Esas No
E. 2023/9855
Karar No
K. 2024/5665
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/9855 E.  ,  2024/5665 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1892 E., 2020/297 K.

HÜKÜM/KARAR : İstinaf isteminin kabulü ile Hükmün kaldırılarak yeniden esashakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddi, Birleşendavaların kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 6.Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2012/489 E., 2019/371 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davalılar vekili, birleşen 1. davada davalı ... vekili ve birleşen 2. davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddi, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile birleşen davada davalılar ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat ..., davalılar ... ile ... vekili Avukat ... geldiler. Davacı adına gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; alacağının davalı ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı kredi sözleşmesi (31.08.2007 ve 08.10.2007) ile doğduğunu, Kayseri 3. İcra Müdürlüğü 2009/3134 sayılı takibin davalı itirazının iptali ile takibin devamı yönünden mahkeme kararı ile kesinleştiğini, alacağını tahsil edemediğini, davalı borçlu ...'in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla Kayseri İli Melikgazi İlçesi Karadere Mahallesi 7078 ada 1 parsel numaralı taşınmazdaki 1/4 hissesini 29.05.2008 tarihinde kardeşi davalı ...'e, 7078 ada 3 parsel numaralı taşınmazdaki 1/4 hissesini 29.05.2008 tarihinde kardeşi davalı ...'e ve 7078 ada 4 parsel numaralı taşınmazdaki 1/4 hissesini 29.05.2008 tarihinde annesi davalı ...'e devrettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen 1. davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ...'in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla Kayseri İli Melikgazi İlçesi Karadere Mahallesi 7078 ada 2 parsel numaralı taşınmazı 10.09.2008 tarihinde davalı ...'ya devrettiğini ve davalı ...'un taşınmazı sonrasında elden çıkardığını belirterek taşınmazın akit tarihindeki gerçek değerinin davalılardan tahsilini istemiştir.

3.Birleşen 2 nci davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ...'in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla Kayseri İli Melikgazi İlçesi Hisarcık Mahallesi 300 Ada 5 parsel numaralı taşınmazı 31.10.2008 tarihinde davalı ...'e devrettiğini ve davalı ...'nın taşınmazı sonrasında elden çıkardığını belirterek taşınmazın akit tarihindeki gerçek değerinin davalılardan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; tasarrufun iptali davası açılmasının ön şartının borçlu hakkında geçici veya kesin aciz belgesi alınmış olması gerektiği, ancak dava dilekçesinden borçlu hakkında alınmış bir aciz belgesi olmadığının anlaşıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tasarrufun iptali davası için zorunlu unsur olan geçici veya kati aciz vesikası bulunmadığını, davacı banka tarafından diğer davalı ... hakkında alınmış dava tarihi itibari ile herhangi bir aciz belgesi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Kayseri Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, ayrıca açılan davayı kabul etmediklerini, davacının davasında haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davalı ... ile ... ve ...'in kardeş, diğer davalı ...'in ise anneleri olduğu, İİK 278/4-1 nci maddesinde neseben veya sıhren 3. dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar arasındaki tasarrufların bağışlama gibi olduğu, davalılarından ...'ün ...'in yakın aile dostu olması, diğer davalı ...'nın da ...'in dükkan komşusu ve yakın arkadaşı olması sebebiyle borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Karadere mahallesi 7078 ada 1 parsel, 7078 ada 3 parsel, 7078 ada 4 parselde iptali talep edilen tasarrufların, Kayseri 3. İcra Müdürlüğünün 2009/3134 sayılı takip dosyasına konu olan alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacı alacaklıya, Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Karadere mahallesi 7078 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesi üzerinde, 7078 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesi üzerinde ve aynı yer 7078 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'e ait olan 5878/13299 hissesi üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, 7078 ada 2 parselin değeri olan 443.186,15 TL'nin (Kayseri 3. İcra Müdürlüğünün 2009/3134 sayılı takip dosyasına konu olan alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere ) davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 300 ada 5 parselin değeri olan 247.894,66 TL'nin ( Kayseri 3. İcra Müdürlüğünün 2009/3134 sayılı takip dosyasına konu olan alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere ) davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekili, birleşen 1.

davada davalı ... vekili ve birleşen 2. davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Asıl davada davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davalılara miras olarak kalan taşınmazların 1990 yılından itibaren fiilen taksim edildiğini ve fiili taksim çerçevesinde kullanarak herkesin kendisine düşen pay üzerine ev yapmış, ağaç dikmiş ve bahçe duvarı çekmiş olduğunu, sonrasında mirasçılar arasında tapuda rızai taksim gereğince işlem yapıldığını, diğer davalı borçlu İlyas Begendik'e söz konusu taşınmazdan miras payı çerçevesinde alması gerekenden daha fazla payın verildiğini, davacının dilekçesinde dava konusu yaptığı işlemlerin miras paylaşımı olduğunu, miras taksiminin tasarrufun iptali davasına konu olamayacağını, yargılama devam ederken davalı ...'in 14.09.2018 tarihinde vefat ettiğini, ölü kişi aleyhine yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından iptali istenilen tasarrufların 30.05.2008 tarihinde yapılan işlemler olduğunu, davanın 2011 yılında yani 3 yıl sonra açıldığını, akrabalar arasındaki işlemlere ilişkin davaların 2 yılık zamanaşımı/hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, geçerli ve kesinleşmiş bir takibin olmadığını, aciz halinin olup olmadığının araştırılmadığını, asıl dava ve birleşen davalar yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davalılardan...aleyhine hüküm kurulmamışken tavzih yolu ile davalı aleyhine hüküm tesis edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Birleşen 1. davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme hükmünün usul ve esas bakımından kanuna aykırı olduğunu, cevap dilekçesi, beyanlar ve deliller dikkate alınamadan karar verildiğini, taşınmaz bedelinin kredi kullanılarak banka aracılığıyla ödendiğini, kullanılan kredi bedelinin de taşınmazın satış tarihindeki değerine çok yakın olduğunu, yakın arkadaşlık iddiasının ispatlanmadığını, komşuluğun ise borçluların ekonomik durumunu bilmek için yeterli delil kabul edilemeyeceğini, tanıkların muvazaayı ispatlar nitelikte beyanda bulunmadığını, aksine davalıya yapılan satışın gerçek satış olduğunun tanık beyanları ile de ispatlandığını, taşınmazın satış sonrası fiilen kullanıldığını, davalının diğer davalı ...'ın durumunu bilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

3.Birleşen 2. davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının davalı ...'nın davalı ...'ın mal kaçırma kastını bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunu ispatlayamadığını, bilirkişilerce belirlenen değerden daha fazlasının tapuda ferağ, banka havalesi ve ipotek borcu ödemek suretiyle davalı ...'a ödendiğini, taşınmazın iyiniyetle satın alındığını, satın alınan tarih itibariyle diğer davalı hakkında herhangi bir takip bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada ifrazen oluşan 4 parselin de davalılar adına 1/4'er hisse payı ile kaydedilip takiben rızai taksim kapsamında her parselde karşılıklı devirler yapılarak her parselin tam hisse ile 1 kişiye isabet edecek şekilde tapuya kaydın tamamlandığı, davalılar arasında devredilen ve taksim edilen taşınmaz hisselerinin yüzölçümü ve bilirkişi raporu ile belirlenen çıplak arsa değerleri dikkate alındığında davalı borçlu İlyas yönünden oransızlık bulunmadığı anlaşıldığından, asıl davanın kabulü ile dava konusu tasarrufların iptaline dair mahkeme kararı yerinde olmayıp asıl davada davalıların bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olduğu, davalı ...'un borçlu davalı ...'ın kefil olduğu kredinin kullanılması akabinde akit tarihinden 2 gün sonra ödeme yaptığı, bir kısım davalı tanıklarının piknik yapmak ve tadilat yapmaktan ibaret beyanlarının fiili kullanım savunmasının ispatına yeterli olmadığı, tanık beyanlarından davalıların gıda sektöründe (aynı işkolunda) olduğu, arkadaşlıklarının tanışıklıklarının önceye dayandığı, dükkan komşusu olduğu, borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı işlem ile borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının bilindiği veya bilinmesini gerektiğine dair açık emarelerin bulunduğu anlaşılmakla mahkemenin davanın kabulüne dair kararının yerinde görüldüğü, davalı ...'ün davalı borçlu ...'in aile dostu olduğu, borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı işlem ile borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının bilindiği veya bilinmesini gerektiği gerekçeleriyle asıl davada davalılar ..., ..., ..., ..., ...'nın istinaf başvurularının kabulüne, kararın 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen 1. davanın kabulüne,7078 ada 2 parselin değeri olan 443.186,15 TL'nin (Kayseri 3. İcra Müdürlüğünün 2009/3134 sayılı takip dosyasına konu olan alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere) davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2. davanın kabulüne,300 ada 5 parselin değeri olan 247.894,66 TL'nin (Kayseri 3. İcra Müdürlüğünün 2009/3134 sayılı takip dosyasına konu olan alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere) davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili, birleşen 1.

davada davalı ... vekili ve birleşen 2. davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın konusunun miras hisseleri ve hisselerin taksimine ilişkin olmadığını, taksim sonrası mirasçıların edindikleri hisseleri üzerinde bağımsız olarak kendi adlarına tesis edilmiş tapulu mal varlıkları üzerinde yapılmış olan ve borçlu hissedarın adına tescil edilmiş olan hissesinin diğer mirasçılara satışına ilişkin olduğunu, 50 yıl önce intikal etmiş yerlerle ilgili tarafların tüm satışların yapıldığı tarihten 50 yıl sonra birkaç gün içinde taksim ve satış yapmaları, eşlerinden anlaşmalı boşanmaları ve iş yerini eşinin adına devretmesi işlemlerinin muvazaanın kanıtı olduğunu, işlemleri yapanların anne ve kardeşler olup yasal düzenleme gereği satışı yapan borçlu İlyas'ın borca batık olduğunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunu, dinlenen tanıkların hemen hepsinin İlyas'ın işlerinin bozulduğunu bu nedenle satışın yapıldığını duyduklarını veya bildiklerini beyan ettiklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen 1. davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

3.Birleşen 2. davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekili, birleşen 1. davada davalı ... vekili ve birleşen 2. davada davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı vekili, birleşen 1.davada davalı ... vekili ve birleşen 2.davada davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve 1. davada davalı ... ile birleşen 2. davada davalı ...'e yükletilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.