1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında 15/072010 tarihli " ... Hafif Raylı Sistemin elektronik ücret toplama sisteminin yap işlet devret modeli ile yenilenmesi ve beş yıl süreli işletilmesi" amacıyla sözleşme yapıldığını, sözleşmenin 15/07/2015 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin 14. Maddesi gereğince ödemelerin haftalık olarak ödenmesi gerektiğini, davacının toplam biniş gelirlerinin KDV hariç %3,25 'ini işletme komisyon alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili için davalıya kesilen faturalara itiraz edilmediğini, davalıya ödenmeyen alacaklarımızın ödenmesi için 05/06/2015 tarihli ve 31/07/2015 tarihli ihtarnameler gönderildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığından davalı hakkında ...
3.İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın iptali ile %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.DAVALININ CEVABI: Davalı taraf süresinde davaya cevap vermemiştir. Ancak ön inceleme oturumuna katılan davalı vekili davacıya borçları bulunmadığını belirterek davayı inkar etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe dayanak yapılan alacağın sona ermiş bir sözleşmeden kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf sözleşmenin varlığından başlamak üzere bu sözleşme gereğince tahakkuk eden alacakların varlığını ve miktarını ispat etmek zorundadır. Davalı taraf davaya cevap vermemiş ve külliyen münkir durumuna düşmüşse de cevap süresi geçtikten sonra verdiği dilekçe ve ekleriyle taraflar arasında bir sözleşme bulunduğunu kabul etmiştir. Hatta sunulan belgeler arasında sözleşme sebebiyle bir kısım ödemeler yapıldığına dair kayıtlar da mevcuttur. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmaktan çıkan temel husus bir sözleşmenin varlığıdır. Sözleşme gereğince davacı şirket davalı ... A.Ş. ile elektronik bilet ücret toplama sistemi kurulması konusunda anlaşmaya varmıştır. ... A.Ş. ... Büyükşehir Belediyesine bağlı bir belediye iktisadi teşebbüsü olup şehir içi ulaşım, metro, belediye otobüsleri gibi toplu taşıma hizmetlerini yürütmektedir. Doğal olarak hem otobüs hem de tramvay ve metro gibi ulaşım araçlarını kullanan kişiler teknolojik ödeme araçlarını kullanmaktadır. Bunların başında ön ödemeli kartlar gelir. Toplu taşıma hizmetine alan kişilerin kartlara yükleme yapabilmesi, para ödeyebilmesi, toplu ulaşımı kullandıklarında kartlarını okutarak geçiş ücretlerini verebilmeleri açısından bir elektronik sistem kurulması gereklidir. İşte davacı taraf davalı için yap işlet devret modeliyle bu sistemi kurmuş ve sözleşmeye göre bir kısım tahsilatlar da yapmıştır. Tahsilatlar kullanıcıların ödediği biniş ücretler üzerinden belli bir orana göre yapılmaktadır. Somut uyuşmazlık davacı tarafın edimlerini sözleşmeye uygun biçimde yerine getirip getirmediği ve başkaca ücret alacağı bulunup bulunmadığına yöneliktir. Davacının edimlerini sözleşmeye uygun biçimde yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi bir uzmanlık konusudur. Zira kurulan sistemin ve sistemde kullanılan modüllerin sözleşmeye uygun sonuçları sağlamaya yeterli olup olmadığı ancak bilgisayar ve bilişim alanında uzman kişilerin çözebilecekleri bir husustur. Bu amaçla tarafların defter ve kayıtları esas alınarak ve sistemin işleyişine ilişkin bilgiler de nazara alınarak bilirkişi raporu alınmıştır. 06/01/2017 tarihli bilirkişi raporunun bir kısmını mali müşavir bilirkişi hazırlamıştır. Bu bilirkişi taraflar arasındaki ödemeleri ve faturaların kayıtlarda yer alıp almadığını denetlemiştir. Rapora göre davacı taraf davalıdan alacaklarını 120 kodlu hesapta izlemiş, borçlarını da 320 kodlu hesaba işlemiştir. Davacı defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri zamanında yapılmış olup delil olma vasfını taşımaktadır. Davacı defterlerindeki alacak borç hesapları denkleştirildiğinde davacının 31/12/2015 tarihi itibariyle 1.615.654,52-TL alacaklı olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Buna rağmen davacı taraf takibi 1.606.046 TL üzerinden başlatmıştır. Taraf kayıtları arasındaki temel fark 741.939,16 TL'lik faturadır. Davalı tarafın kestiği bu fatura davacı tarafça kabul edilmeyerek bir iade faturasıyla davalı ...'a gönderilmiştir. Farklardan biri de davalı ...'ın aylık bazda düzenlediği tablolarda yer alan 13.210.423,70TL'lik tutara karşılık bankaya 12.947.948,69 TL yatırılmasından kaynaklanmaktadır. Aradaki fark 262.475,01 TL'dir. Keza ilişkinin boyutuna göre çok düşük miktarlı ve toplamı 712,45 TL'ye ulaşan üç faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı ancak davacı kayıtlarında yer almadığı belirlenmiş, bunun elektronik fatura sistemine geçiş sırasındaki kayıt eksikliklerinden kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Davalı tarafın defterleri de usulüne uygun tutulmuş olup, delil niteliğini korumaktadır. Davalı taraf da borçlarını 320 kodlu hesapta, alacaklarını 120 kodlu hesapta izlemiştir. Davalı defterlerine göre 31/12/2015 tarihi itibariyle 320 kodlu hesabın bakiyesi 2.879.105,90TL'dir. 120 kodlu hesabın bakiyesi ise 2.263.242.79 TL'dir. Aradaki fark 615.863,11 TL'dir. Daha açık bir ifade ile davalı kendi defterlerine göre dahi asgari 615.863,11 TL borçlu görünmektedir. Davalı defterlerinde davacının kabul etmediği ... ... lisans fatura bedeli olarak düzenlenen 741.939,16 TL'lik fatura da bulunmaktadır. O halde temel uyuşmazlık davalı tarafın kestiği bu faturanın davacı alacağından indirilip indirilmeyeceği yönündedir. Öte yandan davalı tarafın 18/11/2015 tarihli yazıyla belirttiği epos dolum satış raporlarından kaynaklanan 256.970,01 TL'lik farkın davacı alacağından indirilmesi gerekir. Davacı taraf tablo halinde gösterilen satışlara rağmen havuz hesabına daha az bir miktar yatırmış ve ihtara rağmen durumu düzeltmemiş olduğundan daha sonra ortaya çıkan 5.505TL'lik fark da eklendiğinde 262.475,01TL 'lik miktarın davacı alacağından tenzili uygun olacaktır. Bilirkişi diğer küçük farklılıkları da açıkladıktan sonra defter kayıtlarına göre davacı alacağının 1.349.064,11 TL olduğunu, davalı tarafın takipten sonra 21/04/2016 tarihinde yaptığı 670.144,01 TL'lik ödeme sonucunda bakiye borcun 678.920,10 TL kaldığını açıklamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmeye ve çekilen ihtarlara göre işlemiş faiz alacağının 1.287.719,37 TL olacağı da hesaplanmıştır. Davalı tarafın fatura ettiği ... lisans bedelinin davacı alacağından indirilmesi gerekip gerekmediği temel uyuşmazlık konusudur. Bilirkişi heyeti 15/02/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda da detaylı biçimde açıkladığı üzere davacı tarafın temin ettiği 4 ... lisansın yeterli olduğunu, sözleşmede sistemin ...'luk lisanslanması zorunluluğu bulunmadığını belirtmiştir. Sözleşmede sanal sunucular için ayrılacak her ... ... sayısı kadar lisans ihtiyacı bulunduğu bunun da ... lisansa denk geldiği savunulmuştur. Ancak sözleşmede bunu gösteren açık bir hüküm yoktur. Sistemi yap işlet devret modeliyle yapan davacı firmanın şartnameleri uygun biçimde sorun çıkmadan ve bir performans sorunu yaşanmadan sistemi çalıştırdığı ortadadır. Bilirkişiler sistemin teknik şartnamelere uygun biçimde kurulduğunu, ek lisans bedellerinin davalı tarafından karşılanmasını gerektiğini belirtmişlerdir. Alınan bu rapor mahkememizce de yeterli görülmüş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki alacağın miktarın yargılamayı gerektirmemektedir. Davalı taraf kendi kayıtlarına göre dahi kısmen borçlu olmasına rağmen alacağın tamamına itiraz etmiştir. Bu itiraz alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik görülmüş ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kısmen kabulü ile ...
3.İcra Dairesi'nin 2016/... sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, Takibin 1.349.064,11 TL asıl alacak ve 1.287.719,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.636.783,48 TL üzerinden devamına,
670.144,01 TL 'lik kısım yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Takipten ve davadan sonra 21/04/2016 tarihinde yapılan 670.144,01 TL 'nin icra dairesince nazara alınmasına,Fazlaya ilişkin talebin reddine, İtirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu değerlendirilerek; davalı borçlunun asıl alacak miktarı olan 1.349.064,11 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Alınması gereken 180.118,68-TL harcının, peşin yatırılan 36.140,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 143.977,78-TL harcın davalıdan tahsiline,
Davacı tarafından yapılan 1.618-TL yargılama gideri üzerinden kabul ve red oranına göre hesaplanan %88 kabul oranına tekabül eden 1.423-TL yargılama gideri ile peşin olarak alınan 36.140,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı vekili lehine takdir edilen 89.752-TL ücreti-i vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım üzerinden davalılar vekili lehine takdir edilen 27.288-TL ücreti-i vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, anlatıldı. 18/04/2018 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)