ANTALYA Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/07/2023 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu .... plakalı araca davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı tarafından sigortalanmış araç sürücüsünün kanun ve yönetmelik maddelerini ihlal ederek dava konusu kazanın meydana gelmesine asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, müvekkilinin aracının düşük kilometre olduğunu, sıfır kilometre olan araçlarla eşdeğer olduğunu, kaza sebebiyle aracın hasar kaydının oluştuğunu, muadili araçlara göre aracının piyasadaki değerinde çok büyük düşüş meydana geldiğini, karşı tarafın aracının davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine değer kaybı talebi için başvuruda bulunulduğunu, başvuru sonucu sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, yasa gereği arabulucuya başvuru yapıldığını, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle alacak miktarı tam olarak belirlenebilir hale geldiği anda HMK 107/2 maddesi uyarınca artırım hakkı saklı kalmak üzere 10,00 TL değer kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; kazaya karışan .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 09/04/2023-09/04/2024 vade tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe azami teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacı tarafın değer kaybı taleplerinin teminat dışında kaldığını, bu nedenlerle müvekkili şirketin dava konusu olaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun olmaması nedeniyle müvekkili şirket yönünden davanın reddini, her halükarda davanın reddini, yargılıma giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; somut olayda sigorta eksperi bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; dava konusu kaza nedeniyle aracın değişen parçasının bulunmadığı, sol yan panel (sol arka çamurluk) parçasının onarımının ve boyanmasının gerektiği, aynı parçaların aracın .... tarihli kazasında da hasarlandığı ve onarılıp boyandığı rapor edilmiştir. Bu nedenle aracın onarılan ve boyanan parçasının daha önceki kazasında zaten değer kaybına uğradığı, dolayısıyla mükerrer aynı parçadan dolayı değer kaybı oluşmayacağı yönündeki bilirkişi görüşüne emsal Yargıtay kararları doğrultusunda itibar edilmiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı gözönüne alınarak başlangıçta gösterilen miktar baz alınarak istinaf dilekçesinin kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmemesi gerektiği yönündeki kararlar doğrultusunda istinaf kanun yolu açık bırakılmıştır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarih 2017/909 Esas 2017/1358 Karar sayılı ilamı bu yöndedir.) Bu nedenle istinaf kanun yolu açık olmak üzere; "Davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili, kaza sonucunda davacının aracında yüksek miktarda hasar oluştuğunu, hasarların aynı yerden olmadığını, raporun sigorta genel şartlarına göre yapıldığını bilirkişi tarafından yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, haksız fiil nedeniyle değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür. Buna göre;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere ve fotoğraflara göre davaya konu aracın daha önce de aynı yerden hasarlandığı bilirkişi tarafından önceki hasarın raporda değerlendirildiği, aynı yerden meydana gelen ikinci hasarın değer kaybına neden olmayacağı mahkemece verilen kararda usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
2.Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3.Yapılan istinaf başvuru giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Kararın tebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararın kesinleştirilmesi vs. gibi işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/12/2024 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...