Esas No
E. 2021/26200
Karar No
K. 2024/943
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/26200 E.  ,  2024/943 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1185 E. 2021/1328 K.
DAVACI-KARŞI DAVALI: ... vekili Avukat ...
DAVALI-KARŞI DAVACI: ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 04.06.2018

HÜKÜM/KARAR : Davalı-Karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine / asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/253 Esas, 2021/56 Karar

Taraflar arasındaki araç mülkiyetinin tespiti ve tescili ile maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davalı-karşı davada davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına kayıtlı aracın davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, 08.07.2003 tarihinde aracın çalındığını, davacının vergi dairesinden aracın ilişiğini kestiğini, 20.04.2004 tarihinde trafik kaydını sonlandırdığını, belgeleri sigorta şirketine sunduğunu, sigorta şirketinin araç bedelini ödediğini ve araçla ilgili tüm hak ve yetkileri devir aldığını, 18.10.2004 tarihinde ise aracın bulunduğunu, 04.01.2005 tarihinde davalı şirket yetkililerine teslim edildiğini, sonraki 4 yıl boyunca devir işlemleri için sigorta firması talebiyle davacı tarafından 3 ayrı vekaletname verildiğini, tüm haklarından feragat ettiğine dair taahhütname verdiğini, sonraki 13 yıl boyunca aracın sigorta şirketinin parkında ve zilyetliğinde kaldığını, 2017 yılında aracın davacıya geri verilmiş gibi bu tarihten itibaren vergi dairesince 9.860,00 TL borç tahakkuk ettirildiğini, dava konusu aracın 04.10.2005 tarihinde sigorta firması tarafından emniyetten teslim alındığını, davacıya teslim edilmediğini, aracın fiilen kullanıldığını, hatta yakın zamanda kazaya karıştığı ve araç hakkında haciz ve yakalama işlemlerinin gerçekleştiğini, davacının 08.07.2003 tarihinden günümüze kadar zilyet olmadığını belirterek aracın kime ait olduğunun tespitini, haksız yere yapılan vergi ödemelerinin yasal faiziyle iadesini, ilgili kurum nezdinde davalı adına cebri tescil yapılmasını, davacının kaydının silinmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın sigorta şirketi tarafından Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, sigortalı aracın 07.08.2003 tarihinde çalındığının ihbar edildiğini, müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, 24.10.2003 tarihinde davacı sigortalıya 55.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, çalınan aracın 18.10.2004 tarihinde bulunduğunu, aracın devrinin yapılmamasının nedeninin 2005-2008 ve 2009-2018 yılları arasında hacizli kalması, 2002-2008 yılları arasında rehinli olması olduğunu, sigortalı kaynaklı satışa engel hususlardan dolayı oluşan MTV borçlarının kapatılmaması olduğunu, bu hususların sigortalının kusurundan kaynaklandığını, bu kısıtlamalardan kurtarma yükümlülüğünün sigortalıda olduğunu, aracın sovtajının ekonomik bir değer ifade ettiğini, araç üzerindeki hak mahrumiyetleri kaldırılmadığından müvekkili şirketin araç sovtajını gerçekleştiremediğini, sigortalı aracın güncel sovtaj tutarının 20.700,00 TL olarak tespit edildiğini belirterek asıl davanın reddi ile birlikte karşı dava olarak 20.700,00 TL sovtaj değerinin 07.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıdan/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aracın 08.07.2003 tarihinde çalındığı, aracın bulunmasından sonra sigorta şirketine teslim edildiği, ancak aracın devrinin sigorta şirketi üzerine yapılmadığı, davacı tarafa vergi borçları tahakkuk ettirildiği ve vergi borçlarının davacı tarafından ödendiği, sorumluluğun sigorta şirketinde olduğu anlaşıldığından asıl davada davacının talep ettiği miktar yönünden ve mülkiyet tespitine yönelik talebi yönünden davanın kabulüne, ancak tescil işlemi idari işlem niteliğinde olduğundan bu hususa yönelik talebinin reddine, sigorta şirketinin karşı davası yönünden ise, aracın fiilen sigorta şirketinde olması nedeni ile sovtaj bedeline hükmedilemeyeceğinden karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı-karşı davada davacı vekili istinaf dilekçesinde;

aracın vergi borçları nedeniyle satışının yapılmadığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, karşı davanın reddinin hatalı olduğunu açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı sigortalı tarafından 13.11.2008 tarihinde haczin kaldırıldığı, 24.11.2008 tarihinde de satış için süresiz vekaletname verildiği gözönünde tutulduğunda sigortalı davacının bir kusurunun bulunmamasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davada davacı vekili;

istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl dava davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, çalınmasından sonra tekrar bulunması nedeni ile aracın mülkiyetinin tespiti ile tescil istemine; karşı dava davacı sigortacının araç sovtaj bedeli talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1401 vd. maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı-karşı davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog