaki talebi kabul edilerek mahkemece ikinci keşfin yapılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderini yatırması için kesin önel verilmiş ise de verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir.
Şöyle ki, dosya içeriğinden mahkemece 25.10.2011 günlü duruşma oturumunda davacı ...'a 25.11.2011 günü saat 14,00’den itibaren yapılacak keşifte kalem kalem belirtilen toplam 471,00 TL keşif giderini yatırması için kesin süre verildiği, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişileri için gerekli tebligat ücreti ve mahkemece takdir edilecek ücretin keşif giderleri içinde eksik gösterildiği, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin keşif gün ve saatinde hazır edilmeleri için kolluk birimine müzekkere yazılması yolunda ara karar kurulduğu, davacının vekili olmamasına karşın kesin sürenin neticelerinin davacı vekilinin yüzüne karşı ihtar edildiğinin tutanağa geçirildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; dinlenecek mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerine keşif gününün tebliğ edilmesi için gerekli tebligat ücreti ile tanıklara mahkemece takdir edilecek tanıklık ücretinin de keşif giderlerinin içinde gösterilmesi gerekir. Bu nedenle, keşif kararı verilmesi halinde keşif gün ve saati ile hazır bulunacakları yerin mahalli bilirkişilere, tespit bilirkişilerine ve teknik bilirkişilere davetiye ile bildirilmesi zorunlu olduğu gibi bu kişiler adına çıkarılacak davetiye giderlerinin yatırılması gereken sürenin de kuşkuya yer vermeyecek biçimde tam olarak belirlenmesi, keşif giderlerinin mahkeme veznesine depo edilmesinden sonra çıkartılacak tebligatların gidiş ve dönüşü için gerekli süreninde gözönünde bulundurularak keşfin gün ve saatinin belirlenmesi gerekir. Kolluğa mahalli bilirkişileri ve tespit bilirkişileri taşınmaz başında hazır etmeleri gibi bir zorunluluk yüklenemez. Bu durumda usulüne uygun kesin mehilden sözedilemez.
Hal böyle olunca mahkemece davacı tarafa keşif giderinin yatırılması için yeniden ve az yukarıda açıklandığı biçimde yöntemine uygun ve makul süre verilmesi, kesin sürenin yerine getirilmesi halinde taşınmaz başında keşif yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de 25.10.2011 günlü duruşmada kesin sürenin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde mevcut delil durumuna göre karar verilmesi gerekirken gerekçeli kararda mevcut delil durumu değerlendirilmemesi dahi isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'a iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.