11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/580 E. , 2024/8818 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2015/04341 tescil numaralı 232 numaralı, 01.08.2015 tarihli bültende yayımlanan tasarım tescili kapsamında 3 adet şişe tasarımını koruma altına aldığını, davalı tarafından 24.02.2017 tarihli ve 2017/01296 numaralı başvuru ile 10 adet şişe tasarımı için tescil talep edildiğini ve başvuruya konu şişe tasarımlarının 2017/01296 numarası ile tescil edildiğini, ancak dava konusu 9 numaralı tasarımın müvekkil şirkete ait 2015/04341/1 tescil numaralı tasarım ile karşılaştırıldığında müvekkili şirkete ait tasarım ile aynı olup tescil korumasına hak kazandıracak herhangi bir yeniliğe ve ayırt ediciliğe sahip olmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2017/01296/9 numaralı tasarıma ilişkin tescilin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa ait tasarım tescil başvurusunun başvuru tarihinde yenilik kriterlerini haiz olmadığını, mülga 554 sayılı KHK döneminde incelemesiz tasarım tescili sisteminden faydalanılmak sureti ile davacı tarafça kötü niyetli olarak tescil edildiğini, davacının müvekkili firmaya ait tasarım tescilinin benzer olduğunu iddia ettiği tüm hususların, internet arama motorlarındaki yapılan sonuçlarda görülen mevcut ürünlerde olduğunu, dava konusu şişeler bakımından tasarımcının seçenek özgürlüğünün oldukça sınırlı olduğunu, şişelerin ağız kısımlarının dar, taban bölümlerinin geniş, boyun bölgesinin de konik olacağının tüm şişeler bakımından geçerli değişmez kurallar olduğunu, davacı tasarımında herhangi bir logo, çizgi, şekil vb. bulunmadığını, düz ve ayırt edici nitelikten yoksun bir şişe olduğunu, buna karşın müvekkili firmaya ait tasarımda davacı tasarımında yer almayan şekillerin mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu davalı şirket adına tescilli 2017/01296-9 nolu tasarımın "şişe" olduğu ve şişe tasarımının oluşturulmasında seçenek özgürlüğünün geniş olduğu, davacı ve davalıya ait tasarımların karşılaştırılmasında her iki tasarımın da baş kısmının aynı, gövde kısmında her iki tasarımda da konik olarak genişleme (bombe) olduğu, gövde kısmından sonra tasarımların aşağı doğru düz bir hatta ilerlediği ve alt kısmında da yine aynı şekilde gövde kısmındaki gibi bir açılım gösterdiği yine bir bombe olduğu, tasarımlar arasındaki farkın sadece davalının tasarımının gövde ve alt kısmındaki çizgilerden ve renkten ibaret olduğu bu nedenle bilgilenmiş kullanıcı gözünden bakıldığında davalının tasarımının davacının tasarımına göre ayırt edici özellik taşımadığı, her iki tasarım üzerindeki genel izlenimin bilgilenmiş kullanıcı yönünden aynı olacağı bu bağlamda davalının 2017/01296-9 numaralı tasarımının davacının 2015 04341-01 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 25 inci maddesince davanın kabulü gerektiği gerekçesi ile davalı şirket adına tescilli 2017/01296-9 sıra numaralı tescilin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi raporunda davalının tasarımının davacının tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığının mütalaa edildiği, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/71 E. 2019/461 K. sayılı dosyasında davacı tarafça davalı şirkete ve Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT)'e karşı açılan davada Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve davalının 2017/01296-8 sıra numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verildiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, seçenek özgürlüğünün geniş olduğu, tasarımda yer alan çizgilerin tasarıma yenilik kazandırmadığı, küçük ayrıntı kapsamında kaldığı, dava konusu tasarımın ayırt edici niteliklerinin bulunmadığının hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da açıklandığı, söz konusu tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 5,25,56 ve 58 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.