Esas No
E. 2022/4934
Karar No
K. 2024/6438
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Hukuk Dairesi

E. 2022/4934 K. 2024/6438 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4934, K. 2024/6438, T. 25.06.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4934
Karar No
2024/6438
Karar Tarihi
25.06.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Hukuk Dairesi         2022/4934 E.  ,  2024/6438 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1947 E., 2022/316 K.

HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Taraf vekillerinin İstinaf başvurularının Kısmenkısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ :Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/1697 E.-2020/610 K.

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.10.2016 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken oluşan tek taraflı trafik kazasında motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, sürücüsü kusurlu olan motosikletin ZMMS poliçesinin Anadolu Sigorta tarafından düzenlendiğini, başvuru yapılmasına rağmen talebin karşılanmadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL (50,00 TL geçici, 50,00 TL sürekli) iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve 11.02.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 55.236,25 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın kaza tarihindeki ZMMS poliçesinin müvekkili tarafından düzenlendiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik yönünden sorumlulukları bulunmadığını, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmış ise tazminattan indirilmesi gerektiğini belirterek sigortalı araç sürücüsünün atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebinin SGK tarafından ödendiği gerekçesiyle reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 55.236,25 TL'nin temerrüt tarihi olan 23.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılmasının kanuna aykırı olduğunu, PMF Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; maluliyet raporunun yürürlükteki yönetmeliğe göre hazırlanması gerektiğini, hatır taşımasına ilişkin itirazlarının reddedilmiş olmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, zararı belirleyemediklerinden ödeme yapmadıklarını bu nedenle de temerrüde düşmelerinin söz konusu olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının arkadaşının idaresindeki motosiklette yolcu olduğu, bu durumda tazminat miktarından %20 oranında indirim yapılmaması hatalı olup bu yöne ilişkin davalının istinaf itirazının yerinde olduğu, davacının ayak bileğinden %5 oranında malul kalacak biçimde yaralandığı, davalının müterafik kusura yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, davaya konu eylem haksız eylemden kaynaklı olup ıslah ile artırılan kısma da haksız eylem tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olduğu, hükme esas alınan Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca davacının %5 oranında sürekli iş göremezliğinin usulüne uygun şekilde tespit edildiği anlaşılmakla bu yöne ilişkin davacının istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, TRH Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması gerektiği gözetilerek hükme esas alınan hesap raporunun bu yönteme göre hazırlanmadığı ve davacı vekilinin süresi içinde itiraz ettiği dikkate alındığında alınan 19.01.2022 tarihli hesap raporunun alındığı ve taraflara tebliğ edilerek itirazların değerlendirildiği, bu rapora göre davacının kaza neticesi 58.333,00 TL sürekli iş göremezlik zararının oluştuğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun haklı bulunduğu, davacı vekilinin reddedilen geçici iş göremezlik talebine yönelik itirazının incelenmesinde, SGK tarafından davacıya 5.789,89 TL ödeme yapıldığı gözetilerek davacının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 46.666,40 TL'nin 23.03.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının maluliyet raporuna süresi içerisinde itiraz etmediğini bu nedenle de müvekkilinin usuli kazanılmış hakkının bulunduğunu dolayısıyla %5 maluliyet oranı üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 19.01.2022 tarihli hesap raporuna ilişkin beyan dilekçesinde ıslah hakkını saklı tuttuklarını, tahkikatın bittiğinin kendilerine bildirilmediğini ve ıslah için süre verilmediğini, tazminattan hatır indirimi yapılmasının yersiz olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu konumunda bulunan davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 90 ve 91 inci maddeleri.

3.Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile dosyada mevcut aktüer raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog