Esas No
E. 2023/11337
Karar No
K. 2024/912
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/11337 E.  ,  2024/912 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/431 E., 2020/374 K.

Avukat ..., Avukat ...

DAVALILAR: 1. ...

2....

3.... vekilleri Avukat ...

DAVA TARİHİ: 14.06.2016
HÜKÜM/KARAR: Kabul / Red

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/405 E., 2018/677 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 16.04.2014 tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı eşi ...'e sattığını belirterek, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiş, taşınmazın 20.06.2016 tarihinde davalı ... tarafından ...'a satıldığı gerekçesi ile anılan şahıs davaya dahil edilerek, bu satışın da iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu mesken niteliğindeki taşınmazın, davalı ... adına kayıtlı iken Halk Bankasına olan borcundan dolayı satışa çıkarıldığını ve diğer davalının taşınmazın başka kişilere satılmasını önlemek amacı ile ziynet eşyalarını bozdurarak 70.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını ve davalı ...'in Halk Bankasına olan borcunu ödediğini, bu satışın gerçek bir satış olduğunu ve bedel karşılığında yapıldığını, ayrıca satışın 16.04.2014 tarihinde yapıldığını, icra takibinin ise 30.04.2014 tarihinde başladığını, satışın icra takibinden önce yapıldığını, davacı tarafından başlatılan icra takibinde borçlu olarak gösterilen kişiler adına alakası olmayan adreslere tebligatlar gönderilerek takibin kesinleştirilmeye çalışıldığını, müvekkili ...'nın eline tebligat ulaşmadığını ve kendisi hakkında başlatılan icra takibinden uzun süre haberi olmadığından itiraz süresini kaçırdığını, bu şekilde borçlu olarak gösterilen kişilerin itiraz etmesinin önüne geçilerek takibin kesinleştirildiğini, senedin 900.000,00 TL değerinde olduğunu, bu bedel kadar davalının mal almadığını, senet hamili ve cirantalara karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, senette borçlulardan biri olarak gösterilen Abdulvahap Ekelik'in imzaya itiraz davası açtığını, davaya konu taşınmazın icra takibinden önce satışının yapıldığı ve muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın satın alındığı tarihte taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh bulunmadığını, taşınmazı diğer davalı ...'den 51.000,00 TL karşılığında satın aldığını, bu hususta önce ...'e senet verdiğini daha sonra ise banka hesabından davalı ...'in banka hesabına havale yapmak suretiyle ödemede bulunduğunu, taşınmazın satın alındığı tarihte üzerinde herhangi bir şerh bulunmaması sebebiyle müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu ve satışın gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından eşi olan davalıya 16.04.2014 tarihinde satış sureti ile devredildiği, satış senedindeki bedelin 35.000,00 TL olup taşınmazın bu tarih itibari ile gerçek değerinin 90.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde satışın gerçek bir satış olduğunu davalı ...'nın Aydın İcra Dairesinin 2017/17996 esas sayılı takip dosyasında Halk Bankası'na olan borcu sebebi ile davalı ...'nın 70.000,00 TL'yi ziynet eşyalarını bozdurarak davalı ...'ya verdiğini, bu şekilde icra borcunun kapandığını iddia ettiğini, Aydın İcra Dairesinin 2017/17996 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde toplam borcun 194.610,80 TL olduğu, alacaklı bankanın 04.04.2014 tarihli beyanına göre borcun haricen tahsil edildiği ve dosyanın infazen işlemden kaldırılması talebi üzerine ipotekli taşınmazlar üzerine konan haciz ve ipotek şerhinin kaldırıldığı , bu halde erken ödeme yapılmış olsa bile borcun 70.000,00 TL ile kapatılamayacağı, kaldı ki satış senedinde, satış bedelinin 35.000,00 TL olarak gösterildiği davalı ...'nın bozdurularak paraya çevrildiğini beyan ettiği ziynet eşyaları ve 70.000,00 TL ödeme hususunda herhangi bir belge ibraz edememesi karşısında yapılan satışın gerçek bir satış olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davalı ... yönünden; dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra ...'a 20.06.2016 tarihinde satıldığı, satış senedinde satış bedeli olarak 51.000,00 TL gösterildiği davalı vekilince ...'e 51.000,00 TL ödendiğine dair banka dekontu ibraz edildiği ve bu meblağın diğer davalı ...'ya ödendiğinin anlaşıldığı, ancak dava konusu taşınmazın 20.06.2016 tarihindeki güncel değeri 100.000,00 TL olup satış bedeli olarak gösterilen değer ile güncel değeri arasında iki kat fark bulunduğu, yine satış tarihinde satışa konu taşınmaz üzerinde Denizli, İzmir ve Kuşadası İcra müdürlüklerinin yaklaşık 337.000,00 TL haczi görüldüğü, dinlenen tanık beyanlarında davalı ...'in emlak işi yaptığı diğer davalıları Davutlar'dan tanıdığı,...in ...'nın piyasaya yüklü miktarda borcu olduğunu bildiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; yapılan satışların gerçek olduğunu, ödemeye ilişkin dekontu sunduklarını, davacının alacağının gerçek olmadığını, ...'in davacıya borcunun bulunmadığını, yapılan icra takibinde borçlu ...'in eline tebligat ulaşmadığını, kendisi hakkında başlatılan icra takibinden uzun bir süre haberi olmadığından itiraz süresini kaçırdığını, davaya konu icra takibinde gösterilen kişilerle alakası olmayan adreslere tebligatlar gönderilerek takibin kesinleştirildiğini, davaya konu taşınmazın satış bedelinin düşük gösterilmesindeki amacın tapu harcının yüksek ödenmemesi olduğunu, muvazaalı bir işlem olmadığını, taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılacağının borçlu olan davalı tarafından taahhüt edilmesi üzerine dahili davalı ...'in ona güvenerek taşınmazı satın aldığını, davacı tarafından tanık listesinin zamanında verilmediğini, dolayısıyla tanıklarının dinlenmemesi gerektiğini beyan ederek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapudaki değer ile işlem tarihi için belirlenen gerçek değer arasında, mislini aşan fark bulunduğu ve ...'in borçlu ...'in eşi olduğu, dosyaya celp edilen ve eski adresleri de gösteren mernis kayıtlarına göre, karı koca olan davalı-borçlu ve davalı- 3. kişiler ile davalı- 4. kişi ...'ın 2007-2014 yılları arasında aynı sitede (Beyazkent sitesi Küme evleri) oturdukları, yani komşuluk yaptıkları, ayrıca, 17.04.2018 tarihli duruşmada dinlenen kendi tanıkları ... beyanına göre arkadaş oldukları, buna göre davalı ...'ın borçlunun mali durumunu bildiğinden, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiği, ancak İlk Derece Mahkemesince, sadece 3. kişi ... ile 4. kişi ... arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesi ve yargılama gideri ile vekalet ücretinden tüm davalıların müştereken ve müteselsilen olacak şekilde sorumlu tutulmamasının doğru olmadığı kararın bu yönde düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile HMK.nun 353/1.b.2 nci maddesi gereğince yeniden hüküm oluşturmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını yinelemiştir C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog