7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/16780 E. , 2023/11328 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2014 tarihli ve 2014/63 Esas, 2014/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı suç işlemesi üzerine önceki kararın açıklanmasına karar verilmesi suretiyle Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2020/416 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanık hakkında neticeten; 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına ve gümrük kaçağı eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
3.İşbu kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/2267 Esas, 2022/2172 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmasına, suçun ilk derece mahkemesince ispat edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ...'un işlettiği umumi tuvalette kaçak sigara satıldığının ihbar edilmesi üzerine Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamında alınan arama emrine istinaden tuvaletin ücret ödeme noktasında yapılan aramada; 2 adet valiz ve 1 adet poşetten muhtelif markalarda 255 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği, arama yapılan yerde bu esnada hazır bulunan temyiz dışı sanık ...'nun sigaraları sahiplendiği anlaşılmıştır.
2.Dosya sanığı ... savunmasında; suçüstü yapılmadığını, suçlamayı kabul etmediğini, karakolda verdiği ifadenin doğru olduğunu; kollukta ise valiz ve poşetleri emaneten aldığını, içinde sigara olduğunu bilmediğini, bu eşyaların diğer sanık ...'ya ait olduğunu beyan etmiştir.
3.Temyiz dışı sanık ... savunmasında; karakolda verdiği ifadenin doğru olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini; kollukta ise içinde sigara bulunan poşet ve çantaları emaneten diğer sanığa bıraktığını, teslim almaya geldiği gün polislerin arama yaptığını, sigaraların kendisine ait olduğunu ve içmek amacıyla aldığını beyan etmiştir.
4.Kimliği tespit edilen ihbarcı tanık A. V. Mahkemede; ihbar ettiği yerde para ve sigara alışverişi görmediğini, fakat daha önce babasının kendisini buraya göndererek ... isimli kişiden ucuz sigara aldırdığını beyan ederek sanık ...'u teşhis etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmasına rağmen arama kararında gecikmesinde sakınca bulunan hâlin gerekçesinin belirtilmediği, dosya içerisinde bulunan 04.02.2014 tarihli arama tutanağının tarih ve saati incelendiğinde aramanın hafta içi mesai saatleri içerisinde yapılmış olduğu, bu durumda gecikmesinde sakınca bulunan hâlden bahsedilemeyeceği ve arama kararının savcılık tarafından verilemeyeceği, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanığın da suça konu sigaraları sattığına ilişkin doğrudan görgüsü bulunmayan ihbarcı tanığın soyut anlatımı dışında delil bulunmadığı, kaçakçılığa konu suç eşyasının temininde hukuka aykırı davranıldığı ve hukuka aykırı elde edilen delilin hükme esas alınamayacağı, sanığın da tüm aşamalardaki savunmasında suçlamaları kabul etmediği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul edilip sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE 5271 sayılı
Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine, 271 inci maddesinin ikinci fıkrasına ve 231 inci maddesine göre hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir.
Adlî aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinde arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119 uncu maddesi aramanın, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının,
Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir.Bu koşullara uyulmadan yapılan arama Kanun'a aykırıdır.
Dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş bir arama emri bulunmasına rağmen arama emrinde gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesinin belirtilmediği, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, ihbarcı tanığın görgüye dayalı bilgisinin olmadığı, sanığın ikrarının bulunmadığı, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği, Bölge Adliye Mahkemesince gözetilerek sanığın beraatine karar verilen hükümde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/2267 Esas, 2022/2172 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sürmene Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.12.2023 tarihinde karar verildi.