Esas No
E. 2021/2008
Karar No
K. 2023/11826
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/2008 E.  ,  2023/11826 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/115 E., 2016/237 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2016 tarihli, 2015/115 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, mükerrirlere özgü infaz rejimine, suça koça kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında verilen beraat kararının kanuna aykırı olduğuna, nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'un temyiz sebepleri; hükmü temyiz etmek istediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.11.08.2014 tarihinde, tır parkında sanık ...’a ait baraka önünde, sanık ... Aykut’un sürücüsü olduğu, malen sorumlu adına kayıtlı kapalı kasa kamyonetin kasa kısmındaki fiber tanktan hortum vasıtasıyla yerdeki fiber tanka akaryakıt boşaltıldığının görülmesi üzerine, derkanar arama kararına istinaden, araçtaki üç adet fiber tank içerisindeki toplam 3.000 lt. motorin ve solvent karışımı kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir.

2.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; suça konu atık yağları sattığını, akaryakıt olarak satmadığını beyan etmiştir.

3.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; beyanında, nakliye işi yaptığını, atık yağların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.

4.Suça konu akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz, Teknik Düzenlemede yer alan özelliklere aykırı olduğu, solvent ve motorin içerdiğine dair Tübitak MAM. muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE

A. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ...

Hakkındaki Beraat Hükmü ile Nakil Aracına İlişkin Temyiz İstemine Yönelik

1.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın aşamalardaki savunmaları, bu savunmaları doğrulayan sanık ...'un beyanları, olay tutanağının içeriği ve dosya içeriğindeki belgeler ve bilirkişi raporu dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat hükmü verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamından, nakilde kullanılan vasıtasının kayıt malikinin üçüncü kişi durumunda bulunması ve kaçak eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında, müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında hakkaniyete de aykırı olacağı gözetilerek, nakil aracının hak sahinine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

B. Sanık ...'un Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık ...'un savunması, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'un eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak

1.Hüküm tarihinden sonra 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'un eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11.08.2014 iddianame düzenleme tarihinin ise 09.02.2015 olduğu,UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/453 Esas, 2017/787 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 30.10.2014, iddianame tarihinin 03.07.2015 olduğu,

Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.Birden fazla tekerrüre esas sabıkası bulunan sanığın, suç tarihinden önce en son kesinleşen Bakırköy

34.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/57 Esas, 2014/209 Karar sayılı ilâmına konu sabıkasının tekerrüre esas alınması gerekirken, suç tarihinden sonra kesinleşen ilâmın tekerrüre esas alınması,

4.Sanık ...'un tekerrüre esas Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/57 Esas, 2014/209 Karar sayılı ilâmına konu adlî sicil kaydının 5015 Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulaması olanaklı hale gelmekle birlikte, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında, tekerrüre esas adlî sicil kaydında 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/57 Esas, 2014/209 Karar sayılı mahkûmiyet hükmüne ilişkin ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınamayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

A. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ...

Hakkındaki Beraat Hükmü ile Nakil Aracına İlişkin Temyiz İstemine Yönelik

Gerekçe bölümünün (A bendinde) açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2016 tarihli ve 2015/115 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ...'un Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünün (B-1, 2, 3, 4 numaralı bentlerinde) açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2016 tarihli ve 2015/115 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'un temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog