10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/8668 E. , 2024/11108 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki, davacının 01.02.2016 tarihi ile kendisine aylık bağlanan 01.08.2021 tarihleri arasında ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespiti talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaşlılık aylığını hak ettiği tarih olan 01.02.2016 tarihi ile Kurumun emekli maaşı bağladığı tarih 01.08.2021 arasındaki sürede hak edilmiş tüm maaşların yasal faiziyle beraber ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin mevzuata uygun yapılmış olup hukuka aykırı bir durum bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararda, davacının sigorta başlangıç tarihinin 30.11.1984 tarihi olduğuna ve 21.12.2015 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti talebi ile Ankara 8. İş Mahkemesinde açtığı davada davacıya 01.02.2016 tarihi itibariyle aylık bağlanması gerektiğine karar verilmiş olsa da aylığa hak kazandığı belirtilen tarihte davacının davalı Kuruma yazılı olarak tahsis talebinde bulunmadığı belirtilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Kurum aleyhine açılan dava derdest ve halen davacının sigortalılık başlangıcına yönelik bir karar tesis edilmemiş iken, müvekkilin ayrıca tahsis talebinde bulunmasının beklenmesi, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davacının 18.11.2015 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması talebinin Kurum tarafından reddedilmesi üzerine davacının sigorta başlangıç tarihinin 30.11.1984 tarihi olduğuna ve 21.12.2015 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti talebi ile Ankara 8. İş Mahkemesinde açılan dava sonunda mahkemenin 17.1.2019 tarihli ve 2016/113 Esas ve 2019/4 sayılı Kararıyla davanın kabulüne, davacının 30.11.1984 tarihinde 1 gün süreyle asgari ücretle çalıştığının tespitine, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1986 olduğuna ve davacıya 01.02.2016 tarihi itibariyle aylık bağlanması gerektiğine, ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verildiği; karara karşı davalı Kurumca istinaf başvurusunda bulunması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2.6.2020 tarihli ve 2019/666 Esas, 2020/561 sayılı Kararı ile Mahkemenin kararının kaldırılmasına, davacının sigortalılık başlangıcının 1.1.1986 tarihi olduğu, yaşlılık aylığına ilişkin talebinin ise, her dava açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılır ilkesi gereği reddine karar verildiği, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 6.4.2021-2020/7784 Esas, 2021/4712 sayılı Kararı ile hükmün onanarak 6.4.2021 tarihinde kesinleştiği; davacının davalı Kurumdan 30.6.2020 tarihinde aylık talebinde bulunduğu, bu talebe Kurumca, talep tarihinde iş akdinin devam etmesi yani işten ayrılma koşulunun yerine gelmemesi nedeniyle red cevabı verildiği, davacının daha sonra 6.7.2021 tarihinde tekrar aylık talebinde bulunduğu ve bu tarih itibariyle tarafına yaşlılık aylığı bağlanması gereken koşulları yerine getirmesi nedeniyle 1.8.2021 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacı, aylıkların 01.02.2016 tarihinde itibaren bağlanması gerektiğini iddia etmekte ise de; davacının 2016 yılındaki başvurusunda yaşlılık aylığı tahsis talebinin bulunmadığı, tahsis talebi olmadan aylık bağlanamayacağından Kurum işleminin yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının tahsis koşullarının, davacı tarafından başlatılan yasal süreç devam etmekte iken oluştuğunu, davacı tarafından Kurum aleyhine açılan dava derdest ve halen davacının sigortalılık başlangıcına yönelik bir karar tesis edilmemiş iken, davacının ayrıca tahsis talebinde bulunmasının beklenmesinin, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, nitekim Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarının tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, "Davanın açılmış olma halinin" talep gibi değerlendirilerek tahsis koşullarının gerçekleştiği ve davacının da bu tarihi izleyen aybaşından itibaren aylık kazanmaya hak kazandığı yönünde olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.02.2016 tarihinden Kurumun yaşlılık aylığı bağladığı 01.08.2021 tarihine kadar hak edilmiş aylıkların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.